Screwed türkçesi Screwed nedir

Screwed ile ilgili cümleler

English: Ali screwed in the light bulb.
Turkish: Ali ampulü taktı.

English: He screwed up his courage and proposed to her.
Turkish: Cesaretini topladı ve ona evlenme teklif etti.

English: Jale screwed me over.
Turkish: Jale bana ihanet etti.

English: That could've screwed everything up.
Turkish: O her şeyi berbat edebilirdi.

English: You just screwed up.
Turkish: Mahvettin işte.

Screwed ingilizcede ne demek, Screwed nerede nasıl kullanılır?

Screwed up : Harap olmuş. Altüst olmuş. Yüzüne gözüne bulaştırılmış (argo terim). Kafada düzülmüş. Karman çorman. Siki tutmuş. Berbat durumda. Berbat edilmiş.

Be screwed : Ayvayı yemek. Göte gelmek. Patates olmak. Kazıklanmak. Vidalanmak. İşleri batırmak. Mantara bağlamak. Hapı yutmak. Yaraklara gelmek.

Get screwed : Göte gelmek. Siktir. Seks yapmak. Kazıklanmak. Siki tutmak. Kazık yemek. Sakata gelmek.

Corkscrewed : Sarmal olarak kıvrılmak. Burgu şeklini almış. Sarmal olarak kıvırmak.

Unscrewed : Vidaları çıkmak. Vidalarını sökmek. Gevşetilmiş.

Screw cutter : Pafta. Diş açma cihazı. Vida üzerinde diş açan cihaz. Vida makinesi. Bir vidanın dış bölümüne şekil vermek için kullanılan cihaz.

 

Screw clamp : Vidalı kelepçe. Vidalı takım tespit sistemi.

Screw coupling : Vidalı bağlantı. Vidalı kavrama. Vidalı koşum takımı.

Screw cap : Duya, vidalar gibi döndürülerek takılan dip. Vidalı dip. Vida başlığı. Vidalı kapak. Vida kapağı.

Screw axis : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Hem dönme, hem ötelenme işlemleri altında görülen bakışım ekseni. Sarmal eksen.

İngilizce Screwed Türkçe anlamı, Screwed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Screwed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boozed : Kafayı bulmuş. İçkili.

Fissured : Çatlak. Çatlaklı. Ayrılmış. Fisürlü. Bölünmüş. Oluklu. Çatlamış. Yarıklı. Yarık.

Contorted : Bükülen. Normal şekil ve görüntüsü bozulmuş. Kıvrılmış. Bükülmüş. Bükük. Sarılı. Buruşuk. Deforme olmuş. Biçimsiz.

Jolliest : Takılmak. Alay etmek. Hoş. Kandırmak. Keyifli. İkna etmek. Eğlenmek. Su katılmamış. Neşe verici.

Accursed : Lanetlenmiş. İğrenç. Uğursuz. Lanetli. Melun.

Rippled : Engebeli. Dalgalanmak. Düz olmayan. Çağlayarak akmak. Kırışmak. Hafifçe dalgalanmak. İnişli çıkışlı. Dengesiz. Pürüzlü.

Fluted : Kanele. Oluklu. Flütle seslendirilmiş. Fugalı.

Dentate : Tarak şeklinde. İri ve keskin olan dişlerin eksenleri yaprağa dikey durumda olması. Dentat. Dişleri olan.

Scratchiest : Gıcırtılı. Derme çatma. Düzensiz. Cızırtılı. Kaşınan. Gelişigüzel. Gıcırdayan. Üstünkörü. Kaşıntılı. Kargacık burgacık.

Wide screen : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Geniş görüntülük. Geniş ekran. Olağan sinema görüntülüğünden daha büyük olan, filmin çerçeve oranına bağlı olarak değişen görüntülük.

 

Screwed synonyms : protective covering, protective cover, crenelated, blinder, dentated, ribbed, abominable, silver screen, feeling no pain, hazy, threaded, halfseas over, awful, devious, bad, alky, boozer, shutter, escalloped, accurst, grooved, appaling, curtain, crinkly, fuddled, scratchy, jolly, hazier, cog wheel, window blind, cogwheel, mantle, happy.

Screwed zıt anlamlı kelimeler, Screwed kelime anlamı

Stupid : Salak. Aptal. Saçma. Hışır. Beyinsiz. Kakavan. Ahmak. Sersem. Kafasız. Aptalca.

Screwed antonyms : actual sin.