Scanning türkçesi Scanning nedir

  • Taranıyor ntfs.
  • Taranıyor.
  • Tarama.
  • Tarıyor.
  • Televizyonda yayınlanmak üzere oluşturulan bir görüntüyü ince bir ışık demeti ile süpürerek, bir akımmıknatıssal dalgayı kipleyecek resme uygun imlemler elde etme.
  • Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Yıldırım geçişi.
  • Tarayıcı.
  • Görüntüleme.
  • Gözden geçirme.
  • Bir elektron demetinin, alıcıda merceğin verdiği resmi çözümlemek, almaçta aynı resmi oluşturmak için, birincisinde ereği, ikincisinde görüntülüğü düzenli biçimde dolaşması.
  • Bir çekimin sonunda ve bunu izleyen çekimin başında alıcının çok hızlı çevrinmesiyle görüntülerin birbirine geçmiş biçime girmesi, bulanıklaşması, seçilmez oluşundan yararlanarak gerçekleştirilen noktalama.

Scanning ingilizcede ne demek, Scanning nerede nasıl kullanılır?

Scanning beam : Tarayıcı demet. Tarayıcı ışın demeti. Tarama huzmesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcı ya da almaçta elektron topundan çıkan ve saptırma sarmaları yardımıyla ereği ya da görüntülüğü tarayan demet; tarama işini gören elektron demeti.

Scanning coil : Tarama bobini.

Scanning device : Tarama aygıtı.

Scanning disk : Tarama diski.

Scanning electron microscope : Tarama elektron mikroskobu. Taramalı elektron mikroskobu. Tarayıcı elektron mikroskobu.

 

Scanning order : Tarama sırası. Taramasırası.

Mark scanning document : İşaret taramalı belge.

Scanning electron microscopy : Elektron tarama mikroskobu. Taramalı elektron mikroskobuyla inceleme. Tarayıcı elektron mikroskopisi. Hücre doku ve organların üç boyutlu yüzey ayrıntılarını görüntüleyen, elde edilen elektron demeti elektronik devrelerce örnek yüzey üzerinde ince bir metal tabakasıyla etkilenerek yayılan elektronları oluşturan elektron mikroskop türü. taranan alanın küçük veya büyük oluşu büyütme oranına yansır. küçük alanda büyütme oranı yükseklik gösterir. transmisyon elektron mikroskobu ve tarayıcı elektron mikroskobu tipleri aynı ünite içerisinde yer alan elektron mikroskopları bulunur. Tarayıcı elektron mikroskobu.

Scanning reversal : Tarama evrilmesi. Saptırma sarmasından geçen akımın yönünü tersine çevirmek yoluyla taramanın ters yöne döndürülmesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Cathode ray scanning tube : Katot ışınlı tarama tüpü.

İngilizce Scanning Türkçe anlamı, Scanning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scanning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crosshatch : Çapraz taramak. Çapraz çizgiler çizmek. Çapraz çizgili.

Dredging : Dibini tarama. Dip tarama. Taraklama. Tarakla temizlemek. Kazımayla tarama. Serpiştirmek. Üzerine serpmek. Dibini taramak. Su altında kazı.

Hatching : Kuluçkadan çıkma. Yumurtadan çıkma. Ştrif. Kurma. Kuluçkalama. Yumurtadan çıkan yavrular. Döllenmiş yumurtalardan, çeşitli kuluçkalama araçlarıyla embriyonal gelişmelerini tamamlamış larva elde etme işlemi. Tarama (resim vb). Tarama (resim). Fevkalade.

 

Crosshatches : Çapraz çizgiler çizmek. Çapraz çizgili. Çapraz taramak.

Visualisation : Hayal etme. Vizüalizasyon. Akılda resimleme. Tahayyül etme. Tasavvur etme. Canlandırma. Hayalinde canlandırma. Belirli bir konuyu, buna en yatkın görüntüler içinde tasarlama, yaratma, gerçekleştirme. konuyu, görüntü olarak verme. Görselleştirme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Cardings : Hallaçlama. Taraklama.

Scanners : Tarayıcılar. Virüs tarayıcılar. Skanner. Tarama cihazı.

Revision : Yeniden inceleme. Gözden geçirip düzeltme. Revizyon. Düzeltme yapma. Bir daha gözden geçirme. Tekrar. Düzeltme. Yenileme. Düzeltilmiş baskı.

Carp caviar : Sazan havyarı.

Picture scanning : Resim tarama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Scanning synonyms : line drawing, combing, televising, sweep, dredgings, scanner, whip pan, overhauls, replication, browser, swish pan, browsing, screening, revisions, sifting, flip pan, visualization, crosshatching, scannings, blur pan, reproduction, imaging, hachures, zip pan, hatchings, carding, visualizations, photography, pan blur, comber, hachure, overhaul, flash pan.