Sallowing türkçesi Sallowing nedir

Sallowing ingilizcede ne demek, Sallowing nerede nasıl kullanılır?

Disallowing : İzin vermemek. İnkar etmek. Reddetmek. İptal etmek. Menetmek. Saymamak.

Sallowish : Hastalıklı sarı bir rengi olan (deri ile alakalı). Benzi atmış.

Sallow : Sarı benizli. Sararmış (beniz). Renksiz. Soluk. Keçisöğüdü. Keçi söğüdü. Soluk benizli. Soluk yüzlü. Solgun. Benzi sararmış.

Sallower : Solgun. Soluk. Benzi sararmış. Renksiz.

Sallowest : Benzi sararmış. Solgun. Renksiz. Soluk.

Disallowance : İnkar. Men olunma. Müsaade olunmama. Red. Reddolunma. Ret. Engel olma. İzin vermeme. Geçersiz sayma.

Sallowness : Sarımsı olma özelliği. Hastalıklı sarı bir rengi olma özelliği. Solgunluk.

Sallows : Renksiz. Keçisöğüdü. Bodur söğüt. Keçi söğüdü. Sararmış (beniz). Soluk yüzlü. Benzi sararmış. Sarı benizli. Soluk benizli. Soluk.

Sallowly : Beti benzi atmış bir biçimde. Benzi atmış bir şekilde.

Disallow a claim : Bir talebi geri çevirmek. Bir isteği reddetmek. İzin vermemek. Müsaade etmemek.

İngilizce Sallowing Türkçe anlamı, Sallowing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sallowing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Faded : Geçkin. Güzelliğini yitirmiş. Rengi atmış. Uçuk. Ağarık. Solmuş. Zayıflamış. Akçıl.

Achroous : Akromatik. Rengi olmayan.

Ashier : Külle kaplı. Küllü. Kül gibi.

Colorless : Tarafsız. Silik. Yansız. Tekdüze. Cansız. Donuk. Anlamsız.

As dull as ditch water : Çok sıkıcı. İç karartıcı. Ruhsuz ve sıkıcı. Yavan. Sıkıcı.

Wannest : Benzi atmış. Wide area network. Geniş alan ağı. Bitik. Yorgun.

Drooping : Bitkin. Eğik. Gevşek. Baygın (bitki). Düşük. Halsiz. Dermansız. Sarkıtma. (şaka veya cezalandırma amacıyla) kişinin pantolonunu indirme.

Dull : Hafifletmek. Duygusuz. Fersiz. Matlaştırmak. Körelmek. Donuk. Kalın kafalı. Tatsız. Sıkıcı.

Breathing : Tümselme. Bir nefeslik süre. Filmin alıcı penceresi önünde tümsek yapması, bunun sonucunda görüntünün bulanıklaşması. Soluk alma. Biyoloji, jimnastik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Teneffüs. Soluma. Nefes. Nefes alma.

Palefaces : Solukbenizli.

Sallowing synonyms : dullest, ghastly, tallow faced, achromatic, anemic, drip, acetal, breath, mealier, change, as white as a sheet, colourless, alteration, mealiest, doughiest, anaemic, breaths, achromatous, decoloured, dimmed, sallower, ashen, sallow, white, duller, ashiest, sallowest, hueless, pursuing, dingy, decolored, doughier, achromic.

Sallowing zıt anlamlı kelimeler, Sallowing kelime anlamı

Leading : İma. Rehberlik. Kılavuzluk eden. Önde olan. Satır aralığı. Kılavuzluk. En önemli. Kurşun kaplama. Önemli. Temel.

Acceleration : Hız değişimi. Alacağı hızlandırma. Birim zamandaki hız değişimi tutarı; hızın değişim hızı. İvme. Bilgisayar, fizik, uzay, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Borçlunun, anlaşmaya uymaması yüzünden, alacaklının, süreden önce alacağını isteyebilmesi. Birim zamanındaki hız değişimi. Vadeden önce muaciliyet kespetme. Hız artması. Süratlenme.