Sünge nedir, Sünge ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Ucunda ıslak bez bulunan, fırındaki kızgın külleri süpürmeye yarayan sırık.
Teknik terim anlamı:
[Bakınız: sürgü].
Sünge ile ilgili Cümleler
- Maziye sünger çekip yeniden başlamak için işimi bıraktım ve taşındım.
- Ali Mary'yi sünger gibi içmekle suçladı.
- Bir sünger suyu emer.
- Bir türlü doyamadığım hürriyetimin üstüne sünger çekmek lazım geliyordu.
- Banyo olurken sünger kullanıyor musun?
- Sünger sıvıları emer.
- Süngerbob ve Patrick arkadaştır.
- Ali süngeri sıktı.
- Ali sünger gibi içer.
- Geçmişe sünger çek.
- Baca gibi sigara, sünger gibi de içki içer.
- Lavaboda sünger gördüm.
Sünge ile ilgili Atasözü veya Deyim
(bir şeyden) sünger geçirmek : silip atmak, unutmak.
(bir şeye) sünger çekmek : bir şeyi hiç olmamış saymak, silmek, silip atmak, unutmak.
suratı kasap süngeriyle silinmiş : utanması, sıkılması kalmamış anlamında kullanılan bir söz.
sünger gibi : çok yumuşak.
yüzü kasap süngeriyle silinmiş : utanmayan, utanması sıkılması olmayan anlamında kullanılan bir söz.
Sünge anlamı, kısaca tanımı
Bulaşıcı süngerimsi beyin hastalıkları : Beyinde astositozis, nöronlarda amiloit birikimi ve vakuoler dejenerasyon sonucu beynin mikroskobik olarak sünger benzeri bir görünüm kazanmasıyla belirgin insan ve hayvanlarda özel adlar verilen bir grup nörodejeneratif hastalık, prion hastalıkları. 
Camlı süngerler : Çok hücreli hayvanlardan, Parazoa bölümünün, süngerler (Porifera) filumundan, iskeletleri üç eksenli silis iğnelerinden yapılmış olan türleri içine alan bir takım. Çok hücreli hayvanlardan, süngerler (Porifera)den iskeletleri üç eksenli silis iğnelerinden yapılmış olan türleri içine alan bir takım. (Triaxonida), iyi bilinen türüdür.
Çürük sünger : Sapya süngeri denilen ve işe yaramayan bir sünger çeşidi.
Jelatin süngeri : Jelatinden yapılan, sünger görünümünde, steril olarak hazırlanmış, 3, 7 ve 10 mm kalınlığında düz veya pileli yaprak veya toz biçiminde bulunan emilebilir bir yerel hemostatik ilaç.
Kalkerli süngerler : Çok hücrelilerden (Metazoa), Parazoa bölümünün, süngerler (Porifera) filumunun, iskeletleri CaCO3'dan yapılmış olan türleri içine alan, sikon (Sycon) cinsi iyi bilinen bir takımı. Süngerlerden, iskeletleri kalsiyum karbonattan yapılmış olan türleri içine alan bir sınıf.
Kedilerin süngerimsi ensefalopatisi : İlk kez 1990 yılında İngiltere'de bir siyam kedisinde saptanan, scrapie'li koyun ve BSE'li sığırların beyinlarinden hazırlanan mamaların verilmesiyle oluşan bulaşıcı süngerimsi bir beyin hastalığı, felin spongioform ensefalopati.
Keratinli süngerler : Çok hücrelilerden (Metazoa), Parazoa bölümünün, süngerler (Porifera) filumundan, iskeletleri ya silis iğneleri ve spongin tellerinden ya da sadece spongin tellerinden yapılmış olan türleri içine alan bir takım. Banyo süngeri (Euspongia officinalis) en iyi bilinen türüdür. Süngerler (Porifera) şubesinden, iskeletleri ya silis iğneleri ve spongin tellerinden veya sadece spongin tellerinden yapılmış olan türleri içine alan bir takım.
Kogoj süngerimsi püstülü : Deride keratinositlerin arasında demetler hâlinde birikmiş nötrofil lökosit kümeleri.
Koyunların süngerimsi beyin hastalığı : Skrapi.
Köpeklerde fokal süngerimsi ensefalopati : İri çoban köpeklerinde hidrosefalus ve derin serebellar nükleuslar, posteriyör kollikulus ve lateral vestibular nükleuslarda çift taraflı bakışımlı süngerimsi vakuolleşme ve gliozisle belirgin, otozomal çekinik bir genle aktarılan kalıtsal bir hastalık.
