Sedition türkçesi Sedition nedir

Sedition ingilizcede ne demek, Sedition nerede nasıl kullanılır?

Seditionary : İsyankar. İsyanı körükleyen kişi. İsyanı teşvik eden (özellikle hükümete karşı)). Farklı düşünmeyi teşvik eden.

Seditionist : Farklı düşünmeyi teşvik eden kimse. İsyanı körükleyen kişi. İsyankar. İsyanı teşvik eden kimse (özellikle hükümete karşı).

Seditionists : İsyanı teşvik eden kimse (özellikle hükümete karşı). İsyanı körükleyen kişi. İsyankar. Farklı düşünmeyi teşvik eden kimse.

Seditions : Fitne. Eylem. Konuşma. Fesat. Ayaklandırma. Fesatlık. İsyan. İsyana teşvik. Kargaşalık. Hükümete karşı kışkırtıcı yazı.

Seditious : Müfsit. Ayaklandıran. Kışkırtıcı. İsyana teşvik eden. Asi. Karıştırıcı. Fitneci. Tahrikçi.

Seditiously : İsyanı teşvik edecek şekilde (özellikle hükümete karşı). Farklı düşünmeyi teşvik edecek şekilde. İsyankarca. Kışkırtıcı bir şekilde.

Seditiousness : Tahrik. İsyankarlık. Teşvik. Kışkırtma. İsyan. Başkaldırı.

About sysedit : Sysedit hakkında.

Sedimentary montle : Tortul örtü. Kristal kayaçla yapılı bir temel üzerindeki tüm tortul kalınlığı.

 

Sedimentary : Tortulu. Çökelme. Tortul. Tortu özelliğinde olan.

İngilizce Sedition Türkçe anlamı, Sedition eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sedition ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Infraction : Tecavüz. Nakız. Sözleşmeye aykırı davranma. Çiğneme. Bozma (kuralları). İhlal. Bozma. Suç. Uymama. Kuralları bozma.

Impellent : İtme. Sevk eden. Sevkeden. Mecbur eden. Sürücü. Zorlama. Harekete geçiren. İtici.

Instigation : Kışkırtıcılık. Öneri. Sevk. Azmettirme. Uyarı. Teşvik.

Mutinying : Başkaldırmak. Ayaklanmak. Kazan kaldırmak. Kıyam. İsyan (gemi kaptanına karşı veya askeri yetkeye karşı). Başkaldırma. İsyan etmek. Ayaklanma. İsyan etmek (gemi kaptanına karşı veya askeri yetkeye karşı).

Abetment : Cesaretlendirme. Tahrik etme. Suça katılma. Azmettirme. Suça teşvik. Yardımda bulunma. Tahrik ve teşvik. Suç ortaklığı.

Actuating : İşletmek. Çalıştırmak. Harekete geçirmek. Çalıştırma. Harekete geçiren. İşletme. Çalıştıran. Harekete geçirme.

Verbs : Fiil.

Unrest : Karışıklık. Tedirginlik. Huzursuzluk. Kargaşa. Çalkantı. Rahatsızlık. Huzursuzluk (ülkede veya kuruluşta veya örgütte). Bozgun.

Agitator : Kışkırtan kimse. Parmakçı. Ajitatör. Çalkama işini sağlayan araç. Provokatör. Çalkalayıcı makine. Tahrikçi kişi. Eylemci. Özdekleri birbirine karıştıran araç.

Disturbance : Rahatsız etme. Bozukluk. Huzursuzluk. Doğrusal regresyon çözümlemesinde y ile x arasındaki gerçek ilişki modelinde, (a+bx) ile hesaplanan tahmini ana kitle değeriyle gerçek ana kitle y değeri arasındaki fark. Rahatsızlık. Sıkıntı. Bozunum. Taciz etme. Telaş. Endişe.

 

Sedition synonyms : chin wag, corruptions, abetting, mutinies, colloquium, outbreaks, concourses, verb, conversation, abuse, factional, outbreak, incitation, deed, agitprop, insurgencies, deliveries, movement, agitation, dialog, mutiny, colloquy, impulsion, colloquiums, concourse, incitement, anarchies, delivery, geste, excitations, dissensions, complot, insurgence.

Sedition ingilizce tanımı, definition of Sedition

Sedition kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The raising of commotion in a state, not amounting to insurrection. Excitement of discontent against the government, or of resistance to lawful authority. Conduct tending to treason, but without an overt act.