Sagest türkçesi Sagest nedir
- En bilge.
Sagest ingilizcede ne demek, Sagest nerede nasıl kullanılır?
Sages : Adaçayı. Akıllı. Ada çayı. Hakim. Ferasetli. Bilgece. Bilge. Ağırbaşlı. Hakimane. Pir.
Age or number of messages : Yaş veya ileti sayısı.
Arrange messages : İleti ayarla.
Composing e mail messages : Elektronik posta mektupları oluşturmak.
Corsages : Kadınların süs olarak taktığı çiçek veya buna benzer aksesuar. Çiçek buketi. Süs çiçek demeti (kadınların süs olarak göğüs veya bele taktığı). Süs çiçek (kadınların süs olarak göğüs veya bele taktığı). Korsaj. Elbisenin üst kısmı. Kadın yeleği.
Encrypting e mail messages : E-posta mesajlarını şifrelemek.
Display error messages : Hata iletilerini göster.
Envisages : Tahayyül etmek. Usunda canlandırmak. Zihninde canlandırmak. Tasavvur etmek. Planlamak. Gözünde canlanmak. Öngörmek. Önceden düşünmek. Tahmin etmek. Göze almak.
Distributing usenet newsgroup messages : Usenet ağ haberleri mesajlarını dağıtmak.
Dosages : Doz ayarlama. Dozaj. Azıcık şey. Doz. Bir parça.
İngilizce Sagest Türkçe anlamı, Sagest eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sagest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
State : İfade etmek. Nesnelerin kesin olarak tanımlanmış koşullardaki ortak niteliklerinin tümüne verilen ad. anlamdaş durum. Yağday. Bildirmek. Eyalet. Tantana. Açıklamak. Beyan etmek. Bir dizgenin ölçülebilen tüm özellikleri arasında kurulan ve o dizgeyi ayırt edici olarak belirlemeyi sağlayan nicelikler ve aralarındaki bağıntı. Görkem.
Inform : Haberdar etmek. Bilgilendirme yapmak. Haber vermek. Malumat vermek. Bilgilendirmek. İhbar etmek. Bildirmek. Fitnelemek. Bilgi vermek.
Recommend : Önermek. Beğendirmek. İyi bir izlenim uyandırmak. Öğüt vermek. Öğütlemek. İyi izlenim bırakmak. Salık vermek. Akıl vermek. Tavsiye vermek. Tavsiye etmek.
Proposition : İş teklifi. Kaziye. Teklif. Teklif etmek. Uygunsuz teklifte bulunmak. Öneri. Sevişme teklifi. Sevişme teklif etmek. Bir yargı içeren, doğru ya da yanlış olabilen sav.
Advance : İleri almak. Avans vermek. Gelişme. Öne almak (tarih terimi). Peşinat vermek. Gelişmek. İleri gitmek. Öndelik. Öne almak. Ödenmesi gerekli bir paranın ödeme gününden evvel verilen bir bölümü. borç olarak ödenen para. karşılıklı ya da karşılıksız borç olarak ödenen para. yapılacak bir hizmet ya da satın alınacak bir mal karşılığı gerçekleşecek borçtan öncelikle ödenen bir bolümü.
Advise : Uyarmak. Akıl vermek. Tavsiyede bulunmak. Fikir vermek. Bilgilendirmek. Danışmak. Salık vermek. Öğütlemek. Bildirmek. Nasihat etmek.
Advocate : Müdafi. Avukat. Yandaş. Taraftar. Savunucu. Korumak. Savunmak. Müdafaa etmek. Desteklemek.
Submit : İleri sürmek. Boynunu eğmek. Kendini adamak. İbraz etmek. Önermek. Sunmak. Teslim etmek. Göndermek. Söylemek.
Indicate : Delalet etmek. Çıtlatmak. İndike etmek. Belirtisi olmak. Gerektirmek. İşaret etmek. Sinyal vermek. Göstermek. Göstergesi olmak.
Feed back : Değişen konumu bildirme. Geribesleme. Geribeslenme.
Sagest synonyms : move, throw out, declare, make a motion, propose, put forward, posit, urge.
Sagest zıt anlamlı kelimeler, Sagest kelime anlamı
Contraindicate : Tedavinin uygun olmadığını göstermek. Kontrendike.
Special agent : Sınırlı yetkiye sahip vekil. Özel acenta. Özel ajan. Özel temsilci. Belirli bir işi yapmak üzere atanan temsilci. Özel vekil. Yalnız belirli bir işlemi yapmaya yetkili olan temsilci. Özel acente.
Sagest antonyms : general agent.

Bu kısımda Sagest kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sagest ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sagest anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sagest ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.