Weight down türkçesi Weight down nedir

Weight down ile ilgili cümleler

English: Ali is trying to keep his weight down.
Turkish: Ali kilosunu düşük tutmaya çalışıyor.

English: I've kept my weight down even though many of my friends have gained weight as they've grown older.
Turkish: Arkadaşlarımdan çoğu yaşlanırken kilo almalarına rağmen ben ağırlığımı düşük tuttum.

English: Ali is trying to get his weight down.
Turkish: Ali zayıflamaya çalışıyor.

Weight down ingilizcede ne demek, Weight down nerede nasıl kullanılır?

Weight : Bir cisme yer'in ya da başka bir gökcisminin uyguladığı çekim kuvveti. İtibar. Sıklet. Dolgunluk vermek. Bilişim, uzay, tiyatro alanlarında kullanılır. Ölçmek. Yükletmek. Ağırlık yapmak. Ağırlık. Tartmak.

Down : Çabucak içmek. İndirmek. Düşürmek. Aşağı. Yere yıkmak. Bozuk. Yıkmak. Boyunca. Aşağısına doğru. Aşağısında.

Weight a ton : Bir ton çekmek. Çok ağır olmak.

Weight bearing : Ağırlık veya ağırlığını taşıma.

Weight cargo : Ağır yük.

Weight category : Ağırlık sınıfı. Siklet.

İngilizce Weight down Türkçe anlamı, Weight down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Weight down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Downloaded : Yüklenen. Yüklenenler. İndirmek. Karşıdan yüklemek. Dosyaları bir modem aracılığıyla uzak bir bilgisayardan kopyalamak. Karşıdan indirmek.

 

Ascribe : Üstüne atmak. -e yormak. Yormak. Yakıştırmak. Vermek. Ayırmak. Hamletmek. İsnat etmek. Atfetmek.

Charge : Kredi kartından almak. Yüklemek (enerji veya elektrik). Suçlamak. Reaktör kalbine konulan yeni yakıt unsurlarının tamamı. Görevlendirmek. Yük. Harç. Bilgi vermek. Besleme.

Burthens : Külfet. Bir yük koyarak ağırlaştırmak. Yük.

Downloads : Dosyaları bir modem aracılığıyla uzak bir bilgisayardan kopyalamak. İndirmek. Yüklenenler. Karşıdan yüklemek. Karşıdan yüklenenler. Karşıdan indirmek.

Burden : Yük taşıma. Sırtına yüklemek. Yüklenmek. Ağır yük. Ağırlık. Sorumluluk. Zorunluluk. Sıkıntı çektirmek. Yük.

Download : İndirmek. Karşıdan yüklemek. Yükleme. Yüklemek (internet üzerinden bilgisayara program). İndirme. Karşıdan indirmek. Karşıdan yükleme durumu. Karşıdan yükle.

Burdening : Sırtına yüklemek. Fırın doldurma.

Downstream load : Ana sistemden uçbirime veri akışı yükü. Aşağı yüklemek. Aşağı akım yükü.

Ascribed : Atfetmek. Üstüne atmak.

Weight down synonyms : ascribes, embark, burdens, burdened, embarked, burthen.