Salty türkçesi Salty nedir

Salty ile ilgili cümleler

English: The very salty soup is bad.
Turkish: Çorba çok tuzlu ve kötü.

English: This soup is too salty to eat.
Turkish: Bu çorba yemek için çok tuzlu.

English: My father cut down on salty food as I had advised.
Turkish: Tavsiye ettiğim üzere babam tuzlu gıdaları azalttı.

English: How salty this soup is!
Turkish: Ne tuzlu çorba!

English: Play-Doh apparently has a salty taste.
Turkish: Oyun hamurunun görünüşe göre tuzlu bir tadı var.

Salty ingilizcede ne demek, Salty nerede nasıl kullanılır?

Salty snacks : Tuzlu meze. Tuzlu atıştırmalık (tuzlu krakerler, kuruyemişler, cipsler, vb. gibi).

Salt and pepper : Bir tür esrar. Mariuyana. (argo) tuz ve karabiber.

Salt and pepper shakers : Tuz ve karabiber karıştırıcı. Tuzluk-biberlik. Tuz ve karabiber için karıştırıcılar seti (genellikle seramik veya plastikten yapılan).

Salt away : İlerisi için para biriktirmek.

Salt away money : Para biriktirmek. Parayı saklamak. Paranın turşusunu kurmak. Parayı tuzlayarak saklamak. Paranın konservesini yapmak.

Salt beef : Tuzlanmış sığır eti.

Salt bath annealing : Tuz banyosu tavlaması. Tuz yunağında tavlama.

Salt cellar : Tuzluk.

Salt bath rectifier : Tuz yunağı ayarlayıcısı. Tuz banyosu doğrultucusu.

 

Salt cake : Tuz keki. Sodyum sülfatın rafine edilmemiş şekli (cam, sabun, kağıt hamuru ve seramik sır endüstrisinde kullanılan). Tuz kalıbı.

İngilizce Salty Türkçe anlamı, Salty eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Salty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fescennine : Ayıp. Müstehcen. Kaba. Ahlaksız.

Saliferous : Tuz yapan. Tuz oluşturan. Tuz içeren.

Stimulating : Uyandırıcı. Ufuk açıcı. Tahrik edici. İlham veren. Uyarıcı. Aydınlatıcı. Canlandırıcı. Uyaran.

Sharp as a razor : İstekli. Bışak kadar keskin. Nükteli. Kurnaz. Jilet kadar keskin. Çok keskin. Ustura gibi keskin. Hevesli.

Blue : Blue. Deniz. Çivit. Muhafazakar partili. Çarçur etmek. Kederli. Mavi yapmak. Maviye boyamak.

Filthier : Müthiş. Kaba. Pis. Çepelli. Kirli. Çok pis. İğrenç. Müstehcen. Mundar.

Richest : Pahada ağır. Değerli. Bol. Varlıklı. Pahalı. En zengin. Zengin. Paralı. Canlı (renk).

Briniest : Salamuraya ait. Çok tuzlu. Salamuralı.

Biting : Acı verici. Isırıcı (rüzgar). İğneli. Zehir gibi. Isırma. Zalim. Dokunaklı. Acıtıcı. Acı.

Bawdy : Sekse ilgi. Açık. Seksle ilgili. Terbiyesiz. Fuhşiyata dair. Seksle ilgi. Müstehcen.

Salty synonyms : acutest, bawdies, acrid, piquant, feelthy, argute, bitterest, cleverest, deader, saltier, brinier, bitter, cleverer, disorderly, acuter, facetious, pricy, bawdier, bluest, dirtier, acutes, chiseled, briny, spicier, tasty, brackish, salt, scintillating, filthiest, salted, bitterer, acerbic, pickled.

Salty zıt anlamlı kelimeler, Salty kelime anlamı

Tasteless : Tatsız. Tadı olmayan. Uygunsuzluk. Yavan. Kabak. Zevksiz. Tadı tuzu yok. Tat alma yeteneği olmayan. Midesiz. Lezzetsiz.

Salty antonyms : unstimulating.

Salty ingilizce tanımı, definition of Salty

Salty kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Saltish. Somewhat salt.