Rustle türkçesi Rustle nedir
- Gıcırdamak.
- Var gücüyle çalışmak.
- Fışırdamak.
- Çalmak (hayvan).
- Hışırdamak.
- Çaba harcamak.
- Çalmak (davar veya at).
- Gayret etmek.
- Hışırdatmak.
- Haşırdamak.
- Hışırtı.
Rustle ile ilgili cümleler
English: I love the feeling I get when the wind rustles between the trees and tenderly stirs all around me.
Turkish: Rüzgar ağaçları hışırdatıp usulca etrafımı sararken duyduğum hissi seviyorum.
Rustle ingilizcede ne demek, Rustle nerede nasıl kullanılır?
Rustle up : Uyduruvermek. Organize etmek. Bulmak. Çabucak hazırlayıvermek. Bir çırpıda yapmak. Çabucak hazırlamak.
Rustled : Çalmak (hayvan). Gıcırdamak. Hışırdamak. Hışırdatmak. Çaba harcamak. Gayret etmek. Çalmak (davar veya at). Fışırdamak. Haşırdamak. Hışırtı.
Rustler : Sığır hırsızı. Avcı. At hırsızı.
Rustlers : Avcı. At hırsızı. Sığır hırsızı.
Rustles : Haşırdamak. Çalmak (hayvan). Hışırdamak. Çalmak (davar veya at). Çaba harcamak. Gayret etmek. Var gücüyle çalışmak. Hışırdatmak. Hışırtı. Fışırdamak.
Rustling : Enerjik. Fısıltı. Hışırtılı. Hışırtı. Hışırdama. Mırıldanma ile ilgili. Fısıltı ile ilgili.
Onion crustless pie : Soğandan yapılan hamur kabuğu olmayan güveç.
Trustless : Güvenilmez. Güvensiz.
Rust inhibitor : Pas önleyici. Pas önleyici madde. Pas inhibitörü.
Rustlingly : Hışırtılı bir sesle. Yapraklar arasında esen rüzgarınkine benzer yumuşak bir sesle.
İngilizce Rustle Türkçe anlamı, Rustle eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rustle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Crunches : Çıtırdamak. Çiğnemek. Ezmek. Kıtır kıtır yemek.
Fizzed : Fışıldamak. Şampanya. Köpürmek. Köpürme. Ateş püskürmek. Fışır fışır köpürdemek (gazoz veya soda veya şampanya vb). Vızlamak. Fışırdatmak. Fışıltı.
Bear down : Ezmek. Yenmek. Bastırmak. Kırmak (direnç). Güç kullanmak.
Fizzing : Fışırdatmak. Vızlamak. Fışıltı. Şampanya. Köpürme. Fışır fışır köpürdemek (gazoz veya soda veya şampanya vb). Köpürmek. Ateş püskürmek. Fışıldamak.
Jockey for : Her yolu denemek. Elde etmeye çalışmak.
Soughed : Uğultu (rüzgarın yaptığı). Uğultu. İnlemek. Uğuldamak. Uğuldama. Uğuldamak (rüzgar).
Gnashed : Gıcırdatmak. Diş gıcırdatmak. Gıcırdatmak (diş). (diş) gıcırdatmak.
Chatters : Laklak etmek (argo terim). Dişleri birbirine vurmak. Gıcırdatmak. Konuşup durmak. Çenesi düşmek. Çatırdamak (dişler). Aptalca ve çok konuşmak. Gevezelik etmek. Cır cır ötmek. Çene çalmak.
Creaks : Gacırdamak. Çatırdamak. Gıcırtı. Cayırtı. Gacırtı.
Froufrou : Aşırı süs (fırfır veya tül veya aksesuarlarla). Fırfırlar. Hışırtı sesi (ipekli kumaş gibi). Hışırdama. Kurdeleler. Ufak süslerin oluşturduğu aşırılık (evin iç dekorasyonunda). Hışırtılı ses (eteklerin çıkardığı). Gösterişli süslemeler (elbise üzerinde).
Rustle synonyms : crackle, sizzle, rustling, whishes, sizzled, fizzled, soughing, crinkles, cultivates, fizzle, endeavoured, pull out all the stops, endeavours, endeavors, rustles, fizz, steal, clack, crinkling, rustled, susurrations, chatter, make an effort, go for, frou frou, gnashes, sizzles, fizzling, go, clacked, endeavor, whished, fizzles.
Rustle ingilizce tanımı, definition of Rustle
Rustle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cause to rustle. As, the wind rustles the leaves. A quick succession or confusion of small sounds, like those made by shaking leaves or straw, by rubbing silk, or the like. A rustling. To make a quick succession of small sounds, like the rubbing or moving of silk cloth or dry leaves.

Bu kısımda Rustle kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rustle ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rustle anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rustle ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.