Scampi türkçesi Scampi nedir

Scampi ingilizcede ne demek, Scampi nerede nasıl kullanılır?

Scamping : Haylaz. Afacan olma. Dikkatsizce yapma. Acele veya yarım yamalak tarzda yapma hareketi. Yaramaz.

Scampish : Rezil. Alçak. Üçkağıtçı. Bir yaramaza veya dolandırıcıya benzeyen. Haylaz. Yaramaz. Hilekar. Namussuz.

Scamp : Yaramaz. Kısmak. Yarım yamalak yapmak. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Hızla koşmak. İdareli kullanmak. Kaçmak. Baştan savma yapmak. Sakınarak kullanmak. Seğirtmek.

Scamped : Yaramaz. Kısmak. Baştan savma yapmak. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Seğirtmek. Sakınarak kullanmak. İdareli kullanmak. Hızla koşmak. Kaçmak. Yarım yamalak yapmak.

Scamper : Kaçma. Seğirtmek. Acele kaçış. Acele ile gitmek. Kaçmak. Koşmak. Tüyme. Acele kaçmak. Koşuşturmak.

Scamble : İtmek. Be rude and cause disturbance. Yaymak. Bozmak. Scramble. Genişlemek. Shove and push. Kaba olup çevreye rahatsızlık vermek. Yayılmak. Dolambaçlı olmak.

Scampered : Koşuşturmak. Acele ile gitmek. Acele kaçmak. Kaçmak. Kaçma. Seğirtmek. Acele kaçış. Koşmak. Tüyme.

Scammer : Alçak. Hain. Dolandırıcı. Puşt. Sahtekar. Rezil. Bir dolandırıcı tarafından aldatılan kimse. Tokatçı.

Scampering : Seğirtmek. Tüyme. Acele kaçış. Acele ile gitmek. Koşuşturmak. Koşmak. Acele kaçmak. Kaçmak. Kaçma.

 

Scam : Kandırma. Sahtekarlık. (uyuşturucu anlamında) mal (ceza evi argosu). Hortum (dolandırıcılık). Aldatma. Dümen (sahtecilik). Dolap (çevirmek). Dolandırıcılık. Tertip. Sahtekarca hareket.

İngilizce Scampi Türkçe anlamı, Scampi eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scampi ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prawns : Zayıf veya güçsüz kimse. Deniz tekesi. Teke. Karides.

Prawning : Karides. Zayıf veya güçsüz kimse. Teke.

Prawn : Teke. Eklem bacaklı hayvanların, kabuklular (crustacea) sınıfından, uzun ve testereli hortumlu, 7-10 cm kadar uzunlukta, akdeniz'de bol bulunan bir tür. Kabuklular (crustacea) sınıfından, 15-20 cm kadar uzunlukta, akdeniz'de bol bulunan ve yenen bir eklem bacaklı türü. Zayıf veya güçsüz kimse. Küçük karides. Deniz tekesi. Karides.

Dish : Sunmak. Ortasını çukurlatmak. Oymak. Atlatmak. Tercih. İşini bozmak. Piliç. Mahvetmek. Bombeleştirmek. Servis yapmak.