Salvage value türkçesi Salvage value nedir

  • Hurda değeri.
  • Hurda fiyat.
  • Hurda değer.
  • Kurtarılmış mal değeri.
  • Hurda fiyatı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Bir sabit varlığın veya yatırımın iktisadi ömrü sonundaki madde değeri.
  • Kurtar eşya değ.

Salvage value ingilizcede ne demek, Salvage value nerede nasıl kullanılır?

Salvage : Kurtarmak. Kurtarılan eşya. Eşya kurtarmak. Denizde mal ve can kurtarma. Değerlendirmek (hurda vb.). Enkaz. Kazaya uğrayan gemiyi kurtarmak. Kurtarma. (yangından veya kazadan) kurtarmak. Tahlisiye.

Value : Değerlendirmek. Kıymet takdir etmek. Kıymet. Değer. Ç.değer yargısı. İtibar. Mallar arasındaki değişim oranı. bir özdeğin para ile nitelendirilen değeri. ekonomik değer. bir mal değişiminde, karşılık olarak alınan başka bir mal niceliği. Önem vermek. Kıymetini bilmek.

Salvage crane : Kurtarma işlerinde kullanılan araç. Kurtarma vinci. Kurtarma aracı.

Salvage dig : Kurtarma kazısı. Gömülmüş insan eliyle yapılmış eserlerin yok olmasını önlemek amacıyla arkeolojik bir sitenin kazısı (genellikle bir alanın gelişime açılmasından önce gerçekleştirilen, genellikle bir toprak planı geliştirilmeden önce gerçekleştirilen). (arkeoloji) enkaz kazısı.

Salvage expert : Kurtarma faaliyetlerinde oldukça bilgili kimse. Kurtarma uzmanı.

Salvage lorry : Kurtarma kamyonu.

 

İngilizce Salvage value Türkçe anlamı, Salvage value eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Salvage value ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Break up value : Bir işletmenin kapanması veya devredilmesi durumunda varlıklarının satışından elde edilebilecek tahmini değer. Elden çıkarma maliyeti. Tasfiye değeri. Elden çıkarma değeri.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Salvage value synonyms : a group shares, a change in supply, a shift in demand, ability to pay principle, abnormal budget expenditures, abolition of forced labour convention, scrap value, a change in individual demand.