Seismic türkçesi Seismic nedir

  • Depreme ilişkin.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Depremsel deniz dalgası.
  • Depremle ilgili.
  • Depremden ileri gelen.
  • Bir deniz depreminin arkasından, suların yerlerini değiştirmesiyle oluşan uzun dalgalar.
  • Sismik.
  • Depremsel.

Seismic ingilizcede ne demek, Seismic nerede nasıl kullanılır?

Seismic activity : Deprem. Sismik etkinlik. Yerkürenin sarsıntıları. Sismik aktivite.

Seismic belt : Sismik kuşak. Deprem kuşağı.

Seismic detector : Yeryüzünde uygun yerlere konularak yerden gelen ses dalgalaranı algılayan, bir titreşim ölçer ile bir seslikten oluşan dinleme aygıtı. Deprem algıcı. Sismik detektör.

Seismic focus : Deprem merkezi.

Seismic intensity : Sismik şiddet.

Seismic zone : Depremlerin meydana gelmesi muhtemel bölge. Sismik zon. Sismik bölge. Deprem bölgesi.

Seismical : Depremden ileri gelen.

Seismic wave : Deprem ocağında katmanların yerinden oynamasının neden olduğu sarsıntının her yönde yayılışını sağlayan devinim. Deprem dalgaları. Deprem merkezinden başlayıp, yer üzerinde ve içinde her yana yayılan sarsıntı dalgaları. Depremsel dalga. Deprem dalgası. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Sismik dalga.

Seismically : Depremlerle alakalı olarak. Sismik bir şekilde. Sismik olarak.

Seism : Zelzele. Sismik. Depremle ilgili. Deprem. Yersarsıntısı. Başlangıç noktası yerin içinde bulunan, doğal nedenli yerkabuğu devimi.

 

İngilizce Seismic Türkçe anlamı, Seismic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seismic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Algonkian : Alkongien. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Algonkiyen. Bir prekambriyen sistemi. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi.

After shock : İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı şok. Art sarsıntı. Artçı sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra).

Aggregats : Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri. Topluluk.

Alcalic fumarole : 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Alkali tüten.

Abrasive power : Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun aşındırma gücü. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Aşındırıcı güç.

Acrozone : Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Menzil zonu. Uç kuşağı.

Unstable : Değişen. Delibozuk. Tutarsız. Değişken. Kararsız. Güvenilmez. Kolayca öğelerine bozunan. denge durumunu küçük bir yerdeğişim ile yitiren. Dengesiz. Yeltek.

 

Abyss : Uçurum. Boşluk. Abis. Dibi olmayan çukur. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Derinlik. Cehennem. Tamu.

Seismic synonyms : sea wovle, seismical, alkali rocks, agricultural geology, adventive cone, absolute age, acid fumarole, abysal environment, adjacent rock, absolute chronology, seismal, seism, advance of aglacier.

Seismic zıt anlamlı kelimeler, Seismic kelime anlamı

Stable : Sağlam. Sabit. Oturmak. Azimli. Kararlı. Devamlı. Tavla. Ahıra bağlanmak. Ahır.

Seismic ingilizce tanımı, definition of Seismic

Seismic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Caused by an earthquake. Of or pertaining to an earthquake.