Secondary kins türkçesi Secondary kins nedir

  • İkincil yakınlar.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Bir kişinin içinde yetiştiği çekirdek aile üyeleri dışındaki hısım ve dünürleri.

Secondary kins ingilizcede ne demek, Secondary kins nerede nasıl kullanılır?

Secondary : İkinci gelen. İkincil şey. Ara (renk). Sonraki. İkinci. İkinci derecede. Belirli amaçlara göre yapılan düzenlemede ikinci derecede olan. Muavin. İkinci dereceli. İkincil.

Secondary acanthosis nigricans : Şişman köpeklerde, vücut kıvrımlarının sürtünmesi ve hipotiroidizm gibi nedenlerden veya hormonal bozukluklardan kaynaklanan akantozis nigrikans. İkincil akantozis nigrikans.

Secondary air : İkincil. İkincil hava. Yakma havası. Sekonder hava.

Secondary aldosteronism : Sekonder aldosteronizm.

Secondary alopecia : Sekunder alopesia. Sonradan oluşan kıl dökülmesi, edinsel kıl dökülmesi, sekunder alopesia, semptomatik alopesia, alopesia akuizita, idiopatik alopesi. İkincil kıl dökülmesi.

İngilizce Secondary kins Türkçe anlamı, Secondary kins eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Secondary kins ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adaptive behavior : Uyarlamacı davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Adaptif davranış. Uyumcu davranış. Uyumlayıcı davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış.

 

Age distribution : Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları. Yaş dağılımı. Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı.

Affection : Duygulanım. Duygusal yakınlık. Meyil. Muhabbet. Alaka. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu. Yakınlık. Sevgi. Etkileme.

Acculturation : Ekinsel yozlaşma. Çevresindeki kültürü kabullenme. Kültürel uyum. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Kültürlenme. Kültür etkileşimleri. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim.

Agnation : Akrabalık (baba taraf.). Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Akrabalık (baba tarafından). Baba tarafından akrabalık. Hısımlık. Akrabalık. Soydaşlık.

Alienation : Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Soğutma. Devir. Yabancılaşma. Ötekileştirme. Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Dengesizlik. Yabancı emek. Aralarını açma.

 

Adjustment in marriage : Evlilikte uyum. Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği.

Aesthetical ideal : Güzelduyusal ülkü. Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü.

Age group : Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş kümesi. Yaş grubu. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Yaş öbeği.

Acclimatation : İklimuyum. Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci.

Secondary kins synonyms : all round development of individual, aesthetic, agression, achievement motive, abilities, age grade.