Forsaken türkçesi Forsaken nedir

Forsaken ile ilgili cümleler

English: My God, my God, why hast thou forsaken me?
Turkish: Tanrım tanrım beni niçin terk ettin?

English: God, oh God, why have you forsaken me?
Turkish: Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?

Forsaken ingilizcede ne demek, Forsaken nerede nasıl kullanılır?

Godforsaken : Sefil. Boş. Kasvetli. Vicdansız. Allah'ın belası. Kahrolası. Terkedilmiş. Sıkıcı. Çok tenha. Cinlerin cirit attığı (yer).

Unforsaken : Bırakılmamış. Vazgeçilmemiş. Terkedilmemiş.

Forsake : Terk etmek. Terketmek. Yüzüstü bırakmak. Bırakmak. Vazgeçmek.

Forsaker : Firari. Terkeden kimse. Kaçak. Ayrılan kimse.

Forsakers : Kaçak. Firari. Ayrılan kimse. Terkeden kimse.

Forster : İngiliz yazar(hindistan'a bir geçit , howard'ın sonu ve manzaralı oda romanlarıyla ünlü olan). E.m.forster. Edward morgan forster (1879-1970). Soyadı.

Forspent : Yorgun. Bezgin.

Forswear oneself : Yalan yere yemin etmek.

Forswear : Tövbe etmek. Bırakmaya yemin etmek. Yeminle inkar etmek. Yeminli olarak inkar etmek. Bırakmak için yemin etmek. Yeminli olarak itiraz etmek. Yeminle vazgeçmek. Yemin etmek.

Forsooth : Güya. Gerçekten. Hakikaten.

İngilizce Forsaken Türkçe anlamı, Forsaken eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forsaken ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ahull : Bağlanmış ve dümenin rüzgara doğru döndürmüş yelkenler ile (özellikle fırtına sırasında). Sarılmış. Su düzeyinde. Sarılmış yelken ile.

Unfrequented : Sık sık gidilmeyen. İnsan ayağı basmamış.

Uninhabited : Boş. Gayri mesken. Gayri meskun. Gayrimeskun. Oturulmamış.

Adiabatic : İzantropik. Çevreleriyle ısı türünde erke alışverişinde bulunamayacak biçimde yalıtılmış dizgelerin ortak niteliği. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Dışarısıyla herhangi bir özdek ya da erke iletimi olmadan yapılan (işlem). Isıgeçirmez. Isısız. Yalıtılmış. Isı almaz. Isı geçirmez.

Loneliest : Kimsesiz. Yalnız. Garip. Yapayalnız. Yalnız (kimse). Kasvetli.

Lovelorn : Sevgilisi tarafından terk edilmiş. Karşılıksız aşk acısından muzdarip. Karşılıksız aşk acısı çeken. Karşılıksız aşk yüzünden üzgün.

Waifish : Terk edilmiş. Barınaksız. İnce ve kırılgan görünen. İhmal edilmiş. Bırakılmış. Evsiz.

Forlorn : Mahzun. Kimsesiz. Meyus. Terkedilmiş ve mutsuz. Üzgün. Ümitsiz. Yalnız. Ümitsiz ve üzgün.

Lonely : Garip. Kasvetli. Kimsesiz. Yapayalnız. Yalnız. Yalnız (kimse). Yalnız ve mutsuz.

Ditch : Hendeğe atmak. Hendekle çevirmek. Başından atmak. Suyolu açmak. Hendek kazmak. Okulu kırmak. Kurtulmak. Dersi asmak. Sepetlemek. Hendek.

Forsaken synonyms : strand, lonesomes, forswearing, lone, abandoned, widowed, desert, isolated, solitary, private, walk out, abandon, desolates, forgoing, forwent, lonesome, uncrowded, renunciation, quitted, vacant, desolate, disused, uncared, deserted, deserting, secluded, abandoner, expose, maroon, vacated, leave, leaved, derelict.