Saraç nedir, Saraç ne demek

Saraç; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Koşum ve eyer takımları yapan veya satan kimse.
  • Koşum ve eyer takımlarını işleyen ve süsleyen kimse
  • Deri, muşamba vb.nden bavul, çanta yapan kimse.

Yerel Türkçe anlamı:

Büyük delikli kalbur.

Saraç isminin anlamı, Saraç ne demek:

Erkek ismi olarak; Koşum ve eyer takımları yapan, satan, işleyen veya süsleyen kimse.

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Sivas ili, Şarkışla ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Saraç hakkında bilgiler

Saraç, koşum ve eyer takımları yapan veya satan ya da deri, muşamba'dan bavul, çanta yapan kimse.

Atlara hamut yapma, koyunlara çıngırak, kemerlik, hasır işleme, sarka, atlara başlık, hayvan süslemeleri, heybe ve benzeri malzemeleri yapıp satarak geçimini sağlayan kimse. At arabası çağından teknoloji çağına geçtikten sonra bu meslek yok olma aşamasına gelmiştir.

Edirne'de eskiden birçok saracın bulunduğu Saraçlar Caddesi adında bir cadde vardır. Yine Amasya'da Saraççılar çarşısı ve Saraçhane Camii bulunmaktadır. Önceleri sadece cami varken etrafına saraciye dükkanlarının açılmasıyla bu adla anılmış ve zamanla bölgede de aranan bir mekan haline gelmiştir.

Saraç anlamı, kısaca tanımı:

Koşum : Araba hayvanının kayış takımı, koşum takımı. Hayvanın arabaya koşulması.

 

Eyer : Binek hayvanlarının sırtına konulan, oturmaya yarayan nesne.

Takım : Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Takım elbise. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Sigara ağızlığı. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Deri : İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Toplantı, düğün. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek.

Muşamba : Linolyum. Bu bezden yapılan. Bir tarafına kauçuk veya yağlı boya sürülerek su geçirmeyecek duruma getirilen kalın bez. Su geçirmeyecek biçimde yapılmış yağmurluk.

Bavul : İçine eşya konulan ve genellikle yolculukta kullanılan büyük çanta.

Çanta : Kösele, meşin, kumaş vb. hafif malzemeden yapılıp büyüklüğüne göre para, evrak, yiyecek vb. koyup taşımaya yarayan kap.

 

Saraçhane : At takımları, araba koşumları, meşinden eşya yapılmış olan ve satılan yer.

Saraçlık : Saracın işi veya mesleği.

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık, sahici karşıtı.

Koyun : Kollar arası, kucak. Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse. Koruyucu, şefkatli çevre. Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries). Göğüsle giysi arası.

Çıngırak : İçindeki tanelerin hareketiyle ses çıkaran metal nesne, çıngırdak. Küçük çan. Çocuk oyuncağı olarak kullanılan saplı bir çıngırak türü.

Kemerli : Kemer biçiminde olan. Üzerinde kemeri olan veya kemer takılmış olan. Kavisli olan.

Hasır : Tamamı veya bir bölümü böyle bir örgüden yapılan. Saz, kabuk, yaprak vb. bir bitki maddesiyle örülmüş taban veya tavan örtüsü.

İşlem : Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi.

Başlık : Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü. Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş.

Saraççeşme : Şanlıurfa kenti, Ceylânpınar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Saraçköy : Ankara şehrinde, Pazar nahiyesine bağlı bir yer. Balıkesir şehrinde, Kepsut belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Tokat şehri, Zile belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Saraçlamak : Heybe, çanta, torba vb. şeylerin çevresine meşin geçirerek dikmek.

Saraçlar : Aydın şehrinde, Çine ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Balıkesir şehrinde, Gönen ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Çorum şehrinde, Kargı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kastamonu şehrinde, Çatalzeytin belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Manisa şehri, Kula belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Zonguldak şehrinde, Gökçebey ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Saraçlatmak : Saraçlama işini yaptırmak.

Saraçlı : Antalya ilinde, Manavgat ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Iğdır şehrinde, Aralık ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sakarya şehrinde, Geyve belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun ili, Dikbıyık bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Trabzon şehri, Of ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Diğer dillerde Saraç anlamı nedir?

İngilizce'de Saraç ne demek? : n. saddler

Fransızca'da Saraç : bourrelier [le], sellier [le]

Almanca'da Saraç : n. Sattler

Rusça'da Saraç : n. шорник (M)