Scoopers türkçesi Scoopers nedir

  • Kepçe.
  • Alt sınıftan kimse.
  • Kaşık ile yemek yiyen kimse.
  • Kültürsüz tip.

Scoopers ingilizcede ne demek, Scoopers nerede nasıl kullanılır?

Scooper : Kaşık ile yemek yiyen kimse. Kültürsüz tip. Alt sınıftan kimse. Kepçe.

Scooped : Diğer gazeteleri atlatmak. Kepçe ile boşaltmak. Kepçe ile boşaltılmış. Para kesmek.

Scoop a hole in the sand : Kumda bir çukur açmak. Kumu kazmak.

Scoop in : Para kesmek.

Scoop neck : Kadın elbisesi parçası üzerinde dekolte yuvarlak boyunbağı. Açık yuvarlak yaka.

Scoop net : Kepçe ağı. Su ürünlerini sudan karaya veya sandala almada kullanılan torba biçiminde saplı file. Balık avlamak için kullanılan elle atılan ağ türü. Gırgır. Süpürücü ağ. Dip tarama ağı. Nehrin tabanını süpüren ağ. Kepçe.

Scoop out : Oymak. Kepçeyle çıkarmak. Çekip çıkarmak. İçini oymak. Kepçe ile çıkarmak. Çıkarmak. Çukur açmak. Kepçe ile boşaltmak. Kaşıkla çıkarmak.

At one scoop : Bir vuruşta. Bir hamlede. Bir darbede.

Scoop up money : Parayı toplamak. Büyük zenginlik biriktirmek. Parayı kaldırmak. Bir servet elde etmek.

Big scoop net : Dalyanlarda kullanılan 5x5 m boyutlarında olan ve avı hazneden almaya yarayan sardon ağıyla çevrilmiş ağ, roşi ağı. Kital. Roşi ağı.

İngilizce Scoopers Türkçe anlamı, Scoopers eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Scoopers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Diggers : Kök yiyerek yaşayan kaliforniya kızılderilileri kabilesi. Köksökerler. Avustralya askeri. Greyder. Ekskavatör. Hafriyat makinası. 17.yy ingiltere'sinde sosyalist uygulamaları terfi eden bağnaz grubu. Asker. Toprak kazan.

Scoop : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Oymak. Çıkarmak. Dağınık ışık kaynağı olarak kullanılan 750 w gücünde, dördül biçimde, içi beyaza boyanmış maden bir kutudan oluşan ışıtaç. Tas ışıldak. Kaşıkla çıkarmak. Çekip çıkarmak. Kepçeyle çıkarmak. Para kesmek. Kepçe ile çıkarmak.

Butterfly net : Balıkçı kepçesi.

Motor scooter : Motorlugezer. Moped. Hava şartlarından koruma da sağlayan küçük motosiklet. Tek yuvgulu küçük motordan oluşan, enüst hızı genellikle 100 km/saat'in altında, iki tekerlekli, üstü açık, küçük yolcu taşıtı. Hafif motosiklet. Skuter. Motosiklet (küçük).

Spoon : Kaşıkla almak. Zevzeklik etmek. Kaşıklamak. Kaşık. Çıkmak. Daha çok koyunlarda prolapsus vajina tedavisinde vajinanın yeniden prolabe olmasını engellemek amacıyla vajina içine geçici olarak yerleştirilen lastik veya diğer maddelerden yapılmış araç. Aşık. Zoka ile balık avlamak. Oynaşmak.

Dippers : Su tası. Vaftize karşı çıkan kimse. Boyacı. Büyükayı. Su karatavuğu. Anabatist. Yiyeceğini sosa daldırıp çıkaran kimse. Vaftiz karşıtı hıristiyan. Kova. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, öz ötücüler (oscines) üst familyasından, üst gagalarının kenarları ince çıkıntılı, zayıf yapılı, kuyrukları ve kanatları kısa, küçük su hayvanları ile beslenen türleri olan bir familya. dere kuşu (cinclus cinclus) en iyi bilinen türüdür.

 

Skimmer : Deniz süpürücüsü. Kaymakçı kaşığı. Kevgir. Düzleme kürekli makine. Soğutucu. Su soğutmalı boru baraj. Yarış kayığı.

Ladle : Pota. Kepçeyle koymak. Kepçe ile doldurmak veya boşaltmak. Kova. Pota (metal). Kepçe ile vermek. Kaşık. Kepçe ile boşaltmak. Kepçe ile almak.

Dipper dredger : Kepçe makinesi. Kepçeli tarak makinesi.

Scoopers synonyms : sea duck, melanitta, melanitta nigra, genus melanitta, wheeled vehicle, dip net, scoter, common scoter, dipper, digger, soup ladle, skimmers, scooper, scoop net.