Secondary education türkçesi Secondary education nedir

  • Ortaöğretim.
  • Ortaöğrenim.
  • Orta öğretim.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • İlköğretim ile yükseköğretim kurumları arasında yer alan genel okulları, teknik ve meslek okullarını yönetmek görev ve sorumluluğunu yüklenmiş bulunan örgüt. 2-ilköğretimden geçtikten sonra öğrenimini sürdürmek isteyen gençleri ulusal eğitim amaçlarına uygun olarak daha üst öğrenime, birtakım teknik ve meslek alanlarına ya da yaşama yetiştirmek için planlanan öğretim dönemi.
  • Orta tahsil.

Secondary education ingilizcede ne demek, Secondary education nerede nasıl kullanılır?

Secondary : Delege. Sonraki. Sekonder devre. İkincil. İkincil şey. Sekonder. Belirli amaçlara göre yapılan düzenlemede ikinci derecede olan. İkinci. İkinci gelen. Ara (renk).

Education : Eğitme. Eğitim ve öğretim. Öğretim. Yetiştirme. Tahsil. Öğrenim. Toplumun genç üyelerinin varolan ekine yetişkin üyelerce bilinçli, amaçlı ve düzenli biçimde hazırlanması süreci. İlkellerde çocukların ilerde yapacakları işleri, görevleri, davranış biçimleriyle ilgili olarak onların erginlik çağına girinceye dek aileleri, akrabaları ve toplumun yaşlı üyelerince geleneklere uygun biçimde eğitilmeleri, yetiştirilmeleri. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Eğitimbilim.

 

General certificate of secondary education : (ingiliz) gcse. Lise genel eğitim sertifikası. Genel orta öğretim sertifikası. Lise diploması.

Secondary acanthosis nigricans : Şişman köpeklerde, vücut kıvrımlarının sürtünmesi ve hipotiroidizm gibi nedenlerden veya hormonal bozukluklardan kaynaklanan akantozis nigrikans. İkincil akantozis nigrikans.

Secondary air : Yakma havası. İkincil. İkincil hava. Sekonder hava.

Secondary aldosteronism : Sekonder aldosteronizm.

İngilizce Secondary education Türkçe anlamı, Secondary education eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Secondary education ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abstract reasoning : Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut akıl yürütme. Soyut usavurma.

Achievement tests : Başarı testi. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testleri.

Academy of economic and commercial sciences : İktisadi ve ticari ilimler akademisi. Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu.

Achromatopsia : Renk körlüğü. Akromatopsi. Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu.

Active school : Etkin okul. Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul.

 

Abstract intelligence : Soyut zeka. Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği.

Ability group : Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi. Düzey kümesi.

Academic preparation : Akademik hazırlık. Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık.

A priori knowledge : Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. Önsel bilgi. A priyori bilgi.

Achievement age : Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş. Başarı yaşı.

Secondary education synonyms : abulia, academic intelligence, abnormal child, academic year, academy, accustoming.