Saffrons türkçesi Saffrons nedir

Saffrons ingilizcede ne demek, Saffrons nerede nasıl kullanılır?

Meadow saffron : Güz çiğdemi. Acıçiğdem. Acı çiğdem. Çiğdem.

Saffron : Safran rengi. İtboğan. Sarıçiğdem. Safran. Süsengiller (ıridaceae) familyasına ait, soğanlı, sonbaharda mor çiçek açan bitkiler. erkek organları toplanıp kurutularak toz haline getirilir ve boyar madde olarak kullanılır. Safran renginde.

Saffran : Zambakgiller (liliaceae) familyasından beyaz ya da pembe çiçekli, yapraklı ya da yapraksız, yumrulu, otsu, özellikle ilkbahar ya da sonbaharda çiçek açan colchicum türlerine verilen genel ad. kar çiçeği, kuzla, katır çiğdemi. Acı çiğdem.

Saffian : Tabaklanarak boyanmış deri. Bir tür deri. Sahtiyan.

Safflorite : Saflorit.

Safflowers : Aspur. Kırmızı veya kızıl çiçekler ve yağ yönünden zengin tohumlar veren devedikenine benzer avrasya bitkisi (yemeklerde, ilaçlarda, ve boya olarak kullanılan). Papağanyemi. Aspir. Yalancı safran. Yalancısafran.

Safflower : Yalancısafran. Yalancı safran. Aspir. Aspur. Papağanyemi. Kırmızı veya kızıl çiçekler ve yağ yönünden zengin tohumlar veren devedikenine benzer avrasya bitkisi (yemeklerde, ilaçlarda, ve boya olarak kullanılan).

Mechanical pressed safflower cake : Mekanik sıkışmış aspur küspesi. Aspur tanesinin mekanik sıkma yöntemiyle yağı alındıktan sonra geriye kalan kalıntısının öğütülmesiyle elde edilen bir yan ürün.

 

Disaffection : Muhalefet. Hoşnutsuzluk. Hükümete muhalefet. Soğuma. İtaatsizlik. Hükümet düşmanlığı. Asilik. Antipati.

Safflower extraction meal : Ekstraksiyon aspur küspesi. Aspur tohumunun uygun bir çözücüyle yağı alındıktan sonra elde edilen kalıntısının öğütülmesiyle elde edilen proteince zengin küspe.

İngilizce Saffrons Türkçe anlamı, Saffrons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Saffrons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crocus : Colchicum automnale. Kızıl hematit tozu. Demir peroksit. Krokus. Çiğdem.

Bruise : Hırpalamak. Ezmek. Berelemek. Berelenmek. Dövmek. Morartmak. Zedelemek. Yaralanmak. Yaralamak. Çürütmek.

Hurt : Zarar vermek (bir uzva). Kalbini kırmak. Acıtmak. İncitmek. Gücenmiş. Kırgın. Rencide etmek. Ağrımak. Acımak. Kırmak.

Saffron : Süsengiller (ıridaceae) familyasına ait, soğanlı, sonbaharda mor çiçek açan bitkiler. erkek organları toplanıp kurutularak toz haline getirilir ve boyar madde olarak kullanılır. Safran rengi.

Autumn crocus : Mahmurçiçeği. Güzçiğdemi. Güz çiğdemi. Acı çiğdem.

Aconites : Kurtboğan. Boğanotu. Bıldırcın otu. Kaplan boğan.

Colchicine : Colhicum autumnale’nin (çiğdem bitkisi) soğan ve tohumundan elde edilen, gut tedavisinde kullanılan ilaç ve zehirli bir alkoloit. Zehirli bir alkaloit. Kolkisin. İğ ipliklerinin oluşumunu engelleyen ve sentromerin bölünmesini geciktiren bir alkaloyid. kolşisin. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gut hastalığı tedavi etmek için kullanılan kimyasal madde. Kolsişin. Kolşisin.

 

Offence : Ağır suç. Kabahat. Suç. Kırma. Töhmet. Yasaya aykırı davranış. Darılmak. Kusur. Biçimsel suç. İncinme.

Discourtesy : Saygısızlık. Kabalık. Nezaketsizlik.

Croci : Demir peroksit. Çiğdem.

Saffrons synonyms : diss, scandalisation, offensive activity, dogbanes, scandalization, wound, spite, colchicum, outrage, offense, offend, indignity, insult, aconite, dogbane, crocuses, injure.