Seaborne türkçesi Seaborne nedir

  • Deniz tarafından taşınmış.
  • Getirilmiş.
  • Deniz yoluyla taşınan.

Seaborne ingilizcede ne demek, Seaborne nerede nasıl kullanılır?

Seaborne trade : Deniz ticareti. Denizkıyısı ticareti.

Seabord : Deniz kıyısı.

Seaborgium : Suni olarak yapılan aşırı derecede kararsız radyoaktif element.

Glenn seaborg : 1961-1971 yılları arası atom enerjisi komisyon'u başkanı olduğu zaman plutonyumun ortak bulucusu abd'li kimyager. 1951 yılında edwin mcmillan ile birlikte kimya dalında nobel ödülü ortak sahibi. Glenn theodore seaborg (1912-1999).

Seaboard : Deniz kıyısı. Kıyıya yakın. Deniz kenarı. Sahil. Kıyı şeridi. Kıyı. Kıyı bölgesi. Geminin sol yanı. deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış denize doğru uzanan yer. Yalı boyu. İskele.

Seabirds : Denizkuşu. Deniz kuşu. Deniz kenarında yaşayan kuşlar.

Seabird : Denizkuşu. Deniz kenarında yaşayan kuşlar. Deniz kuşu.

Seabag : Denizci çantası. Denizcilerin elbiselerini ve diğer malzemelerini koymak için kullandıkları silindirik ve torba büzme ipli kanvas çanta. Deniz çantası.

Seabee : Donanma liman tesisleri ve savaş bölgelerinde donanma hava üsleri inşa eden abd deniz kuvvetleri inşaat mühendisleri kolordusu üyesi.

Seaboards : Kıyı şeridi. Deniz kenarı. Kıyı bölgesi. Kıyı. Kıyıya yakın. Deniz kıyısı. Yalı boyu. Sahil. Sahil kesimi.

 

İngilizce Seaborne Türkçe anlamı, Seaborne eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seaborne ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brought : Verilen. Vermek (ceza). Kazandırmak. Neden olmak. Getirmek. Celp olunan. Razı etmek. İkna etmek. Getirtilen.

Waterborne : Deniz yolu ile taşınan. Gemiyle taşınan. Suya iniş yapmış. Sudan geçen. Su yoluyla bulaşan. Yüzen. Suda yüzen. İçme suyu ile geçen. Su yoluyla taşınan.

Mobile : Cep telefonu. Mobil. Rüzgarın etkisiyle hareket eden küçük süs eşyası. Akışkan. Gezici. Değişken (fikir). Gezgin. Seyyar. Devingen.

Seaborne zıt anlamlı kelimeler, Seaborne kelime anlamı

Immobile : Hareketsiz. Oynamaz. Hareketsiz, kımıldamaz, oynamaz. Devinimsiz. Devimsiz. Kımıltısız. Durağan. Yerinden oynatılamaz. Kımıldatılamaz. Sabit.