Saddlers türkçesi Saddlers nedir

Saddlers ingilizcede ne demek, Saddlers nerede nasıl kullanılır?

Saddler : Saraç. Eyerci.

Saddleries : Saraçlık. Saraç işleri (eyerler ve deri eşyalar). Saraçhane. Koşum takımı. Saraciye (eyer, deri eşyalar). Eyer takımı. Saraç dükkanı.

Saddlery : Saraç işleri (eyerler ve deri eşyalar). Eyer takımı. Saraçhane. Koşum takımı. Saraciye (eyer, deri eşyalar). Saraçlık. Saraç dükkanı.

Saddle a person with a task : Bir görevi bir kimseye devretmek. Bir kimsenin sırtına bir görev yüklemek. Herkese bir görev vermek. Bir kimseye bir görev vermek.

Saddle backed : Beli çökük. Eşeksırtı.

Saddle girth : Kolan. Eyer kolanı.

Saddle horse : Binek atı.

Saddle embolus : Binici embolus. Ataraamarların dallanma yerlerinde takılı kalan, eyer görünümündeki embolus.

Saddle joint : Sırtlı kenet. Yüzeylerinden biri konkav diğeri konveks olan eklem.

Saddle key : Bindirme kama.

İngilizce Saddlers Türkçe anlamı, Saddlers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Saddlers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sidesaddle : Kadın eyeri. Atayan binmeye yarayan eyer.

Cantle : Kısım. Eyerin arka kaşı. Köşe. Bölüm. Parça.

Packsaddle : Semer.

Saddlebow : Eyerin kemerli veya kavisli uç kısmı. Eyer topuzu. Eyerkaşı. Eyerin önünden yukarı doğru uzanan tutamak.

 

Weight down : Yüklemek.

Weight : Çatıyı gergin tutmada kullanılan ağırlık. sahnede bir şeyi gergin tutmak için kullanılan ağırlık gereci. tiyatro konuşmasında ünsüz harflerin ortaya çıkmasıyla organların tembelliğinden doğan durum. Bilişim, uzay, tiyatro alanlarında kullanılır. Yük. Ağırlaştırmak. Önem. Ağırlıklandırmak. Tartmak. Bir cisme yer'in ya da başka bir gökcisminin uyguladığı çekim kuvveti. Halter. Tartma.

Harness maker : Atı arabaya bağlamak için kullanılan deri kayış takımını yapan kimse. Koşum takımları yapan kimse.

Stirrup : Etriye. Orta kulağın üzengi biçiminde olan en iç kemiği. Sargı. Etriye donatısı. Marsipet ayağı. Sargı demiri. Üzengi. U şeklinde mengene. Üzengi kemiği.

Burthen : Ana fikir. Yük. Yüklenmek. Yüklemek. Sıkmak. Mesuliyet. Bir yük koyarak ağırlaştırmak. Ağırlaştırmak. Külfet. Nakarat.

Pommel : Eyer kaşı. Top. Yumruklamak. Dövmek. Kılıç sapının topuzu. Topuz. Kılıç kabzasındaki top. Kılıç başı.

Saddlers synonyms : english cavalry saddle, western saddle, english saddle, stock saddle, lorimer, seat, stirrup iron, burden, saddler.

Saddlers zıt anlamlı kelimeler, Saddlers kelime anlamı

Unburden : İtiraf etmek. (vicdan vb) rahatlatmak. Yükten kurtarmak. Ferahlamak. Rahatlatmak (vicdan). Derdini dökmek. Derdini açmak. İçini boşaltmak. Açmak.

Unsaddle : Attan düşürmek. Eyerini çıkarmak.

Detach : Kaldırmak. Özel görevlendirmek. Çıkarmak. Ayırmak. Çözmek. Kesip ayırmak. Kopmak. Sökmek. Koparmak.