Sallama nedir, Sallama ne demek

  • Sallamak işi.
  • Sallama çay

Yerel Türkçe anlamı:

Bir çeşit yerli oyun havası.

Pala, büyük bıçak, saldırma

Tepesine dek dolu kaşık.

Sırmalı yelek ve şalvar.

1.Saat kordonu. 2.Süs olarak boncuktan yapılmış olan yalan. 3.Boyuna takılan uzun ipe dizilmiş küçük altın dizisi.

1.Çamaşır tokmağı. 2.Uzun sopa: Herkesin elinde bir sallama, ağaçta elma kalır mı?

Bir çeşit oyun, horan.

Haşlanmış taze börülcenin üstüne çiğ zeytinyağı, koruk suyu ve sarmısak konularak yapılmış olan bir çeşit yemek.

Bilimsel terim anlamı:

Çiftekeri, yol aldığı doğrultudan sağa ya da sola sürme, saptırma. Yasak davranışlardandır.

Fransızca'da Sallama ne demek?:

ballaçage

Sallama anlamı, tanımı:

Sallama çay : Torbacık içinde sıcak suya daldırılarak yapılmış olan çay, poşet çay, torba çay, daldırma çay.

Sallamak : Beklenmedik bir başarı kazanmak. Sarsmak. Vurmak, atmak. Bir işi sürekli olarak başka bir zamana ertelemek, savsaklamak. Zor durumda bırakmak. Uydurmak, kafadan atmak. Düzenli bir biçimde ve hep aynı doğrultuda hareket ettirmek.

Sallamamak : Önem vermemek. dikkate almamak, aldırmamak, ciddiye almamak.

Beşiğini sallamak : Çocukluğundan veya çok eskiden tanımak, büyümesine hizmet etmek.

Direksiyon sallamak : Motorlu taşıt kullanmak.

 

Havaya pala sallamak : Boşuna, gereksiz çaba harcamak.

Kafa sallamak : Doğru veya yanlış her şeye evet demek. baş sallamak. ikaz etmek için başını iki yana veya öne arkaya hafifçe eğmek.

Kavuk sallamak : Bir kimseye yaranmak için onun söz veya davranışlarını uygun bulmak, onaylamak.

Kılıç sallamak : Kılıç ile dövüşmek, düşman üzerine kılıçla saldırmak.

Kuyruk sallamak : Yaltaklanmak.

Mendil sallamak : Birini uzaktan mendil sallayarak selamlamak veya uğurlamak.

Sallama : Sallama çay. Sallamak işi.

Çay : Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağaççığın özel işlemlerle kurutulan yaprağı. Çeşitli bitkilerin yaprak veya çiçeklerinin demlenmesiyle elde edilen bir içecek türü. Dereden büyük, ırmaktan küçük akarsu. Konukların içecek ve börek, pasta vb. yiyeceklerle ağırlandığı toplantı. Müzikli toplantı. Çaygillerden, nemli iklimlerde yetişen bir ağaççık (Thea chinensis). Bu yaprağın demlenmesiyle elde edilen güzel kokulu ve sarımtırak kırmızı renkli içecek.

Sallama kemer : Kadın ve erkekler için ayrı ayrı yapılan bir çeşit kemer (sakalardan kalma töreye göre)

Sallama palpasyonu : Sıvı içeren vücut kısmını veya muayene edilen şişliğin, yumruk veya elle sallayarak içerideki sallanan sert kısmın dışarıdan ele çarptığının hissedilerek anlaşılması.

Sallama sapan : Çocukların bir parça meşini ipe bağlayarak taş atmak için kullandıkları oyuncak

Sallama seyit : Başıboş (gezmek için)

Sallama-öskültasyon : Vücudun bir yeri sallanırken aynı anda dinlenmesi biçiminde yapılan bir muayene yöntemi.

Sallamalı yayık : Sallama yöntemi ile yağ elde edilen fıçı biçiminde yayık. (*Pasinler -Erzurum)

 

Sallama ile ilgili Cümleler

  • Tabloyu sallamayın.
  • Bir baş sallama bir onay işaretidir.
  • Herkes bayrağını sallamaya başladı.
  • Öyle uzak mesafeden sallamakla olmuyor, siz de ve oğlanlarınız da gitsin bir görsün.
  • Bir konuşma dinlerken başını sallama alışkanlığı vardır.
  • Jale ve Mustafa tren istasyonunda bize el sallamak için geldiler.

Diğer dillerde Sallama anlamı nedir?

İngilizce'de Sallama ne demek? : n. shaking, swinging, rocking, wagging, waving, shake, swing, wag, agitation, flourish, jog

Rusça'da Sallama : n. качание (N), размахивание (N), взмах (M), оттягивание (N), оттяжка (F)