Spoon türkçesi Spoon nedir
- Kaşıklamak.
- Kaşık.
- Zoka ile balık avlamak.
- Kepçe.
- Golf sopası.
- Oynaşmak.
- Zevzeklik etmek.
- Flört etmek.
- Kaşıkla almak.
- Aşık.
- Daha çok koyunlarda prolapsus vajina tedavisinde vajinanın yeniden prolabe olmasını engellemek amacıyla vajina içine geçici olarak yerleştirilen lastik veya diğer maddelerden yapılmış araç.
- Vajinal pessari.
- Çıkmak.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
Spoon ile ilgili cümleler
English: Ali put down his spoon and picked up his cup.
Turkish: Ali kaşığını bıraktı va kupasını aldı.
English: Ali uses a spoon to eat rice, but Mary prefers to use chopsticks.
Turkish: Ali pilav yemek için bir kaşık kullanır ancak Mary yemek çubukları kullanmayı tercih ediyor.
English: Ali put down his spoon and picked up a fork.
Turkish: Ali kaşığını yere koydu ve bir çatal aldı.
English: Ali was born with a silver spoon in his mouth.
Turkish: Ali varlıklı bir ailede doğmuş.
English: Donna was born with a silver spoon in her mouth.
Turkish: Donna varlıklı bir ailede doğdu.
Spoon ingilizcede ne demek, Spoon nerede nasıl kullanılır?
Spoon bait : Kaşık şeklinde balık yemi. Kaşık zoka.
Spoon bit : Kaşık matkabı.
Spoon fed : Özgür olmayan. Şımartılmış. Yiyeceği kaşıkla verilen. Kendi başına hareket edemeyen. Kaşıkla beslenen.
Spoon feed : Tüm cevapları sağlamak. Halihazırda üzerinde çalışılmış olan malzemeyi vermek. Bir kimseye düşünmesini gerektirmeyecek şekilde ders vermek. Tüm yanıtları tedarik etmek.
Spoon feeding : Bir kimseye düşünmesini gerektirmeyecek şekilde ders vermek. Tüm yanıtları tedarik etmek. Halihazırda üzerinde çalışılmış olan malzemeyi vermek. Tüm cevapları sağlamak.
Caddy spoon : Çay kaşığı.
Spoon hook : Kaşık olta. Olta kaşık, başlık, ara başlık, kıstırma ipi veya ağırlık ve el oltasından oluşan yapıda kurşunun yerini kaplama veya parlak bir metal plaktan uzunca kesilmiş iki ucuna üçlü kanca ve fırdöndü için delik açılmış kaşık ismi verilen bir parça alan olta çeşidi.
Spoon out : Kaşıkla dağıtmak. Kaşıklamak. Kaşıkla almak.
Spoon meat : Bebek maması. Lapa. Ezme.
Dessert spoon : Tatlı kaşığı.
İngilizce Spoon Türkçe anlamı, Spoon eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Spoon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pet : Yararcı amaçlar dışında zevk, arkadaşlık, dostluk vb. amaçlarla sahiplenilen evcil hayvan. El üstünde tutmak. Sevgili. Evcil. Evcil hayvan. Şımartmak. Okşamak. Sevişmek. Kıymetli.
Ascend : Yükselmek. Yukarı çıkmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Çıkmak (tahta). Tahta çıkmak. Tırmanmak. Artmak. Ağmak. Ziyadeleşmek.
Go out : Dışarıya çıkmak. Dışarı çıkmak. (ateş) sönmek. Sönmek. İstifa etmek. Çekilmek. Kalkmak. Eğlenmeye gitmek.
Withdraw : Geri çekmek. Geri çekilmek. Almak. Kabuğuna çekilmek. Çekinmek. Çekmek. Çekilmek. Ayrılmak. Geri almak. Para çekmek.
Butterfly net : Balıkçı kepçesi.
Mug : Kupa. Saldırmak. Çok çalışmak. İneklemek. Maymunluk etmek. Enayi. Saldırıp soymak. Fotoğrafını çekmek (emniyette). Komik mimikler yapmak.
Carry on with : İle ilişkisi olmak. Korte etmek. Gayrimeşru bir ilişki içinde olmak. Sürdürmek. Kırıştırmak. İlişkisi olmak. Düşüp kalkmak. Devam etmek. Aşna fişne olmak.
Skimmers : Düzleme kürekli makine. Soğutucu. Su soğutmalı boru baraj. Kevgir. Yarış kayığı. Deniz süpürücüsü.
A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.
Mugged : İneklemek. Maymunluk etmek. Komik mimikler yapmak. Çok çalışmak. Fotoğrafını çekmek (emniyette).
Spoon synonyms : sugar shell, eating utensil, runcible spoon, date, jiggers, dallied, puttering, prolapse retainer, frisked, breaking out, go with, scoop, skimmer, mashie, mashies, flannel, a amplitude mod, niblicks, beaux, mugs, blows, abdomen, dessert spoon, amorous, spooned, tea maker, abattoir, digger, abdominal pain, golf club, abdominal distention, spoons, keep company.
Spoon zıt anlamlı kelimeler, Spoon kelime anlamı
Unformed : Şekilsiz. Biçimlendirilmemiş. Yaratılmamış. Biçimlenmemiş. Biçimsiz. Gelişmemiş. Şekillenmemiş. Oluşmamış.
Spoon ingilizce tanımı, definition of Spoon
Spoon kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To fish with a spoon bait. To catch by fishing with a spoon bait. A wooden club with a lofted face. To act with demonstrative or foolish fondness, as one in love. To take up in, or as in, a spoon. [Bakınız: Spoom]. An implement consisting of a small bowl (usually a shallow oval) with a handle, used especially in preparing or eating food.

Bu kısımda Spoon kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Spoon ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Spoon anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Spoon ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.