Selective demand türkçesi Selective demand nedir
- Seçici istem.
- İktisat alanında kullanılır.
- Seçici talep.
- Belli bir ürün grubu içerisindeki belli bir markaya yönelik bilinçli istem.
Selective demand ingilizcede ne demek, Selective demand nerede nasıl kullanılır?
Selective : Selektif. Dikkatli. Seçmeli. Seçimsel. Seçici. Ayıran. Amaç. Seçimli. Seçkili.
Demand : İstemek. Bir piyasadaki tüketicilerin bir mal ya da hizmete yönelik satınalma gücüyle desteklenmiş istek, niyet ve davranışları. Emretmek. Talep. Sormak. Talepte bulunmak. Zorlamak. Gerektirmek. Talep etmek. Bilgisayar, hukuk, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
Selective advantage : Seçilme avantajı. Bir organizmaya yaşama ve üreme şansı veren herhangi bir karakter.
Selective advertising : Bir ürüne seçici istem yaratmak amacıyla yapılan her türlü reklam. Seçici reklam.
Selective breeding : Seçici çiftleşme. Seçici yetiştirme. Seçici çoğaltma. Yetiştirme. Seçmeli üretim. Seçici üretme. Seleksiyona dayalı ıslah. İnsanların, bitki ve hayvanlardan üretim yolu ile kendileri için faydalı (fazla meyve, süt vb.) olan genetik soyları yetiştirmeleri. Daha iyi bir ırk yaratacak şekilde üretme.
Selective call processing : Seçici çağrı hizmeti.
İngilizce Selective demand Türkçe anlamı, Selective demand eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Selective demand ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Selective demand synonyms : a change in supply, a group shares, ability to pay principle, abnormal budget expenditures, abolition of forced labour convention, a shift in demand.

Bu kısımda Selective demand kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Selective demand ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Selective demand anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Selective demand ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.