Forsake türkçesi Forsake nedir

Forsake ile ilgili cümleler

English: God, oh God, why have you forsaken me?
Turkish: Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?

English: Don't forsake me!
Turkish: Beni terk etme!

English: I won't forsake you.
Turkish: Seni yüzüstü bırakmayacağım.

English: He could not forsake his friend in trouble.
Turkish: Başı beladaki arkadaşını bırakamadı.

English: My God, my God, why hast thou forsaken me?
Turkish: Tanrım tanrım beni niçin terk ettin?

Forsake ingilizcede ne demek, Forsake nerede nasıl kullanılır?

Forsaken : Terkedilmiş. Vazgeçilmiş. Tenha. Vazgeçmiş. Issız.

Forsaker : Kaçak. Ayrılan kimse. Firari. Terkeden kimse.

Forsakers : Ayrılan kimse. Firari. Terkeden kimse. Kaçak.

Forsakes : Terk etmek. Yüzüstü bırakmak. Bırakmak. Terketmek. Vazgeçmek.

Godforsaken : Terkedilmiş. Vicdansız. Boş. Cinlerin cirit attığı (yer). Çok tenha. Kahrolası. Kasvetli. Allah'ın belası. Sıkıcı. Sefil.

Forsaking : Bırakmak. Terketmek. Vazgeçmek. Vazgeçme.

Unforsaken : Bırakılmamış. Vazgeçilmemiş. Terkedilmemiş.

Forsook : Bırakmak. Vazgeçmek. Terketmek.

Forsterite : Forsterit.

Forse an issue : Zorla karar verdirmek.

İngilizce Forsake Türkçe anlamı, Forsake eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Forsake ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gave off : Çıkarmak. Dışarı vermek (ısı veya ışık). Saçmak. Koku vb'ni yaymak. Yaymak. Kaçırmak. Dışarı çıkartmak. Neşretmek.

Back down : Talepten vazgeçmek. Bir iddiadan vazgeçmek. Dönmek. Fikrinden vazgeçmek. Boyun eğmek. Kabullenmek. Hatalı olduğunu kabul etmek. Sözünden dönmek. Caymak.

Turn adrift : Başıboş bırakmak. Ortada bırakmak. Akıntıyla gitmek.

Cedes : Devretmek. Göçermek. Vermek. Feragat etmek. Fariğ olmak. Teslim etmek.

Ceding : Teslim. Vermek. Teslim etmek. Devretmek. Teslim etme.

Allow : Fikrinde olmak. Göz önüne almak. Hoş görmek. İndirim yapmak. Ayırmak. Hesaba katmak. İtiraf etmek. Düşünmek. Müsaade etmek.

Abdicating : El çekmek. İstifa etmek. Tacını ve tahtını terketmek. Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Terketmek (tacını ve tahtını). Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). Tahttan çekilmek. Çekilmek.

Bow out of : Çekilmek. Ayrılmak.

Abjured : Feragat etmek. Vazgeçtigine dair yemin etmek. Vazgeçtiğine dair yemin etmek. İnkar etmek. Yeminle vazgeçmek. Dönmek (dininden). Tövbe etmek. Yemin ederek reddetmek. Yemin ederek vazgeçmek.

Desert a sinking ship : Zor durumdayken birini terk etmek. Batan gemiyi terketmek. Batan gemiyi terk etmek.

Forsake synonyms : abstention, desert, abdicate, cast offs, bend the neck, deserting, cast aside, abstentions, abjure, walk out, leave somebody in the lurch, abnegate, absquatulation, abjures, exposes, ditch, bequeaths, abalienate, jilt, chuck, abandon hope, abandons, walk out on, desolating, desolate, chock up, ceded, walk on, let down, bequeath, abnegates, allows, expose.

Forsake ingilizce tanımı, definition of Forsake

Forsake kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To depart or withdraw from. To leave. As, false friends and flatterers forsake us in adversity. To abandon. To desert. To quit or leave entirely.