Saker türkçesi Saker nedir

  • Asya ve kuzey afrika'ya özgü bir şahin türü.

Saker ingilizcede ne demek, Saker nerede nasıl kullanılır?

Forsaker : Terkeden kimse. Firari. Ayrılan kimse. Kaçak.

Forsakers : Firari. Ayrılan kimse. Terkeden kimse. Kaçak.

For sake of : Yararına.

For the sake of : Hatırı için. Uğruna. Başı için. Aşkına. Adına. -in hatırı için. Yüzü suyu hürmetine. Hakkı için. Hatırına. Yoluna.

For the sake of argument : Farz edelim ki. Varsayalım ki.

For the sake of clarity : Açık olsun diye. Anlaşılabilirlik adına. Anlaşılsın diye.

For goodness sake : Tanrı aşkına!. Allah aşkına! (kızgınlık veya çileden çıkma ifadesi). Tanrı'nın hatırı için!. Aman tanrım!.

As a keepsake : Hatıra olarak.

Sakes : Hatır.

For my sake : Hatırım için.

İngilizce Saker Türkçe anlamı, Saker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Saker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tentmaker : Çadırcı. Çadır yapan kimse.

Source : Işık, elektromagnetik dalga gibi erke türlerini üretip dışarı salan cisim ya da yer. Uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Tedarik etmek. Edinmek. Haber kaynağı. Kaynakça. Memba suyu. Sebep. Memba. Menşe.

Bookmaker : Bahisci. Müşterek bahisçi. Bahisleri kabul eden bayi. Bahis düzenleyen kimse. Bahis acentesi. İddia bayii. Bahis paralarını toplayan. Bahis defteri tutan. Kitapçı. Bahisçi.

 

Toolmaker : Aletler yaratan veya araçlar icat eden kimse. Alet yapıcı. Araç yapıcı. Alet yapan. Alet yapıcısı. Uzman aletçi.

Author : Yazar. Bir kitabın yazılmasından ya da derlenmesinden sorumlu olan özel ya da tüzel kişi. Gazete ve dergilere yazılar yazan ya da ortaya bir kitap koyan kimse.

Jewelry maker : Mücevheratçı.

Sailmaker : Yelken yapan kimse. Yelkenci. Yelken üreten şirket.

Benefit : Fayda göstermek. Yararına olmak. Kar. Bk. fayda bir iktisadi etkinliğin iktisadi karar birimlerinin lehine verdiği somut ya da soyut her türlü sonuç. Fayda. İşsizlik ve sağlık ödeneği. Menfaat. Yarar görmek. Yararı olmak.

Producer : Fabrikatör. İktisat, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Yapımcı. Üretimi gerçekleştiren iktisadi karar birimi. Sahneye koyan. Yetiştirici. Bir filmin çevrilişi ve işletilmesiyle ilgili tüm yönetimsel ve parasal işlevi üstlenen, filmin anaparasını sağlayan kimse. bir yapımevinin başkanı, yöneticisi; sinema yapımcısı. tv. bir ya da birden çok izlencenin ana konusunu bulan; izlencenin hazırlanması, gerçekleştirilmesi çalışmalarını yönetmenle ya da tek başına yürüten kimse; televizyon yapımcısı, izlenceci. (sinema yapımcısından değişik olarak televizyon yapımcısı, yapımın sanat yönünü de gözetir ve genellikle izlenceye bir kişilik, deyiş kazandırmakta payı olur). Üretici. Öndürücü. Prodüktör.

Hatmaker : Kadın şapkacısı. Şapkacı. Meslek olarak şapka üretimi yapan kimse.

Saker synonyms : piano maker, patternmaker, violin maker, basketweaver, beer maker, steelman, steelmaker, vintner, brewer, jeweler, wine maker, spinner, spinster, horologist, modiste, perfumer, chandler, welfare, cobbler, interest, manufacturer, saddler, needleworker, shaper, maltster, maltman, milliner, ironworker, glassmaker, jeweller, wigmaker, candymaker, behalf.

 

Saker ingilizce tanımı, definition of Saker

Saker kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A falcon (Falco sacer) native of Southern Europe and Asia, closely resembling the lanner.