Sergi nedir, Sergi ne demek

  • Alıcının görmesi, seçmesi için dizilmiş şeylerin tümü ve bu nesnelerin serildiği yer.
  • Yaygı, kilim.
  • Halkın gezip görmesi, tanıması için uygun biçimde yerleştirilmiş ürünlerin, sanat eserlerinin tümü
  • Bir yerin, bir ülkenin veya çeşitli ülkelerin kendine özgü tarım, sanayi vb. ürünlerini tanıtmak için bunların uygun bir biçimde gösterildiği yer.

"Sergi" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Resim, heykel, seramik, el işleri sergisi ne olursa gidiyorum." - H. Taner
  • "Bir karpuz sergisi açabilmek için projeler yapmakta idi." - S. F. Abasıyanık

Yerel Türkçe anlamı:

Balkon.

1.Yaygı, kilim. 2.Sofra bezi, örtü.

Yaygı, kilim

Kilim, halı, yaygı.

Yatak, yorgan ve yastık takımı : Bir kat sergi yaydım.

Tütün dizilerinin serildiği yer.

Tarla sınırı.

Kilim; yaygı vb

Bir çeşit heybe.

Pazaryerinde satılmak için sergilenen mallar.

Kuruması için serilmiş tahıl, meyve.

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Heykel, Resim) Bir arada sergilenmiş sanat yapıtlarının bütünü; bu işin yapıldığı yer. a. bk. birleşik sergi, tüm sergi.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Bir ülke, yöre, kesim ve gerçek veya tüzel kişilerin kendine özgü ürünlerinin, tanıtım ve satışı amacıyla ulusal veya uluslararası düzeyde sürekli veya geçici olarak toplu biçimde gösterildiği yer.

 

Tarih'teki anlamı:

Yeniçeriler dışındaki ocakların aylıklarının paşa kapısında dağıtılması işlemi.

Devlet hazinesinden ödenecek paranın ne kadar olduğunu gösteren ve alacaklıya verilen belge.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Leblebicilerin nohutları soğutmak amacıyla yaydıkları yer. (*Güdül -Ankara)

Bilimsel terim anlamı:

Ülke ürünlerinin tümüyle gösterilmesi, duyurulmaları ve satılmaları sağlanılmak amacıyla meydana getirilen büyük sataklar.

İngilizce'de Sergi ne demek? Sergi ingilizcesi nedir?:

gallery, exhibition

Fransızca'da Sergi ne demek?:

exhibition, exposition

Osmanlıca Sergi ne demek? Sergi Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

suret

Sergi hakkında bilgiler

Expo, "exposition" kelimesinin kısaltılmışı; ayrıca Dünya Fuarı olarak da bilinen ve 19. yüzyılın ortalarından beri düzenlenen organizasyondur. Türkçe karşılığı "sergi"dir.

Expo resmi olarak Uluslararası Sergiler Bürosu (BIE) tarafından gerçekleştirilir. BIE 3 çeşit fuar düzenler. Genelde 3-6 ay arası sürer. Ayrıca, ülkeler kendi 'fuar'larını ya da 'sergi'lerini BIE onayı olmadan da düzenleyebilirler.

Günümüzde, Expo FIFA Dünya Kupası ve Olimpiyat Oyunlarından sonra dünyada ekonomik ve kültürel etki yaratan üçüncü en büyük organizasyondur. Expolar 150 yıldan fazla süreden beri düzenlenmektedir. (Modern Olimpiyat Oyunları ve Dünya Kupası'ndan daha uzun süredir.) İlk Expo 1851 yılında Londra'da, Hyde Park'ta, Kristal Palas'ta “Great Exhibition of the Works of Industry of All Nations” teması altında düzenlenmiştir.

Organizasyon 2015 yılında İtalya’nın Milano kentinde yapılacaktır. 2016 yılında Çiçek ve Çocuk temalı Botanik EXPO fuarı 23 Nisan - 30 Ekim tarihleri arasında Antalya'nın Aksu ilçesinde düzenlenecektir.

 

Sergi ile ilgili Cümleler

  • Ali farklı şiir kitaplarını sergiledi.
  • Yeteneklerini sergiledi.
  • Sergi bir ay daha açık kalacak.
  • Sergi çok etkileyici idi.
  • O, elması sergi salonuna getirdi.
  • Sergi onun hayal gücünün bir ürünüydü.
  • Müzede gidip görmek istediğim yeni bir sergi var.
  • Sergi, 15 Kasım'a kadar açık.
  • Sergi halka açık mı?
  • Çiçek sergisinde güllerini sergileyeceğim.
  • Ben İspanya'ya tatile gittiğimde, eski tarım ekipmanlarından oluşan bir sergiyi görmek için müzeye gittim.
  • Sergi bir ziyarete oldukça değer.
  • O, adi davranış sergiledi.
  • Sergi çok etkileyiciydi.

