Rocking türkçesi Rocking nedir
Rocking ile ilgili cümleler
English: Ali sat in his rocking chair, reading a novel.
Turkish: Ali bir roman okurken sallanan sandalyesinde oturdu.
Rocking ingilizcede ne demek, Rocking nerede nasıl kullanılır?
Rocking chair : Salıncaklı koltuk. Salıncaklı sandalye. Sallanan sandalye.
Rocking horse : Salıncaklı oyuncak at. Atlıkaraca. Salıncaklı at. Atlıkarınca.
Backrocking : Sırtüstü yatışta, kollarla bükülü dizleri kavrayarak sırt üzerinde, baş-ayak yönünde sallanma (yuvarlanma). Ters beşik.
Crocking : Renk verme.
Defrocking : Papazlıktan çıkarmak. Papazı makamından etmek. Meslekten menetmek.
Frocking : Rop. Cüppe. Dini göreve atamak. Kadın giysisi. Cüppe giydirmek. Elbise. Geniş elbise. Frak. Cübbe. Papazlığa atamak.
Rock bed : Kaya tabanı. Kaya taban.
Rockies : Kuzey amerika'nın batısında new meksiko'dan alaska'ya kadar uzanan sıradağlar. Rocky dağları.
Rockiness : Kayalık olma. Katı yüreklilik. Kayalıklı olma.
Rock basin : Buzul çanağı. Bir buzul koyağı tabanında, aşırı oyulma sonunda oluşan ve koyağı genişleten çanak biçimli çukur.
İngilizce Rocking Türkçe anlamı, Rocking eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rocking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Brandish : Savurma. Tehdit edercesine sallamak (elini veya parmağını vb). Savurmak. Sağa sola sallamak. Sallamak.
Wag : Mizah. Okulu kırmak. Gırgır kimse. Şakacı kimse. Hareket ettirmek. Sallanış. Sallanmak. Asmak (okul). Sallamak.
Look alive : Canlan. Enerji dolu olmak. Enerjik olmak. Canlı hareket etmek. Acele etmek. Çabuk ol.
Wabble : Sallanmak. Sarsak. Sendeleme. Titremek. Titreme. Titretmek. Tereddüt. Sallamak.
Brandished : Sallamak. Savurmak. Savurma. Tehdit edercesine sallamak (elini veya parmağını vb). Sağa sola sallamak.
Rolling : Yalpa. Dalgalı (deniz). Yuvarlama. İnişli yokuşlu (arazi). Haddeden geçirme. Gürleme. Yuvarlanan. Yalpalama. Yuvarlanma. Yuvarlanış.
Swinging : Etkili. Açık (sekste). Canlı. İnip çıkan. Salınan. Salınım. Değişken. Yaşam dolu.
Sway : Üzerinde etkisi olmak. Eğmek. Etkilemek. Yöneltmek (birini bir karara). Aklını çelmek. Etki etmek. Sallanmak (bir yandan öbür yana). Salınmak. Eğilimi olmak.
Shakings : Titrek. Titreyen. Titreme. Titretme. Sendeleyen. Sarsma. Sarsılma.
Wags : Okulu kırmak. Şakacı. Sallanmak. Sallamak. Hareket ettirmek. Sallanış. Mizah. Asmak (okul).
Rocking synonyms : brandishing, wabbles, flappiest, flappier, toss, pendulous, libration, wobbling, fluttery, oscillatory, lurching, wagged, jolts, agitations, rollings, oscillating, work, dawdling, shaking, hoverer, engagement, employed, rockier, rockiest, waving, brandishes, oblique, on the job, pendulation, tremor, quandary, jolty, make it snappy.
Rocking zıt anlamlı kelimeler, Rocking kelime anlamı
Unemployed : Boşta. İşsiz. Açıkta. Aylak. Kullanılmayan. Atıl. Boş. İşsizler. Cari ücret düzeyinde çalışma istek ve yeteneğine sahip olmasına rağmen iş bulamayan kişi.
Profound : İçten. Engin. İçine işleyen. Etkili. Bilgili. Derya. Adamakıllı. Etkileyici. Şiddetli. Çok derin.
Rocking ingilizce tanımı, definition of Rocking
Rocking kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having a swaying, rolling, or back-and-forth movement. Used for rocking.

Bu kısımda Rocking kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rocking ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rocking anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rocking ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.