On the lam türkçesi On the lam nedir

On the lam ile ilgili cümleler

English: He escaped from prison thirty years ago and has been on the lam ever since.
Turkish: O otuz yıl önce hapishaneden kaçtı ve o zamandan beri sırra kadem bastı.

English: I turned on the lamp.
Turkish: Lambayı açtım.

English: He knows how to switch on the lamp.
Turkish: O, lambayı nasıl açacağını biliyor.

On the lam ingilizcede ne demek, On the lam nerede nasıl kullanılır?

On : Giyilmiş. Civarında. Açık. Üstünde. Olmakta olan. Çakırkeyif. Yönünde. E doğru. Üzerinde. De.

The : Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Lam : Tüyme. Sıvışmak. Dövmek. Kaçmak. Saklanmak. Tüymek. Kaçış. Dayak atmak.

Take it on the lam : Kaçmak. Sıvışmak. Şehri terk etmek.

On the air : Radyoda. Ünalgıda yayınlanmakta. Radyo tv yayında. Yayında.

On the chance : Şansa tafih. Ümidiyle. - olması durumunda. Eğer şans eseri olursa. Olur da.

On the breadline : Çok yoksul.

On the alert : Tetikte. Uyanık. Alarm durumunda. Teyakkuz halinde. Hazırlıklı.

On the bias : Diyagonal. Verevine. Verev.

 

On the beam : Doğru fikirli. Tam. Doğru yönde. Doğru. Doğru yolda.

İngilizce On the lam Türkçe anlamı, On the lam eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak On the lam ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bootlegs : Kaçakçılık yapmak. Soket. İçki kaçakçılığı yapmak. Patlatma amaçlı delinmiş bir deliğin patlama sonrası patlamayan dip kısmı. Yasadışı içki yapmak. Korsan satış yapmak. Kaçak içki. Teksas eyaletinde şehir.

Escapees : Esaret kaçağı.

Fugitive : Kaçan. Uçan. Derbeder. Akılda tutulması zor. Gidici. Kısa ömürlü. Mülteci. Muhacir. Kaçak kimse.

Embezzled : Zimmete geçirilmiş. Mal edilmiş. Zimmetine geçirmek. Kendine maletmek.

Absconders : Adaletin pençesinden saklanmış kimse.

Lamster : Kaçan kimse. Firari olan kimse. Kaçak kimse. Kanun kaçağı olan kimse.

At large : Bütünüyle. Ayrıntılı olarak. Etraflıca. Tamamen. Genelde. Genellikle. Özgür. Serbest. Başıboş.

Deserters : Asker kaçağı. Bakaya. Kaçkın. Din değiştiren kimse. Dönek.

Forsaker : Terkeden kimse. Ayrılan kimse.

Fugitives : Çabuk geçen. Uçan. Muhacir. Geçici. Mülteci. Tutulmaz. Derbeder.

On the lam synonyms : on the loose, contraband, absconded, bootleg, deserter, absconder, escapee, blow out, absent without leave, banned, jailbreaker, forsakers.