Sectionalised türkçesi Sectionalised nedir

  • Bölgesel yapılmış.
  • Bölmek.
  • Coğrafi bölgelere bölünmüş.
  • Yerelleştirilmiş (ayrıca sectionalized).

Sectionalised ingilizcede ne demek, Sectionalised nerede nasıl kullanılır?

Sectionalise : Bölgesel yapmak. Bölmek. Coğrafi bölgelere bölünmek. Coğrafi bölgelere bölmek. Yerelleştirmek (ayrıca sectionalize).

Sectionalising : Bölgesel yapmak. Coğrafi bölgelere bölünmek. Yerelleştirmek (ayrıca sectionalize). Coğrafi bölgelere bölmek.

Sectionalising joint : Ayırma eki.

Sectionalism : Bölgecilik.

Sectionalization : Bölgesel yapma eylemi. Yerelleştirme. Coğrafi bölgelere bölünme.

Sectionalized : Bölmek. Bölgesel yapılmış. Coğrafi bölgelere bölünmüş. Yerelleştirilmiş (ayrıca sectionalised).

Sectional view : Kesit görünüş.

Cross sectional area : Kesit alanı.

Cross sectional analysis : Yatay kesit çözümlemesi.

Sectional cast iron boiler : Dökme dilimli kazan. Dilimlerinin birleştirilmesi ile oluşan kır dökümden yapılmış kazan.

İngilizce Sectionalised Türkçe anlamı, Sectionalised eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sectionalised ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Separate : Ayrıbasım. Ayrıştırmak. Kopmak. Müstakil. Ayırmak. Ayrı. Ferdi. Yollarını ayırmak. Genellikle süreli yayınlardaki yazıların ya da birden çok yazarı olan kitapların her bir yazara ait bölümünün yapıttan ayrı olarak basımı. Bireysel.

 

Disaffiliate : Ayırmak. İlişkisini kesmek. Kesmek. İlişiğini kesmek.

Cleave : Yapışmak. Bölünmek. Yarmak. Bağlı olmak. İkiye ayrılmak. Delmek. Çatlamak. Açmak. -den ayrılmamak.

Sectionalized : Yerelleştirilmiş (ayrıca sectionalised).

Dissever : Tamamen ayırmak. Ayrılmak. Ayırmak. Parçalara ayırmak. Kesip ayırmak. Koparmak.

Barge into : Lafını kesmek (örneğin, my sister-in-law always barges into the conversation when ı speak with my mother-in-law {kaynanam ile konuşurken baldızım sürekli lafımı keser}). Kaba bir şekilde lafa girmek. Davetsiz misafir olmak. Bir yere davetsiz gitmek. Konuşmayı kesmek. Lafı kaba bir şekilde kesmek. Sözü kesmek. Kabaca lafa girmek. (gayriresmi) davetsiz girmek (örneğin, he wasn't invited so he barged into the party {partiye davet edilmemiş, o da davetsiz katıldı}).

Sectionalise : Yerelleştirmek (ayrıca sectionalize). Coğrafi bölgelere bölmek. Bölgesel yapmak. Coğrafi bölgelere bölünmek.

Dismembered : Uzuvlarını kesmek. Uzuvları bedenden ayırmak. Organlarını ayırmak. Sökmek. Parçalarına ayırmak. Parçalamak.

Cleaving : Bağlı olmak. Dilinim. Yarılmak. Açmak. Çatlamak. Yapışmak. İkiye ayrılmak. Sadık kalmak. Yarmak.

Disaffiliates : İlişkisini kesmek. İlişiğini kesmek. Kesmek. Ayırmak.

Sectionalised synonyms : split up, cleaves, disaffiliating, branch, split, disaffiliated, dismembers, break down, cleaved, carve up, dismembering, divide, dismember, sectionalize.

Sectionalised zıt anlamlı kelimeler, Sectionalised kelime anlamı

Unite : Birleştirmek. Raptetmek. Birlik olmak. Bağlamak. Kavuşturmak. Evlenmek. Birleşmek. Bitişmek. Kaynaşmak.