Sergi anlamı, kısaca tanımı:

Ülke : Devlet. Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge. Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket.

Sergi açmak : Sergilemek.

Sergi sermek : Kurutmak veya göstermek için bir şeyi düz bir yere yaymak.

Sergievi : Sanat eserlerinin sergilenmesi için hazırlanmış yer.

Sergikarası : Gaziantep çevresinde genellikle şarap yapmak için üretilen, sofralık olarak da tüketilen, orta kalın kabuklu, siyah renkli, iri taneli bir tür üzüm.

Sergi salonu : Yeni üretilmiş ürünlerin topluma tanıtılması ve satışa sunulması amacıyla sergilendiği yer. Sergievi.

Karma sergi : Birçok ressamın eserlerini sergilediği yer.

Kişisel sergi : Sadece bir sanatçının eserlerinin yer aldığı sergi.

Tersane sergisi : Osmanlı Devleti'nde tersanede çalışanların alacaklarını gösteren çizelge.

Sergici : Mallarını sergileyerek satan kimse.

Sergicilik : Sergici olma durumu.

Sergileme : Sergilemek işi, teşhir, ekspozisyon.

Sergilemek : Bazı şeyleri göstermek, tanıtmak veya satmak amacıyla herhangi bir biçimde, herkesin görebileceği bir yere yerleştirmek, teşhir etmek. Vermek veya sunmak.

Sergileniş : Sergilenme işi.

Sergilenme : Sergilenmek işi.

Sergilenmek : Verilmek veya sunulmak. Sergileme işi yapılmak. Oynanmak.

Sergileyiş : Sergileme işi.

Sergilik : Sergi yeri. İş yerlerinde, fuarlarda vb. yerlerde malların alıcılara gösterilmek üzere özel olarak hazırlanmış bölüm, stant. Sergiye konulmaya uygun olan.

Sergin : Serilmiş olan. Yatan (hasta).

Sergin vermek : Hastalanıp yatağa yatmak.

Alıcı : Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera. Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç.

Görme : Görmek işi, rüyet.

Seçme : Seçkin, seçilmiş. Seçmek işi, intihap, seleksiyon.

Dizi : Dizi film. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri. Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra. Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma. Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı. Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler. Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü. Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra.

Nesnel : Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, objektif. Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif. Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı.

Halk : Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Yaratma. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali.

Gezi : Gezilip hava alınacak yer. Ülkeler veya şehirler arasında yapılmış olan uzun yolculuk, seyahat. Gezmek, görmek, eğlenmek amacıyla yapılmış olan yolculuk. Gezinti yeri. Pamuk ve ipekle karışık dokunmuş hareli kumaş. Bu kumaştan yapılan.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Yaygı : Yere veya döşeme üzerine serilen örtü.

Kilim : Döşeme, divan gibi yerlere serilen, genellikle desenli, havsız, kalın, kıl veya yün dokuma.

Sergi çadırı : Hayvanların seyircilere gösterildiği sergi.

Sergi halifesi : Sergileri düzenleyen ve bununla ilgili işlemleri yapan görevli.

Sergi ırkları : Tavuklarda yumurta veya et verimi yerine dış görünüm güzelliklerini sergilemesi için yetiştirilen ırklar.

Sergi önceliği : Bir sergide gösterilme nedeniyle, serginin açılış tarihinden başlayan öncelik.

Sergi üzümü : Kalın kabuklu bir çeşit üzüm.

Sergi ve panayır ayrıcalığı : Hükümetin izni ile açılan sergi ve panayırlarda yaptıkları tecimsel çalışmalardan elde olunan kazançlar (Türkiye'de başkaca yeri ve sürekli temsilcileri bulunmamak koşulu ile). Bu sergi ve panayırlarda yapılacak erkin uğraşı çalışmalarından elde olunacak kazançların gelir vergisi ile bağımlı tutulmamaları.

Sergiağacı : Yaş keçeyi kurutmak amacıyla askılara asmak için kullanılan, bir araya getirilmiş üç ağaç sırık. (*Bor -Niğde)

Sergibaşı : Sergi işleriyle uğraşan görevlilerin başı.

Sergihalısı : Odaya serilen halı. (Yenikent *Aksaray -Niğde)

Sergilenmiş bulgular : Kütüğe yazımda, sergilendikleri göz önünde tutulacak markalar.

Diğer dillerde Sergi anlamı nedir?

İngilizce'de Sergi ne demek? : [Sergi Barjuán] adj. displaying

n. exhibit, exhibition, display, show, show window, showing, exposition

Fransızca'da Sergi : salon [le]

Almanca'da Sergi : n. Ausstellung, Exposition

Rusça'da Sergi : n. выставка (F), лоток (M)