Scandalised türkçesi Scandalised nedir

  • Bir skandal yaratmak.
  • İftira etmek.
  • (arkaik) namusunu kirletmek.
  • Skandal yaratmak.
  • Mahcup etmek.
  • Utandırmak (ayrıca scandalize).
  • Utanç getirmek.
  • Bir rezalete sebep olmak.
  • Rezalet çıkararak (birini) utandırmak.
  • Rezalet çıkararak birini utandırmak.
  • Rezil etmek.
  • Hatalı bir şekilde veya nispet olsun diye konuşmak.
  • Rezalet çıkarmak.
  • Ahlaksızlıkla kırılmak veya şok olmak.
  • Karalamak.
  • Utandırmak.

Scandalised ingilizcede ne demek, Scandalised nerede nasıl kullanılır?

Scandalise : Rezalet çıkararak birini utandırmak. Utandırmak. (arkaik) namusunu kirletmek. Utandırmak (ayrıca scandalize). Bir rezalete sebep olmak. Rezil etmek. Skandal yaratmak. İftira etmek. Hatalı bir şekilde veya nispet olsun diye konuşmak. Ahlaksızlıkla kırılmak veya şok olmak.

Scandaliser : Skandallar yaratan kimse. Dedikodu yayan kimse (ayrıca scandalizer). Skandal yaratan kimse. Dedikodu yapan kimse. Rezalete sebep olan kimse.

Scandaling : Kovculuk. Rezalet. Skandal. Kepaze. İftira. Karalama. Rezillik. Kara çalma. Ayıp.

Scandalization : Ahlaksız veya saygısız bir hareket sebebiyle rezalete veya utanca sebep olma eylemi. Şok olma durumu. Rezalet çıkarma.

Scandalize : Rezalet çıkarmak. Utandırmak. Rezalet çıkararak (birini) utandırmak. Skandal yaratmak. İftira etmek. Mahcup etmek. Mahçup etmek. Karalamak. Rezalet çıkararak birini utandırmak.

 

Scandalizer : Dedikodu yapan kimse. Dedikodu yayan kimse (ayrıca scandaliser). Skandallar yaratan kimse. Skandal yaratan kimse. Rezalete sebep olan kimse.

Scandalized : Rezalet çıkarmak. Karalamak. Skandal yaratmak. Utandırmak. İftira etmek. Rezalet çıkararak birini utandırmak. Mahcup etmek. Rezalet çıkararak (birini) utandırmak. Mahçup etmek.

Scandalizing : Skandal yaratma. Rezalete sebep olma eylemi. Ahlaksız veya saygısız bir hareket sebebiyle rezalete veya utanca sebep olma eylemi. Skandal yaratma eylemi.

Scandal bearer : Dedikoducu kimse.

Scandalizes : İftira etmek. Rezalet çıkarmak. Skandal yaratmak. Mahçup etmek. Rezalet çıkararak birini utandırmak. Utandırmak. Karalamak. Rezalet çıkararak (birini) utandırmak. Mahcup etmek.

İngilizce Scandalised Türkçe anlamı, Scandalised eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scandalised ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chagrining : Üzmek. Ümidini kırmak. Can sıkmak. Sıkmak. Tasalanmak. Gücenmek. Hayal kırıklığına uğratmak. Üzülmek.

Bring into contempt : Mahçup etmek. Aşağılamak. Hor görmek. Küçük düşürmek.

Bitch : Hadi oradan. Berbat etmek. Dırdır etmek. Kancık. Dişi köpek. Kahpe. Karı. Cadaloz. Kafa şişirmek.

Muckrake : Gübre tırmığı. Skandal çıkaran araştırmacı. Çamur atmak (önemli birine). Rezaleti meydana çıkarmak. Skandalı gözler önüne sermek. Skandalı meydana çıkarmak. Rezaletleri ortaya çıkarmak.

Appall : Korkutmak. Şoke etmek. Yıldırmak. Dehşete düşürmek. Dehşete düşmek. Sarsmak. Ürkütmek. Şoka uğratmak.

Bitching : Fahişe. Orospu. Kahpe. Berbat etmek. Hadi oradan. Kevaşe. Sevimsiz şey. Şikayet etmek. Kancık.

 

Backbit : Küçük düşürülen. Arkasından dedikodusunu yapmak. Kötülemek. Arkasından konuşmak. Şikayet edip durmak. Küçümsenen. Hor görülen. Çekiştirmek. Arkasından çekiştirmek veya kötülemek.

Ball up : Berbat etmek. İçine etmek. Eline yüzüne bulaştırmak. Perişan etmek. Bozmak. Şaşırtmak.

Butchered : Boğazlamak. Katletmek. Kasap. Cani. (hayvan) kesmek veya öldürmek. Berbat etmek. Kasaplık hayvan kesmek. Doğramak. Kesmek.

Scandalised synonyms : ashame, disgust, discountenances, blemishes, mortify, blemished, chagrin, bring disgrace on somebody, revolt, discountenanced, scandalize, confounds, backbite, abashes, besmirch, nauseate, bitch up, bring shame on, blacken, embarrass, offend, scandalizes, bespattering, backbites, backbitten, blemish, confound, bedaubing, disgrace, abash, mortifies, asperses, abashing.