Scrump türkçesi Scrump nedir
- Bahçeden meyve çalmak.
- Elma çalmak.
- Ağaçtan meyve aşırmak.
Scrump ingilizcede ne demek, Scrump nerede nasıl kullanılır?
Scrumptious : Enfes. Şahane. Çok güzel. Nefis. Mükemmel. Leziz. Harikulade. Harika.
Scrumptiously : Mükemmelce. (argo) harika bir şekilde. Mükemmel bir şekilde. Harikulade bir şekilde. Hoşça. Zevkle. Leziz bir biçimde.
Scrumptiousness : Harikalık. Mükemmellik. Gösteriş. Zevklilik. Şatafatlılık. Şaşaa. Görkemlilik. Olağanüstülük. (argo) mükemmelik. Lezzetlilik.
Scrumpy : Elma şırası.
Scrum : İtişip kakışma. Süprüntü. Çarpışma. Köpüklenmek. Saldırı (amer. fut.). İtip kakma. Pis köpük. Hamle (amer. fut.). Köpük.
Scrub bird : Çalı kuşu.
Scrub away : (lekeyi vb.) ovalayarak çıkarmak. Ovarak temizlemek.
Scrub fowl : Çalı kuşu.
Scrub : Fırçalayarak ya da ovalayarak temizlemek. Ertelemek. İptal etmek. Ovalamak. Bodur çalılık. Fırçalamak. Fırça ile ovmak. Fırçalayarak yıkamak. Temizlemek. Ovarak yıkamak.
Scrummage : Saldırı (amer. fut.). Çarpışma. İtişip kakışma. Saldırış. Hamle (amer. fut.). İtip kakma.
İngilizce Scrump Türkçe anlamı, Scrump eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Scrump ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Agglomeration : Halter. Yığma. Toplanma. Yığın. Yığılma. Toplama. Yerleşim yeri. Küme. Bir toplumsal kümenin ya da daha kalabalık bir nüfus topluluğunun, yaşamak ve ekonomik etkinliklerini sürdürebilmek amacıyla seçip yerleştikleri kent, kasaba, köy ya da daha küçük bir yer.
Opsonin : Kanda bulunan ve bakterileri yok etmeye yardımcı olan madde (biyokimya). Opsonin. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bakteriyotropin. Fagositozu kolaylaştıran antikor, kompleman komponenti c3b gibi maddeler. bakteriyotropin, tropin. Normal kan serumunda bulunan ve bakterilerin akyuvarlar tarafından fagositozunu koaylaştıran antikor veya c3b gibi termolabil madde.
Cluster : Bir araya getirmek. Salkım. Toplamak. Kümelenmek. Küme. Demet. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir araya gelmek. Kluster. Türküm.
Bunch : Çete. Toplamak. Takım. Grup. Bir araya toplamak. Dermek. Türküm. Toplanmak. Deste yapmak. Salkım.
Blood : Omurgalılarda oksijenin ve karbondioksitin taşınmasında görevli kırmızı kan hücreleri, organizmanın savunmasında görevli beyaz kan hücreleri ve kanın pıhtılaşmasında görevli olan kan pulcukları ve plazmadan oluşan sıvısal doku. kan proteini, kıl, mide içeriği ve idrar vb. yabancı maddeden arındırılmış temiz, taze, bütün veya suyu alınmış hayvan kanının hızlı bir biçimde dondurulması veya soğutulmasıyla elde edilen ürün, hayvan kanı. Dem. İlkellere göre insana güç ve dirim veren, ruhu barındıran, kötülüğü uzaklaştıran, pisliği arıtan erginleme törenlerinde, kan kardeşliğinde, büyücülükte, beslenmede önemli yeri olan sıvı. Kan bağı. Adam öldürme. Asalet. Akrabalık. Kan. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hayvanlarda vücut boşluğu içinde ya da kapalı damarlar içerisinde dolaşan hücreler ile oksijen, karbondioksit, hormonlar, besin, boşaltım ve bağışıklık maddelerini taşıyan sıvı. omurgalılarda oksijenin ve karbondioksitin taşınmasında görev yapan kırmızı kan hücreleri ile organizmanın savunmasında görev yapan beyaz kan hücreleri ve kanın pıhtılaşmasında görevli olan kan pulcukları ve serumdan oluşur.
Body fluid : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gövde sıvısı. Öz su. Suyuk. Biyolojik dokulardan, su eklenerek veya eklenmeksizin, sıkma veya filtrasyonla elde edilebilen sulu kısım. özellikle şurup biçiminde hazırlanan preparatlara katılan, parçalanma ezilme ve sıkma işlemleriyle hazırlanmış, renkli ve güzel kokulu çeşitli meyve veya bitkilerin suları. Dokularda, hücrelerin dışında bulunan sıvı. Vücut sıvısı.
Clustering : Örnek birim geliştirme. Kümelenme. Bir dizi benzer şeyi gruplandırma. Kümeleme. Gruplaştırma. Kümeleyen. Bir açıkuçlu soruya alınan değişik yanıtların kavramsal ilişkilerine göre anlamlı yanıt kümelerine ayrılması. Salkımlama.
Serum albumin : Metabolik ürünlerin taşınması ve ozmotik düzenlemede görevli, molekül ağırlığı 62000 olan, kan plazmasında bol bulunan bir protein. Serum albümini.
Antiserum : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Antikorlar içeren serum. Aşı. Özgün antijene maruz bırakılan hayvandan elde edilen, bulaşıcı hastalıkların önlenmesi, tedavisi ve tanısında kullanılan, antikor içeren serum. Antiserum. Antıserum. Bağışıklıktan sonra elde edilen ve özel antikorlar kapsayan serum. Patojen etkenler veya ürünlerine karşı doğal veya yapay yolla oluşturulmuş antikorları içeren serum.
Tuft : Perçem. Püskül. Kümelemek. Sorguç. Öbek. Öbek (ot). Tutam. Top. Sıklık. Tepe.
Scrump synonyms : swad, liquid body substance, milk whey, serum globulin, bodily fluid, whey, knot, humour, humor, tussock, blood serum.

Bu kısımda Scrump kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Scrump ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Scrump anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Scrump ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.