Saffron türkçesi Saffron nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Sarıçiğdem.
  • Safran.
  • Safran rengi.
  • Safran renginde.
  • Süsengiller (ıridaceae) familyasına ait, soğanlı, sonbaharda mor çiçek açan bitkiler. erkek organları toplanıp kurutularak toz haline getirilir ve boyar madde olarak kullanılır.
  • İtboğan.

Saffron ile ilgili cümleler

English: Will you buy for me some saffron?
Turkish: Benim için biraz safran alır mısın?

English: The Indian flag is called the tricolour because it has stripes of three colours – saffron, white and green.
Turkish: Hint bayrağına üç renkli bayrak denir, çünkü safran, beyaz ve yeşil, üç renkli çizgileri var.

Saffron ingilizcede ne demek, Saffron nerede nasıl kullanılır?

Meadow saffron : Acı çiğdem. Güz çiğdemi. Acıçiğdem. Çiğdem.

Saffrons : Safran. Sarıçiğdem. Safran renginde. İtboğan.

Saffran : Zambakgiller (liliaceae) familyasından beyaz ya da pembe çiçekli, yapraklı ya da yapraksız, yumrulu, otsu, özellikle ilkbahar ya da sonbaharda çiçek açan colchicum türlerine verilen genel ad. kar çiçeği, kuzla, katır çiğdemi. Acı çiğdem.

Saffian : Bir tür deri. Tabaklanarak boyanmış deri. Sahtiyan.

Safflorite : Saflorit.

Disaffecting : Memnuniyetsizliğe neden olmak. Soğutmak. Hoşnutsuzluk yaratmak. Bozmak.

Safflowers : Yalancı safran. Aspur. Papağanyemi. Aspir. Yalancısafran. Kırmızı veya kızıl çiçekler ve yağ yönünden zengin tohumlar veren devedikenine benzer avrasya bitkisi (yemeklerde, ilaçlarda, ve boya olarak kullanılan).

 

Disaffectedly : Memnuniyetsiz bir şekilde. Vefasızca. Hoşnutsuz bir şekilde. Vefasız bir şekilde. Hoşnutsuz biçimde.

Disaffect : Soğutmak. Hoşnutsuzluk yaratmak. Bozmak. Memnuniyetsizliğe neden olmak.

Disaffection : İtaatsizlik. Hoşnutsuzluk. Soğuma. Asilik. Muhalefet. Hükümet düşmanlığı. Antipati. Hükümete muhalefet.

İngilizce Saffron Türkçe anlamı, Saffron eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Saffron ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.

Aconites : Kurtboğan. Kaplan boğan. Boğanotu. Bıldırcın otu.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

 

Ochre : Koyu sarı. Okra. Karabuğdaygiller (polygonaceae) familyasındaki bitkilerde bulunan zarsı stipul. Okre. Aşıboyası. Okr. Toprak boya. Toprakboya. Aşı boyası.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Crocus : Colchicum automnale. Demir peroksit. Kızıl hematit tozu. Krokus. Çiğdem.

Crocuses : Crocus. Krokus. Colchicum automnale. Çiğdem. Demir peroksit. Kızıl hematit tozu.

Ocher : Toprakboya. Aşı boyası. Okra. Okr. Toprak boyası. Toprak boya. Koyu sarı. Aşıboyası.

Saffron synonyms : crocus sativus, saffron crocus, orange yellow, saffrons, abductor muscle, dogbanes, abramis zone, yellowness, aardvarks, aardvark, aardwolf, a site, colchicine, colchicum, yellow, dogbane, a cell, a chromosome, aconite, croci, acacia, a protein, abiotic environment, autumn crocus, abambulacral area.

Saffron ingilizce tanımı, definition of Saffron

Saffron kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A bulbous iridaceous plant (Crocus sativus) having blue flowers with large yellow stigmas. [Bakınız: Crocus]. To spice. Deep orange-yellow. Having the color of the stigmas of saffron flowers. As, a saffron face. To give color and flavor to, as by means of saffron. A saffron streamer.