Forsaker türkçesi Forsaker nedir

Forsaker ingilizcede ne demek, Forsaker nerede nasıl kullanılır?

Forsakers : Kaçak. Firari. Ayrılan kimse. Terkeden kimse.

Forsake : Terketmek. Bırakmak. Vazgeçmek. Terk etmek. Yüzüstü bırakmak.

Forsaken : Vazgeçilmiş. Terkedilmiş. Vazgeçmiş. Issız. Tenha.

Forsakes : Terk etmek. Yüzüstü bırakmak. Terketmek. Bırakmak. Vazgeçmek.

Godforsaken : Cinlerin cirit attığı (yer). Boş. Çok tenha. Kahrolası. Sıkıcı. Sefil. Kasvetli. Allah'ın belası. Vicdansız. Terkedilmiş.

Forsterite : Forsterit.

Forsaking : Terketmek. Vazgeçme. Vazgeçmek. Bırakmak.

Unforsaken : Vazgeçilmemiş. Bırakılmamış. Terkedilmemiş.

Forse an issue : Zorla karar verdirmek.

Forswear : Yeminle inkar etmek. Bırakmaya yemin etmek. Yeminli olarak inkar etmek. Bırakmak için yemin etmek. Yeminli olarak itiraz etmek. Tövbe etmek. Yeminle vazgeçmek. Yemin etmek.

İngilizce Forsaker Türkçe anlamı, Forsaker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forsaker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

On the lam : Kaçar durumda. Polisten veya kanundan kaçan.

Walk out : Çekilmek. Ayrılmak. Yürümek. Terk etmek. Yürüyüşe çıkarmak. Grev yapmak. Bırakmak. Çıkmak. Protesto için terketmek. Çekip gitmek.

 

Absent without leave : Tekrar dönmek üzere görev yerinden izinsiz olarak ayrılmış olan. İzinsiz olarak işbaşında bulunmayan. İzinsiz gaybubet. Asker kaçağı. İzinsiz olarak gelmeyen. İzinsiz. Kaçak asker. İzinsiz ayrılan. İzinsiz ayrılmış.

Absconded : Kaçan. Gitmiş. Ayrılmış.

Leaver : Giden. Ayrılmış gemi. Ayrılan. Geride bırakan kimse. Giden kimse. Maya yapan. Terk eden kimse.

Desert : Kaçmak. Issız. Özellikle sıcak ve ılıman iklim bölgelerinde geniş alanlar kaplayan kurak, sürekli akıştan ve bitki örtüsünden yoksun, günlük ve mevsimlik sıcaklık ayrımları yüksek, nüfuslanma ve yerleşim olanakları çok sınırlı bölgelere verilen ad. Taraf değiştirmek. Terk etmek. Ayrılmak. Firar etmek. Bırakıp gitmek. Bırakmak.

Lamster : Kanun kaçağı olan kimse. Firari olan kimse. Kaçak kimse. Kaçan kimse.

Jailbreaker : Hapishane kaçkını.

Embezzled : Mal edilmiş. Kendine maletmek. Zimmete geçirilmiş. Zimmetine geçirmek.

Leavers : Terk eden kimse. Geride bırakan kimse. Giden kimse.

Forsaker synonyms : deserters, escapee, ahead, absconders, maroon, onward, leave, expose, contraband, seceder, desolate, absconder, fugitives, onwards, strand, deserter, abandon, bootleg, banned, forwards, fugitive, bootlegs, forward, on the loose, seceders, ditch, blow out, forsakers, at large, escapees.

Forsaker ingilizce tanımı, definition of Forsaker

Forsaker kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who forsakes or deserts.