Seatworm türkçesi Seatworm nedir

  • Oksyurid.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Oxyuridae ailesinde bulunan nematodlara ait.
  • Oksiyür.

Seatworm ingilizcede ne demek, Seatworm nerede nasıl kullanılır?

Seatwork : Çocukların gözetim gerektirmeden kendi sıralarında yapabilecekleri ödev.

Seat adjustment : Koltuk ayarı.

Seat belt : Koltuk kemeri. Emniyet gergisi. Emniyet kemeri. Kemer. Kaza ve sert bir hareket durumunda yolcuları içinde oturdukları taşıtların koltuklarında tutan aygıt. Emniyet kemeri (aut.).

Seat cover : Koltuk kılıfı.

Seat in the house of commons : İngiliz parlamentosundaki yer. Avam kamarasındaki koltuk.

Fasten your seat belt : Emniyet kemerinizi takınız.

Seat stay : Bisiklet şasesi üzerinde oturağı destekleyen tüp.

Wear a seat belt : Emniyet kemeri bağlamak.

Seat oneself : Oturmak.

Seat of government : Hükümet koltuğu. Hükümet merkezi. Hükümetin oturduğu yer.

İngilizce Seatworm Türkçe anlamı, Seatworm eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seatworm ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tapeworm : Tenya. Bağırsak solucanı. Şeritgiller sınıfından yassı solucanların ortak adı; tenya. Abdestbozan. Şerit. Bağırsak kurdu.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

 

Cestode : Parazit. Sestod. Bağırsak şeridi. Cestoda alt sınıfının herhangi bir üyesi. Bağırsak kurdu. Kurt.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abdomen : Böcek gövdesinin alt kısım. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın. Karnın altı. Abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Batın.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Fluke : Yassı balık. Dil balığı. Şans. Bal. Şans eseri. Beklenmedik talih. Ok damağı. Balina kuyruğu. Kararsız. Zıpkın ucu.

Planaria : Yassı solucanlar (platyhelminthes) sınıfının, türbelarlar (turbelaria) takımından, uzun vücutlu, 2-4 adet küçük gözleri bulunan bir ilkel solucan cinsi. Planarya.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Seatworm synonyms : genus tylenchus, tylenchus tritici, pinworms, trematode worm, wheat eelworm, tylenchus, flame cell, nematode worm, pinworm, platyhelminthes, phylum platyhelminthes, platyhelminth, abattoir, abaxial, abdominal pain, roundworm, worm, planarian, abamectin, abdominal distention, a dna, a band, trematode, nematode, wheat eel, thread worm, threadworm, a clay, a c syndrom, abdominal ovariectomy, threadworms.