Sarcoptic türkçesi Sarcoptic nedir

  • Sarkoptik.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Sarcoptes cinsi uyuz etkenlerinin neden olduğu.

Sarcoptic ingilizcede ne demek, Sarcoptic nerede nasıl kullanılır?

Sarcoptic mange : Sarkoptik uyuz. Baş uyuzu. Koyunlarda baş uyuzböceğinden ileri gelen ve başın yapağısız bölgelerinde görülen uyuz; kel, kellik, kelbaş. Sarcoptes cinsine bağlı akarlar tarafından oluşturulan uyuz hastalığı, scabies, ağıl kaşıntısı, yedi yaş kaşıntısı. hastalığa genellikle domuz, köpek ve sığırlarda, seyrek olarak at ve koyunlarda sarcoptes scabiei, kedilerde ise notoederes cati neden olmaktadır. hastalık özellikle aksillar bölge, avuç içi, kol bilekleri ve genital bölgede kaşıntılı papüler döküntü ve deride kanallar oluşumuyla belirgin olup tüm vücuda yayılabilmekte ve bulaşıcıdır.

Sarcoptid : Uyuz böceği.

Sarcoptidosis : Sarcoptes cinsine bağlı akarlar tarafından oluşturulan uyuz hastalığı, scabies, ağıl kaşıntısı, yedi yaş kaşıntısı. hastalığa genellikle domuz, köpek ve sığırlarda, seyrek olarak at ve koyunlarda sarcoptes scabiei, kedilerde ise notoederes cati neden olmaktadır. hastalık özellikle aksillar bölge, avuç içi, kol bilekleri ve genital bölgede kaşıntılı papüler döküntü ve deride kanallar oluşumuyla belirgin olup tüm vücuda yayılabilmekte ve bulaşıcıdır. Sarkoptik uyuz.

 

Sarcoptes : Sarkoptes. Sarkopt.

Sarcophaga : Sakrofaga.

Sarcoplasmic : Sarkoplazmik.

Sarcophaguses : Lahit.

Sarcophagous : Etobur. Etçil.

Sarcoplasmic reticulum : Sarkoplazmik retikulum. Çizgili kas hücrelerinin kas telcikleri çevresinde ince kanal ağı şeklinde olan düz endoplazmik retikulum. kasın kasılması için gerekli olan ca2+ nin hücre içi depo yeridir.

Sarcophagy : Sarkofaj. Etçil.

İngilizce Sarcoptic Türkçe anlamı, Sarcoptic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sarcoptic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Barbed : Dokunaklı. Dikenli. Çengelli. Alaycı. İğneli (söz). İğneli. Kancalı.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Mordacious : İğneleyici. Kostik. Acı. Ekşi. Yakıcı. Keskin. İğneli. Alaycı.

Hard drug : Ağır uyuşturucu. Sert uyuşturucu.

Meperidine : Meperidin. Bir opioid derivesi.

Soft drug : Hafif uyuşturucu.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Drug : Fizyolojik sistemleri veya patolojik durumları, alıcının yararına değiştirmek veya incelemek amacıyla kullanılan madde veya ürün. tıpta kullanılan ve biyolojik etkinliği olan saf bir kimyasal madde veya ona eş değer olan bitkisel veya hayvansal kaynaklı, standart miktarda etkin madde içeren karışım, hlk. mualecat, em, im. Ecza. Uyuşturucu ilaç katmak (yiyeceğe veya içeceğe). İlaç vermek. İçkisine ilaç katmak. Uyuşturucu. Uyuşturucu madde. İlaç. İlaçla uyuşturmak.

 

Demerol : Acıyı dindirmek için reçete edilen bir uyuşturucu madde. Meperidinin marka adı.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Sarcoptic synonyms : dolophine hydrochloride, meperidine hydrochloride, methadone hydrochloride, synthetic heroin, recreational drug, caustic remark, a dna, saturnine, satiric, abdominal ovariectomy, black, abattoir, nipping, opium, fixer, opiate, abdominal pain, satire, disrespectful, a band, mordant, abdominal fat necrosis, sardonic, pungent, methadon, grim, methadone, abdomen, irony, a c syndrom, a crochordon, biting, critical.

Sarcoptic zıt anlamlı kelimeler, Sarcoptic kelime anlamı

Uncritical : Değerlendirici olmayan. Eleştirmeyen. Tehlikesiz. Yorum yapmayan. Eleştirici olmayan. Tenkit etmeyen. Kritik olmayan.

Respectful : Hürmetkar. Fark gözeten. Hatır sayan. Saygılı. Ayrıcalık yapan. Hürmetli. Riayet eden.

Soft drug : Hafif uyuşturucu.

Sarcoptic antonyms : unsarcastic, hard drug.