Seafarer türkçesi Seafarer nedir

  • Denizyolu ile seyahat eden.
  • Denizci.
  • Gemi ile seyahat eden kişi.
  • Gemi yolcusu.
  • Gemici.

Seafarer ingilizcede ne demek, Seafarer nerede nasıl kullanılır?

Seafarers : Gemici. Gemi yolcusu.

Seafaring : Gemicilikle uğraşan. Denizcilikle uğraşan. Denize alışkın. Deniz yolculuğu. Denizcilik. Gemi yolculuğu. Açık denizlerde seyre uygun. Deniz yoluyla seyahat eden. Gemicilik.

Seafaring man : Denizci. Gemici.

Seafloor : Deniz tabanı. Deniz yatağı. Deniz veya okyanus zemini. Deniz yüzeyi.

Seafloors : Deniz yüzeyi. Deniz veya okyanus zemini. Deniz yatağı. Deniz tabanı.

Seafoods : Deniz ürünü. Deniz mahsülleri. Deniz mahsulü. Deniz mahsulleri.

Seafood : Yenilebilen deniz ürünü.

Seafowl : Denizkuşu.

Seafood restaurant : Balık restoranı. Balık lokantası.

Seafronts : Kıyı. Kıyı yerleşimi veya kıyıdaki tatil merkezinin denize bakan kesimi. Sahil. Denize nazır. Deniz kenarında bulunan kara bölgesi. Denize sıfır. Deniz kenarında arsa.

İngilizce Seafarer Türkçe anlamı, Seafarer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seafarer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lighterman : Mavunacı. Yakan kimse. Salapuryacı. Mavnacı. Layter çalışanı. Layterde görevli.

Gobs : Kütle. Ağız. Fıska. Tükürük. Küme. Denizci er. Bahriyeli. Pıhtı.

 

Steerer : Kaydırmacı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kaydırma arabasını yönetmekte uzmanlaşmış kişi.

Charon : Plüto'nun uydularından birisi. Kayıkçı. Ölülerin ruhlarını ölüler diyarına taşıyan botu kullanan feribotçu (yunan mitolojisi).

Bluejacket : Bahriyeli. Bahriye eri. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri.

Sea lawyer : Her şeye kusur bulan gemici. Safsatacı gemici.

Sea dog : Deniz kurdu. Kedibalığı. Fok. Eski gemici. Ayıbalığı.

Bluejackets : Bahriye eri. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Bahriyeli.

Navigators : Deniz subayı. Deniz araçlarının seyrüseferi esnasında aracın mevkiini tayin eden ve rotasını çizen uzman şahıs. Gemi yolculuğu yapan kimse. Navigatör. Pilot. Deniz araçları veya uçakların seyrini planlayan veya yönlendiren kimse. Seyir zabiti. Seyrüseferci.

Old salt : Bilgili ve deneyimli. Usta denizci. Deniz kurdu. Tecrübeli denizci. Yaşlı gemici.

Seafarer synonyms : bo's'n, bo'sun, ship's officer, bos'n, able seaman, mariner, tar, crewman, jacktar, roustabout, crew, seaman, gob, sailor boy, seafarers, pilot, navigator, blue jacket, sailor, marine, bosun, sailors, officer, whaler, boatswain, jack, bargee, helmsman, mariners, deckhand, steersman, jack tar, able bodied seaman.

Seafarer ingilizce tanımı, definition of Seafarer

Seafarer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A mariner. One who follows the sea as a business. A sailor.