Sass türkçesi Sass nedir

Sass ile ilgili cümleler

English: Don't get sassy with me young lady!
Turkish: Bana sırnaşmayın genç bayan!

English: Ali was killed by a hired assassin.
Turkish: Ali kiralık bir katil tarafından öldürüldü.

English: Despite the government’s protection, he was the victim of an assassination attempt which killed him.
Turkish: Devlet korumasına rağmen, onu öldüren bir suikast girişiminin kurbanı oldu.

English: Abraham Lincoln was assassinated in the spring.
Turkish: Baharda Abraham Lincoln suikast sonucu öldürüldü.

English: Don't sass me.
Turkish: Bana küstahlık etme.

Sass ingilizcede ne demek, Sass nerede nasıl kullanılır?

Sassaby : Afrika antilobu.

Sassafras : Defne ailesinden amerikan ağacı türleri. Taflan.

Sassafrases : Defne ailesinden amerikan ağacı türleri.

Sassed : Küstahça konuşmak. Sos. Sululuk. Şımarıklık.

Sassenach : İngiliz. İngiliz (isk., ırl.).

Sassiest : Utanmaz. Sulu. Küstah. Arsız. İşvebaz. Sırnaşık. Zarif. Haddini bilmez. Şuh. Şımarık.

Sassy : Şımarık. Küstah. Utanmaz. Zarif. Haddini bilmez. Şuh. İşvebaz. Arsız. Sırnaşık. Sulu.

Assassinated : Suikaste uğramış. Suikast düzenlemek. Öldürmek.

Sassing : Küstahca konuşan.

Sassily : Arsızca. Zarif bir şekilde. Küstahça. Arsız bir şekilde. Sırnaşık bir biçimde.

 

İngilizce Sass Türkçe anlamı, Sass eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sass ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Caprices : Kapriçyo. Kapriçyo (müzik terimi). Kapris. Kaprislilik. Geçici heves. Değişken istek.

Condiments : Yemek eklentileri. Lezzetlendiriciler. Baharat. Yemeğe tat veren şey.

Wateriness : Suya benzeme durumu. Suyumsuluk. Su özelliğinde olma durumu. Sulu olma durumu. Sutu olma durumu veya niteliği.

Back talk : Ters karşılık. Karşılık verme. Terbiyesizce cevap verme. Küstahça karşılık. Küstahça karşılık verme.

Bluster : Yaygara. Yüksekten atma. Şiddetle esmek (rüzgar). Kabadayılık taslamak. Yüksekten atmak. Kabadayılık etmek. Zart zurt etmek. Boş tehdit. Tehditler savurmak.

Impertinence : Laubalilik. Münasebetsiz iddiaların ileri sürülmesi. Saygısızlık. Münasebetsizlik. Terbiyesizlik. Küstahlık. Densizlik. Edepsizlik.

Conceiting : Kendini beğenme. Benlik. Kibirli. Kurum. Düşünce. Kendini beğenmişlik. Tafra. Fikir. Kibir.

Washiness : Solgunluk. Solukluk. Cansızlık.

Freshness : Körpelik. Acemilik. Serinlik. Tazelik. Taravet. Yenilik. Dirilik.

Seasoning : Lezzet verme. Lezzet veren. Yemeğe tat katan şey. Baharat. Terbiye. Çeşnilik. Mevsimlendirme. Bahar. Çeşni.

Sass synonyms : dressing, condiment, retort, moistness, gravies, save our souls, rejoinder, seasonings, lip, comeback, conceits, sassed, sassing, dressings, sauciness, sauces, conceit, pertness, sasses, gravy, replication, reply, maydays, blusters, backtalk, diluteness, sauce, frivolity, waywardness, mouth, mayday, answer, riposte.