Senseless türkçesi Senseless nedir

Senseless ile ilgili cümleler

English: The sentence is senseless, but correct.
Turkish: Bu cümle saçma ama hatasız.

English: These senseless killings will not go unpunished.
Turkish: Bu duygudan yoksun kıyımlar cezasız kalmayacak.

English: There are sentences whose translation into certain languages is senseless and, therefore, should be avoided.
Turkish: Muayyen dillere çevirisi anlamsız olan cümleler vardır ve bu yüzden, sakınılması gerekir.

English: It's all so senseless.
Turkish: Onun hepsi çok anlamsız.

English: Living the kind of life that I live is senseless and depressing.
Turkish: Benimki gibi bir hayat yaşamak manasız ve iç karartıcı.

Senseless ingilizcede ne demek, Senseless nerede nasıl kullanılır?

Cause to be senseless : Hissiz olmasına yolaçmak.

Fall senseless : Şuursuzca düşmek. Bilinçsizce yığılıp kalmak.

Senselessly : Akılsız bir şekilde. Mantıksız bir şekilde. Şuursuzca. Anlamsız bir şekilde. Saçmaca. Anlamsızca. Anlamsız olarak. Budalaca. Aptalca. Ahmakça.

Senselessness : Mantıksızlık. Akılsızlık. Budalalık. Duygusuzluk. Anlamsız olma özelliği. Anlamsızlık. Saçmalık. Aptallık ahmaklık. Baygınlık.

 

Sense danger : Tehlike sezmek.

Sense impression : Hassasiyet.

Sense of direction : Yön kestirme yeteneği. Yön duygusu. Yön bulma hissi. Yön bulma yeteneği. Yön bulma beceresi. Yön duyusu.

Sense of belonging : Aidiyet duygusu. Mensubiyet hissi. Aitlik hissi. Mensubiyet duygusu. Aidiyet hissi. İlişkinlik duygusu. Ailede çocuklar ile yetişkinlerin birbirlerine bağlı olduklarını bilmeleri, kendilerine gereksinme duyulduğunu sezmeleri. bir toplumsal kümeyi oluşturan kişilerin birbirlerine bağlı olduklarını duymaları.

Sense of beauty : Güzellik anlayışı.

Sense deception : Duyu yanılgısı. Duyu örgenlerinin yapısı ya da uyaranların nitelik ve sunuluş biçiminden doğan algı yanılması.

İngilizce Senseless Türkçe anlamı, Senseless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Senseless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deaf : İşitme engelli. Ağır işiten. Duymazlıktan gelen. Dik başlı. Kulak asmayan. Sağır. Bütün düzeltmelere karşın işitme yitimi 70 desibelden daha çok olan, eğitim-öğretim çalışmalarında işitme gücünden yararlanamayan (kimse).

Balderdash : Boş laf. Ivır zıvır. Zırva.

Barren : Çorak. Kısır. Boş. Meyvesiz. Kıraç. Yavan. Budala (argo terim). Budala. Sonuçsuz.

Cockamamie : Anlamsız (argo terim). Aptalca. Komik. Çılgın. Saçma sapan. Gülünç.

Blethering : Gereksiz konuşma. Saçmalamak. Abuk sabuk konuşmak. Saçma sapan konuşmak. Zırva.

Distracted : Kafası karışmış. Aklen dengesiz. Aklı başından alınan. Telaşlı. Çok endişeli. Çılgın. Deli. Dengesiz (kimse). Şaşırmış.

 

Benumbed : Uyuşuk. Uyuşmuş. Uyuşturulmuş.

Aimless : Başıboş. Gayesiz. Hedefsiz. Ereksiz. Maksatsız.

Applesauce : Elma püresi. Palavra. Abuk sabuk. Elma sosu. İpe sapa gelmez. Boş laf.

Bird shot : Av saçması.

Senseless synonyms : dazed, absurds, clownishly, ill advised, trivial, coldest, drunk, deafer, absurdity, absurd, reasonless, cruel, chimerical, comatose, buggiest, gratuitous, anesthetised, emptyheaded, futility, blankest, brute, heaviest, shiftless, emptiest, colourless, futile, deadpans, unaimed, dumbly, destroyed, apple sauce, drunks, drunkest.

Senseless zıt anlamlı kelimeler, Senseless kelime anlamı

Reasonable : Mantıklı. Akıllıca. Akla uygun. Usasığar. Akılcı. Mantıksal. Münasebetli. Haklı. Akıllı. Ortalama us ölçülerine uygun düşen ya da mantık yoluyla sınanabilen.

Conscious : Ayık. Kastiyle. İnançlı. Bilinçli. Farkında. Şuuru yerinde. Kasıtlı. Kasti. Bilincinde. Müdrik.

Senseless ingilizce tanımı, definition of Senseless

Senseless kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Unwise. Destitute of, deficient in, or contrary to, sense. Stupid. Unconscious. Unreasonable. Without sensibility or feeling. Foolish.