Saça nedir, Saça ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Kefalın küçük yavrusu.
Saça ile ilgili Cümleler
- Eğer bu patırtıdan, ikindi uykusu başına sıçrayan imam aşağı koşmasa iki kadın, avluda saç saça baş başa dövüşeceklerdi.
- Önce ben mutlu olmalıyım ki çevreme mutluluk saçayım.
- Ali çok yemek saçan biri.
- Ali ve Mary her ikisi de siyah saça sahip.
- Asyalılar genellikle siyah saça sahiptir.
- Hem Mustafa hem de Mary siyah saça sahip.
- Ejderhalar ateş saçar.
- Neşe saçan görünüyorsun.
- Hem Mustafa hem de Mary uzun saça sahip.
- Bu evin üstünde saçak buzu var.
- Ormanda maymunlar saçaklardan aşağıya iniyorlardı.
Saça ile ilgili Atasözü veya Deyim
alev bacayı (veya saçağı) sarmak : ateş bacayı sarmak.
ateş bacayı (veya saçağı) sarmak : bir olay, önüne geçilemez, tehlikeli bir durum almak.
saç saça baş başa : kadınlar, birbirlerini kıyasıya hırpalayacak biçimde.
saç saça baş başa gelmek (veya dövüşmek) : kadınlar, birbirlerini kıyasıya hırpalayacak biçimde kapışmak.
Saça anlamı, kısaca tanımı
Çok saçaklıgiller : Balıklar (Pisces) sınıfının, tükel ağızlılar (Teleostomi) alt sınıfının, saçak yüzgeçliler (Crossopterygii) takımından, üstü yuvarlak ve mineli pullarla örtülü, sırt yüzgeci boydan boya uzanan türlere sahip bir familya. Saçak yüzgeçlilerden üstü yuvarlak ve mineli pullarla örtülü, sırt yüzgeci boydan boya uzanan türlere sahip bir familya
Girişim saçakları : Işığın ya da başka bir dalganın girişimi sonucu ortaya çıkan karanlık ve aydınlık çizgiler.
Kirpi saçağı : Hamam kubbelerinin üzerindeki yollar.
Saça seğirdim salmak : Yayılarak hücum etmek.
Saçabilme : Saçabilmek işi.
Saçabilmek : Saçma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Saçağı : Sacayak.
Saçak düzeyi : Yapıların son kat tavan döşemesinin yüksekliği.
Saçak öpme : Sarayda bayramlaşma törenine katılan büyüklerin, padişahın tahtından sarkıtılmış saçakları öpmesi.
Saçak öpmek : Sarayda bayramlaşma törenine katılan büyükler, padişahın tahtından sarkıtılmış halı saçaklarını öpmek.
Saçak silmesi : (Mimarlık) Bir duvarın ya da yapının saçak altı bölümlerini akan sulardan korumak amacı ile duvarın ya da yapı anaduvarlarının en üst kenarına yatay olarak gelen, kimi vakit süslü, kabartma çıkıntı.
Saçak yüzgeçliler : Balıklar (Pisces) sınıfının, tükel ağızlılar (Teleostomi) alt sınıfından, kıkırdakları iskeletli olan ve sırt ipliği bulunan, kuyruk yüzgeçleri heteroserk yapıda olan, dişli ya da dişsiz, türlerinin büyük bir kısmı yok olmuş, Afrika tatlı sularında birkaç türüne rastlanan bir takım. Kemikli balıklardan, kıkırdak iskeletli olan ve sırt ipliği bulunan, kuyruk yüzgeçleri heteroserk yapıda, dişli veya dişsiz, türlerinin büyük bir kısmı yok olmuş, Afrika tatlı sularında birkaç türüne rastlanan bir alt sınıf.
Saçak yüzgeçllier : (Crossopterygii), familyasını içine alır.
Saçakhamuru : Bir çeşit makarna.
Saçaklı ağaç : Dallı budaklı ağaç.
Saçaklı boşalım : Bir iletken ile çevresi arasında yay boşalmasından daha düşük gerilimde oluşan boşalma durumu. Bir uçun içinde ışıklı boşalma ile kıvılcımlı boşalma arasında oluşan durum.
Saçaklı sümüklüböcek : Karından ayaklılar (Gastropoda) sınıfının, arttan solungaçlılar (Opisthobranchia) takımından, kabukları olmayan, sırt bölgesinde saçak biçiminde birçok ikincil solungaç sıraları bulunan, denizlerde yaşayan bir tür. (Aeolis papillosa), Karından-ayaklılar (Gastropoda) sınıfının arttan-solungaçlılar (Opisthobranchia) takımınına giren bir yumuşakça türü. Kabuksuzdur. Sırt bölgesinde saçak biçiminde birçok ikincil solungaç sıraları bulunur. Denizlerde yaşar.
