See through türkçesi See through nedir
- Maddi destekte bulunmak.
- Zorluklara rağmen tamamlamak.
- Arasından bakmak.
- Aklından geçeni görmek.
- Ciğerini okumak.
- Yarım bırakmamak.
- Destek olmak.
- Yarı yolda bırakmamak.
- Yetmek (para).
- İçini görmek.
- Yardım etmek.
- İşini görmek.
- Arka çıkmak.
- Sonuna kadar götürmek.
- Desteklemek.
See through ile ilgili cümleler
English: This scanner can see through clothes.
Turkish: Bu tarayıcılar giysilerin içini görebilir.
English: I can't see through walls.
Turkish: Duvarların içinden göremem.
English: Superman can see through walls.
Turkish: Süpermen duvarların içinden görebilir.
English: She says that she can see through walls.
Turkish: O, duvarların içinden görebileceğini söylüyor.
English: Can Superman also see through clothes?
Turkish: Süpermen de giysilerin içinden görebilir mi?
See through ingilizcede ne demek, See through nerede nasıl kullanılır?
See : Kavramak. Papalık. Bakmak. Farketmek. Anlamak. Görüşmek. Farkına varmak. Yerinde görüm. Piskoposluk.
Through : İçinden. Her yanında. Başından sonuna dek. Orasında burasında. Her yanına. Başarılı bir sonuca. Vasıtasıyla. Süresince. Vasıtası ile. İçeriye.
See through one : Birinin içini okumak.
See through rose colored glasses : Pembe gözlüklerle görmek. Toz pembe görmek.
See a joke : Bir espriyi anlamak. Bir şakayı görmek. Bir şakayı idrak etmek.
See a patient : Hasta bakmak.
See a thing through : Tuttuğunu koparmak. Bir girişimi başarmak. Bir işi başarmak.
İngilizce See through Türkçe anlamı, See through eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak See through ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Uphold : Tarafını tutmak. İdame etmek. Sürdürmek. Muhafaza etmek. Sürdürmek (ingiliz ingilizcesi). Uygun bulmak. Tutmak. İltizam etmek. Devam ettirmek (ingiliz ingilizcesi).
Assists : Yardımcı olmak. Asistanlık yapmak. Hazır bulunmak. Asiste etmek. İmdat. Sayı yaptırma. Muavenet.
Face it out : Sonuna kadar direnmek. Karşı karşıya gelmek. Üzerine gitmek. Cesaretle karşılamak. Yüz yüze gelmek.
Backed up : Yardım alan. Biriktirmek. Bir aracı ters yöne doğru sürmek. Geriye doğru hareket etmek. Arkalı. Gerilemek. Destek sağlamak. Yedeklemek. Destekli.
Sponsor : Belirli koşulları taşıyan bir filmin ya da televizyon izlencesinin gerçekleştirilmesini, parası karşılığı isteyen kimse. Himaye etmek. Destek sağlamak. Korumak. Ünalgı-sınalgı bağdarlamasının masraflarını karşılayıp reklam yapan firma. Vaftiz babalığı yapmak (çocuğa). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Siparişçi. Sponsorluğunu yapmak. Kefil olmak.
Advocate : Yandaş. Avukat. Taraftar. Müdafi. Korumak. Savunmak. Savunucu. Müdafaa etmek.
Furthers : Ötedeki. İlerlemesini sağlamak. İlerletmek. Daha öte. Daha ileri. Kolaylaştırmak. İlerlemesine yardım etmek.
Bolster up : Yastıkla beslemek. Cesaretlendirmek. Güçlendirmek.
Assisting : Yardımcı olmak. Hazır bulunmak. Asistanlık etme.
See through synonyms : take up the cudgels for, abets, back, shoring, furthered, sponsoring, fill the bill, assist at, bear up, logrolls, bolster, befriended, bear out, do the trick, read like a book, be supportive, logroll, shore, bear somebody out, championing, afford assistance, assist, afforce, give someone a leg up, be with, champion, further, advocated, befriend, sponsors, be a party to, beareth, see out.

Bu kısımda See through kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede See through ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce See through anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz See through ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.