Self dependence türkçesi Self dependence nedir

Self dependence ingilizcede ne demek, Self dependence nerede nasıl kullanılır?

Self : Kişisel çıkar. Şahıs. Düz renkli (çiçek). Özbenlik. Kendi. Zat. Bizzat. Kendisi. Öz. Özellik.

Dependence : Güven. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. İtimat. Dayanma. Psikotrop bir maddeyle merkezi sinir sistemi arasındaki etkileşmeden doğan ve maddenin keyif artırıcı psişik etkilerini duyumsamak ve bazen de yokluğunun vereceği huzursuzluktan sakınmak için maddeyi devamlı veya periyodik olarak alma isteği. Bağımlılık. Başkasının sırtından yaşama. Çoğabilimde, çalışan (etkin) kesim üzerindeki çoğal baskıyı gösteren ve edilgen çoğanın etkin çoğaya oranı olarak bulunan değer. İlişki. Bağlı olma.

Self sufficiency : Kendine yetme. Kendine güven. Kimseye muhtaç olmama.

Self abandonment : Ayrıntılı olarak. Fedakarlık.

Self abasement : Küçülme. Alçalma. Bayağılaşma. Kendini alçaltma. Kendini rezil etme.

Self abnegation : Fedakarlık. Özveri.

İngilizce Self dependence Türkçe anlamı, Self dependence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Self dependence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Independence : Louisiana eyaletinde yerleşim yeri. Bağışımlık. Kimseye muhtaç olmayacak kadar gelir. Özgürlük. Serbestlik. İstiklal. New york eyaletinde yerleşim yeri. Hürriyet. İki olay ya da değişken arasında birindeki değişmelerin ötekine bağlanabileceği bir ilişkinin oimasi ya da bağıntı çözümlemesi sonucu anlamlı bir bağıntının bulunması durumu, bk. anlamlılık, bağımsızlık.

 

Autonomy : Özeksel bir gücün yönettiği geniş bir bütün içinde, bir kuruluşun ya da bir ülkenin belli koşullar altında kendi kendini yönetme hakkı. Muhtariyet. Yönetim bakımından dış denetimden bağımsız olma. kişinin, kendi davranışlarını düzenleme ve bu davranışlara yön verme konusunda bir ölçüde bağımsız oluşu. Özerklik. Eğitim, tarih alanlarında kullanılır. Bir milletin kendi kendini idare hakkı. Otonomi.

Detachedness : -e bir başka örnek. Ayrılmışlık. Ayrılık. Ayrı olma. Farklılık. Tarafsız olma. Tarafsızlık.

Independency : Bağımsız devlet. Özgür devlet.

Sovereignty : Saltanat. Hükümdarlık. Egemenlik. Hükümranlık. Büyüklük. Özerklik. Hakimiyet. Yücelik.

Freeness : Serbestlik. Parasızlık. Rahatlık. Hamurun serbestlik derecesi. Serbestçe. Özgür olma durumu. Muaf tutma durumu. Hür olma. Açıklık.

Freedoms : Fahri üyelik. Hürriyet. Laubalilik. Seçme hakkı. Onursal üyelik. Açık sözlülük. Özgürlük. İstiklal. Muafiyet.

Self government : Kendi kendini idare etme. Halk yönetimi. Kendi kendini yönetme. Muhtar idare. Özyönetim. Özerklik. Öğrencilerin, yönetmelik hükümlerine ve okul kurallarına göre seçilen temsilcileri aracılığıyla, sınıf dışı etkinlikleri yönetmeleri. okul düzeninin büyük ölçüde öğrencilerce sağlanması. Özerk yönetim. Halkın kendi kendini yönetmesi.

Autonomies : Otonomi. Özerklik. Bir milletin kendi kendini idare hakkı. Muhtariyet.

Sovereignties : Hakimiyet. Büyüklük. Egemenlik. Saltanat. Hükümranlık. Hükümdarlık. Yücelik. Özerklik.

Self dependence synonyms : irresponsibleness, sleaze, freedom.