Satma nedir, Satma ne demek
"Satma" ile ilgili cümle
- "Bir kitabın çok satmasında o kitabı aklayıcı nedenler pek özel durumlara bağlıdır." - N. Cumalı
Satma anlamı, tanımı:
Satmak : Kendinde olmayan bir şeyi var gibi göstermek, taslamak. Bir çıkar karşılığında bir şeyi gözden çıkarmak, feda etmek. Bir yolunu bularak birinden ayrılmak. Bir kimse, kendini veya başkasını olduğundan daha önemli, yetkili ve değerli göstermek. Bir değer karşılığında bir malı alıcıya vermek.
Ağız satmak : Yüksekten atarak kendini övmek.
Alıp satmaz görünmek : İlgisiz görünmek veya davranmak.
Avurt satmak : Beceremeyeceği şeyleri becerebilecekmiş gibi konuşmak. korkutucu sözler söylemek.
Ayıyı vurmadan postunu satmak : Henüz ele geçmemiş bir şey üzerinde hesap yapmak.
Azamet satmak : Büyüklük taslamak, çalım satmak, böbürlenmek.
Bilgiçlik satmak : Bilmediği hâlde bilir görünmek, bilgin geçinmek.
Bir pula satmak : Bir kimseyi bir çıkar uğruna harcamak.
Büyüklük satmak : Gururlanıp üstünlük taslamak.
Caka satmak : Gösteriş yapmak, çalım satmak.
Çalım satmak : Kurulup büyüklük taslamak.
Fiyaka satmak : Gösteriş yapmak, caka yapmak, çalım satmak.
Haraç mezat satmak : Açık artırma ile satmak.
Kendini ağır satmak : Nazlanmak, gönülsüz davranmak. huylarını yavaş yavaş ortaya koymak.
Kendini dirhem dirhem satmak : Özelliklerini azar azar ortaya koymak. çok nazlı davranmak, ağırdan almak.
Kendini satmak : Para karşılığı erkeklerle birlikte olmak. kendisinde olmayan iyi nitelikleri varmış gibi göstermek.
Kurum satmak : Böbürlenmek, büyüklenmek.
Maç satmak : Karşılaşma sonucunu belirlemek amacıyla meşru olmayan yollardan veya para karşılığı anlaşmaya varmak.
Müslüman mahallesinde salyangoz satmak : Körler mahallesinde ayna satmak.
Suratı sirke satmak : Öfkeli, kızgın olduğu anlaşılmak.
Tafra satmak : Böbürlenmek, büyüklenmek, büyüklük taslamak.
Tereciye tere satmak : Birine çok iyi bildiği bir şeyi öğretmeye kalkmak.
Yok satmak : Bir mal, çok satıldığı için çabucak tükenmek.
Satma başı : Köşe başı.
Satma daşı : Mezar başına dikilen taş.
Satma payı : Pul, piyango ve benzeri değerli kâğıtların satışında satıcısına ödenen pay.
Satma taşı : Ölü konulan yüksekçe, düz taş.
Satmalına yazılığı : Devlete ve özel örgütlere ilişkin satın almaların saptamı sağlanılmak üzere kullanılan yazılık.
Satman, satkan : tacir (bk. tecimen). ~ lar: tüccâr.
Satmanlık, satkanlık : ticâret (bk. tecim).
Satmazlı : İstanbul ilinde, Şile belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Satma ile ilgili Cümleler
- Satmak için bir taneye sahibim.
- Gitarını benden başka kimseye satmayacağına söz ver.
- Hiç kimse, Tom'un satmaya çalıştığı hiçbir şeyi satın almadı.
- Belki de kanomu satmamalıyım.
- Satmak için hiç mücevherim yok.
- Haftalar içinde onlardan birini satmadım.
- Satmak için kötü bir zaman.
- Onları satmayı bıraktılar.
- Para için ruhumu satmak istemiyorum.
- Eğer bunu onlara satmazsak, onlar bunu başka birinden alacaklar.
- Satmak için ilgilenebileceğim neyiniz var?
Diğer dillerde Satma anlamı nedir?
Almanca'da Satma : n. Umsetzung, Verkauf


Bu kısımda Satma nedir? Satma ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Satma tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Satma hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.