Gobs türkçesi Gobs nedir

Gobs ingilizcede ne demek, Gobs nerede nasıl kullanılır?

Shut your gob : Sus. Kapa çeneni.

Gob : Eski üretim alanı. Denizci er. Bahriyeli. Pıhtı. Fıska. Kütle. Denizci. Tükürük. Gemici.

Gobbet : Parça (et). Lokma. Et parçası.

Gobbets : Lokma. Parça (et).

Gobbing : Damlama.

Gobbling : Acele yemek. Yalayıp yutmak. Gulu gulu. Yutmak. Hindi gibi sesler çıkarmak. Çabuk çabuk yemek. Silip süpürmek. Hindi sesi çıkarmak. Hızlı yemek. Atıştırmak.

Gobble up : Çabuk yiyip bitirmek. Silip süpürmek. Göçürmek. Yalayıp yutmak. Ham yapmak. Çabuk yemek.

Gobbledygook : Gerizekalı. Kargacık burgacık yazı. Salak. Anlamsız söz. Argo (meslek).

Gobblers : Baba hindi. Çabucak yiyen kimse. Lüp lüp yiyen kimse.

Gobbled : Acele yemek. Çabuk çabuk yemek. Atıştırmak. Hindi gibi sesler çıkarmak. Hindi sesi çıkarmak. Yalayıp yutmak. Çabuk yemek. Gulu gulu. Hızlı yemek. Silip süpürmek.

İngilizce Gobs Türkçe anlamı, Gobs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gobs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Curding : Kaymak. Kesilmiş süt. Lor. Teleme. Kesmik.

Aggregation : Birikim. Toplama. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yığışım. Toplam olma. Toplanma, bir araya gelme, kümeleşme. saldırı, canlılar arasında beslenma, çiftleşme, yuva alanının korunması gibi savunma, korku veya rekabetle ilgili davranışlar. Hücrelerin yuvarlaklaşması ve üzüm salkımı biçiminde bir araya toplanması. birleştirme, toplayıp yığma, kümelenme, kan pulcuklarının kümelenmesi gibi. Birleştirme. Sosyete teşkil etmeyen bir türün bireylerinin bir yerde toplanması.

 

Bulk : Boy. Esas kısmı. Büyütmek. Toplu. Çoğunluk. Şişmek. Ekseriyet. Yığın. Yük. Eşya.

Spittle : Salya.

Colostrum : Yavrularının doğumundan sonraki ilk günlerde memeliler tarafından üretilen ince süt. Gebelik sonucunda süt bezlerinden salgılanan, sütten farklı ve besin değeri daha yüksek saydam sıvı. kolostrum. İlk gelen süt. Doğumdan sonraki ilk süt. Ağız sütü. İlk ağız. İlk süt. Kolostrom. Kolostrum.

Spit : Basmak (çığlık). Tıslama. Kıyı dili. Salya. Tıslamak (kedi). Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Şişlemek. Şişe geçirmek. Tükürme. Kebap şişi.

Slews : Çevirmek. Devretmek. Dönmek. Bataklık arazi. Döndürmek. Çevirme. Fazla miktar. Devir yaptırmak. Yığın. Çok miktar.

Sea dog : Deniz kurdu. Eski gemici. Kedibalığı. Fok. Ayıbalığı.

Navigator : Gemi yolculuğu yapan kimse. Seyrüseferci. Seyir bilimcisi. Seyir zabiti. Deniz araçlarının seyrüseferi esnasında aracın mevkiini tayin eden ve rotasını çizen uzman şahıs. Navigatör. Pilot. Deniz subayı.

Agglomeration : Yığın. Yerleşim yeri. Yığılma. Bir araya toplama. Yığışma. Toplama. Yığma. Yığışım.

Gobs synonyms : large indefinite quantity, large indefinite amount, mass, sailor boy, mariners, naval officer, bank, biestings, cluster, curd, lots, bulks, bluejackets, wodge, dialect, salivary, assemblage, bluejacket, chops, navigators, debouchment, packs, brims, seamen, cutting edge, massive, marine, heaps, accent, clumped, curdler, beastings, beaks.