Saar türkçesi Saar nedir

  • Sarre.
  • Saarland.
  • Batı avrupa'da bir nehir.
  • Bir soyadı.
  • Güneybatı almanya'da almanya'nın 16 federal eyaletinden biri olan devlet.

Saar ile ilgili cümleler

English: Good morning, Mr. Saari.
Turkish: Günaydın Bay Saari.

Saar ingilizcede ne demek, Saar nerede nasıl kullanılır?

Saarbrucken : Güneybatı almanya'da bir şehir.

Saarbruekcer zeitung : Almanya2da yayınlanan büyük günlük gazete.

Saarc : Üye devletler'de ekonomik ve sosyal gelişim sürecini hızlandırmayı amaçlayan organizasyon.

Saarland : Güneybatı almanya'da almanya'nın 16 federal eyaletinden biri olan devlet.

Ahtisaari plan : Ahtisaari planı.

Saa architecture : Saa mimarisi.

Saa enabler : Saa uyarlayıcı.

Saanen goat : Sanen keçisi. İsviçre’den köken alan, rengi beyazdan kreme kadar değişen, genellikle boynuzsuz, erkeklerinde sakal dişilerde çoğunlukla bir veya iki küpe bulunan, vücut yapısı süt verimine uygun harmonik, erken gelişmeleri ve uygun beslenmeyle çevre koşullarına uyum yeteneklerinin yüksekliğiyle tanınan, döl verimleri yüksek, sütçü bir keçi ırkı.

Saa application : Saa uygulaması.

Saag : Saçmalık (güney asya ıspanağı). Ispanak. Saçma.

İngilizce Saar Türkçe anlamı, Saar eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Saar ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Celestial body : Gök cismi. Gökcismi.

Ade : Amerikan mizahçı ve oyun yazarı. George ade (1866-1944).

Abegg : Richard abegg (1869-1910). Prusyalı kimyager.

Cicatrice : Ağaç kabuğu zarı. Yara üzerinde oluşan zar. Düşen yaprağın bıraktığı iz. Yara izi. Sikatris.

Pockmark : Çiçek hastalığının kabarcığı. İz. Çiçek bozuğu. Çopur.

Vaccination : Aşı izi. Aşılama. Bir materyale veya deney hayvanına hastalık etkeninin ekleme işlemi mikrobiyal üremenin başlaması. bir doku içerisine yerleştirme. aşılama. Enfekte materyalin hastalık etkenini teşhis amacıyla kültür ortamına ekilmesi veya deney hayvanına enjekte edilmesi. hastalığa karşı antikor oluşturmak amacıyla sağlam organizma vücuduna ilgili hastalık etkenini aşı biçiminde verme, inokulasyon, vaksinasyon. İnokülasyon. Peyvent. Bağışıklık sistemini uyarmak için vücuda bir patojenin tamamı veya bir kısmının verilmesi, bağışıklama, immünize. mikroorganizmaların uygun bir ortama çoğalmaları amacıyla aktarılması işlemi, inokülasyon. Aşı yapma. Vaksinasyon.

Heavenly body : Gökcismi. Uzaydaki cisimlerden her biri; güneş, ay, gezegenler, yıldızlar vb. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Gök cismi. Gök boşluğunda yer alan yıldız, gezegen, güneş, bulutsu vb. adlarla tanınan varlıkların tümüne verilen ad.

Keloid : Keloit. Keloid. Keloyid. Skar dokusunun aşırı derece büyümesi (patoloji). Özellikle ikincil yara iyileşmesinde fibröz dokunun aşırı üremesi ve kollajen üretimi sonucu oluşan sert, düzensiz ve beyaz hiperplastik kabartılarla belirgin sert doku kitlesi.

 

Abaya : 1986'da etiyopya'da keşfedilen bir göl. Çarşaf. Müslüman ülkelerde kadınlar tarafından giyilen uzun siyah elbise. Müslüman kadınların giydiği tepeden tırnağa kadın bedenini örten genellikle siyah renkli olan tesettür için kullanılan çarşaf.

Abravanel : Bir erkek adı (ibranice). İber yarımadası'nda yaşayan en eski ve en köklü musevi ailelerden biri. Abarbanel.

Saar synonyms : sword cut, addison, adalbert, abderhalden, abernathy, sarre, adamson, abargil, symptom, abramovitch, starlet, abdel, abou hatzira, abu, cheloid, cicatrix, abidal, callus, abbott.

Saar zıt anlamlı kelimeler, Saar kelime anlamı

Fall : Asılmak. Düşme. Aşağı sallanmak. Düşmek. Oturmak (laf). Rastlamak. Tam yerine denk gelmek. Hastalanmak. Dökülmek. Gece çökmek.

Lack : Yokluk. Olmamak. -sizlik çekmek. Yoksun kalmak. Eksik olmak. Eksiklik. -e sahip olmamak. -sizlik. Olmayış. -den yoksun olmak.