Saçaklı şerit : 30-38 cm. boyunda olup, koyun, keçi ve sığırların ince bağırsağında yaşayan ve halkalarında bir sıra saçak bulunan yassı solucan. Koyun, sığır, geyik ve antilopların safra kanallarında bulunan sestod türü, Thysanosoma actinioides.
Saçaklı yarasa : Memeliler (Mammalia) sınıfının, yarasalar (Chiroptera) takımının, fare kulaklı yarasagiller (Vespertilionidae) familyasından, böceklerle beslenen, küçük vücutlu, mağaraların tavanlarında 20-30 fertlik koloniler hâlinde yaşayan, açık kahverengimsi, gri renge sahip, kuyruk zarının serbest kenarlarında sıralı kıllar bulunan bir tür.
Saçaklık : Tavan arası. Çatının yapıdan dışa uzanan bölümü, saçak.
Saçaklıkuşak : Kadınların üçetek giydikleri zaman bellerine doladıkları kalın kuşak. (Celiptaş Yalvaç Isparta).
Saçaltını : Gelinlerin saçlarına taktıkları küçük altınlar.
Saçan : Ne çabuk. Van şehrinde, Albayrak bucağına bağlı bir bölge.
Saçanak : Kas.
Saçarası : Bakır tava içine konulan yağlı hamur parçalarının üstüne saç kapanıp altında ve üstünde ateş yakılarak pişirilen ekmek.
Saçatura : Yaka gizli dikişi. (Aksaray Niğde).
Saçayağı : Kayseri şehri, Örenşehir bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Sivas ilinde, Çetinkaya bucağına bağlı bir yer.
Saçayak : Balıkesir ili, Dursunbey ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Senegal çok saçaklı balığı : Saçak yüzgeçliler (Crossopterygii) takımının, çok saçaklıgiller (Polypteridae) familyasından, 90 cm kadar uzunlukta, sırtı sarı ve üzerinde kara şeritler bulunan, Nil ve Senegal'de yaşayan bir tür. Saçak yüzgeçliler (Crossopterygii) alt sınıfından, çok saçaklıgiller (Polypteridae) familyasından, 90 cm kadar uzunlukta olabilen, sırtı sarı ve üzerinde siyah şeritler bulunan Nil ve Senegalde yaşayan bir tür. (Polypterus senegalus), Saçak-yüzgeçliler (Crossopterygii) takımının çoksaçaklıgiller (Polypteridae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 90 cm. Sarı olan sırtı kara şeritlerle süslüdür. Nil ve Senegelde yaşar.
Döke saça : Bir şeyi yararsız biçimde harcayarak.
Saçak : Bazı giyim eşyalarında veya döşemeliklerde kumaş kenarlarına dikilen süslü iplikten püskül. Görünüşü bu püskülü andıran. Bir gaz ortama yerleştirilen ve yüksek bir potansiyel verilen ve nesnenin yüzeyinde oluşan ışık olayı. Havlu, halı vb.nin kenarı boyunca sarkan püskül. Bir yapının herhangi bir bölümünü güneş ve yağmurdan korumak için, o bölümden dışarı taşan ve altı boşta olarak yapılmış olan bölüm.
Saçak bulut : İnce, tüy gibi saçaklı görünüşü olan buz parçalarından oluşmuş beyaz bulut, sirrus.
Saçak kök : Buğdayda olduğu gibi asıl kökün çevresindeki ek köklerin gelişmesiyle oluşan kök topluluğu. Kök boğazının hemen alt kısmından başlayıp çok dallanmış olarak toprakta yüzeysel biçimde gelişen kök.
Saçaklanma : Saçaklanmak işi.
Saçaklanmak : Kenarları saçak gibi olmak.
Saçaklı : Saçağı olan.
Saçalama : Saçalamak işi.
Saçalamak : Saçmak, serpmek.
Saçalanma : Saçalanmak işi.
Saçalanmak : Saçılmak, dökülmek.
Salkım saçak : Kalabalık bir biçimde. Parçalara ayrılmış biçimde.
Diğer dillerde Saç solucanı anlamı nedir?
İngilizce'de Saç solucanı ne demek ? : threadworm

Bu kısımda Saça nedir? Saça ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Saça tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Saça hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.