Sığırların süngerimsi beyin hastalığı : Özellikle erişkin süt sığırlarında zayıflık, süt veriminin düşmesi ve davranış bozukluklarıyla başlayan 2 hafta-6 ay sonra ölümle sonlanan, beynin gri maddesinde çift taraflı, bakışımlı vakuolleşme ve nöropilde mikrokavitelerle belirgin prion hastalığı, BSE, deli dana hastalığı, deli inek hastalığı, bovin spongiform ensefalopati.
Süngel : Saçak.
Sünger kağıdı : Kurutma kağıdı.
Sünger proje : Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından, gelişmekte olan ülkelerdeki işlendirme sorununun çözümü için ortaya atılan ve sermaye yoğun yatırımlar yerine döviz harcaması gerektirmeyen emek-yoğun üretim alanlarına yatırım yapılması esasına dayanan proje.
Sünger teli : Süngerlerin iskeletini meydana getiren telsi bir madde. Spongin. Süngerlerin iskeletini meydana getiren tel benzeri bir madde, spongin, sponjin. (karşılık: spongin),Süngerlerin iskeletini meydana getiren telsi bir madde.
Süngerimsi : Sünger gibi sık delikli olan, bu nedenle bol sıvı ya da gaz emebilen özdek.
Süngerimsi beyin hastalığı : Mikroskobik olarak beyin dokusunun sünger görünümünü veya diğer bir ifadeyle, nöropilde ve nöronlarda çok sayıda hücre içi boşlukların oluşumuyla belirgin ve genellikle prion proteinlerinin metabolizma bozuklukları sonuıcu ortaya çıkan hastalıkların genel adı, spongiform ensefalopatiler.
Süngerimsi dejenerasyon : Mikroskobik olarak herhangi bir dokunun sünger benzeri bir görünümün kazanması, spongiyoz dejenerasyon. Genellikle merkezi sinir sisteminde, miyelin kaybıyla seyreden hastalıkların seyri sırasında biçimlenir.
Süngerimsi kemik : Kısa kemiklerin merkezi kısımlarını oluşturan, pek çok küçük boşlukları bulunan, bölmecikli, süngerimsi görünüşte, içinde sarı kemik iliğinin yer aldığı kemik kısmı.
Süngerimsi kemik grefti : Kemiklerin süngerimsi kısımlarından küretle kazınarak alınan ince kemik yongalarının kırık çizgisi arası ve etrafına yerleştirilmesiyle uygulanan greft, spongiyöz greft, kansellöz greft.
Süngerimsi miyelin hastalıkları : Miyelinin dejenere olmaksızın, vakuolleşmesi sonucu mikroskobik olarak süngerimsi bir görünümle belirgin özel hastalık grubu. Kalıtsal, toksik ve metabolik bozukluklar sonucu görülür.
Süngerlenmek : Birinin peşini bırakmamak, rahatsız etmek (genellikle dilenciler için).
Süngersiz : Süngeri olmayan.
Vajina içi sünger : Senkronizasyonu sağlamak amacıyla vajina içerisine yerleştirilen progesteron emdirilmiş sünger.
Vajinal sünger : Vajinaya hormon emdirilerek konan sünger.
Meme süngeri : Meme başının çevresindeki koyu renkli yuvarlak bölüm.
Sünger : Genellikle denizlerde bir yere tutunarak koloni durumunda yaşayan, çok hücreli ilkel hayvan. Yapay olarak elde edilen temizlik veya dolgu gereci. Bu hayvanın temizlik işlerinde kullanılan, suyu fazlaca çeken esnek iskeleti.
Sünger avcılığı : Sünger avcısının yaptığı iş.
Sünger avcısı : Denizden sünger çıkaran veya alıp satan kimse, süngerci.
Sünger doku : Yaprağın alt yüzünde bulunan seyrek hücreli, gözenekli ve az klorofilli özek doku.
Sünger taşı : Metal ve fil dişi parlatmakta kullanılan, çok gözenekli ve pürüzlü, ağırlığı az, sert bir yanardağ feldspatı.
Süngerci : Sünger avcısı.
Süngercilik : Sünger avcılığı. Sünger alıp satma işi.
Süngerler : Vücutları içten dar ve uzun kanalcıklardan oluşan, dıştan bu kanalcıklara açılan deliklerle kaplı, çoğu kayalara tutunmuş olarak koloniler durumunda yaşayan hayvanlar takımı.
Süngerleşme : Süngerleşmek işi.
Süngerleşmek : Sünger durumuna gelmek.
Süngerli : Süngerle döşenmiş veya süngerden yapılmış olan.
Süngersi : Sünger gibi gözenekleri olan, süngere benzeyen, süngerimsi.
Diğer dillerde Süneklik anlamı nedir?
İngilizce'de Süneklik ne demek ? : ductility

Bu kısımda Sünge nedir? Sünge ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sünge tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sünge hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.