Sericin türkçesi Sericin nedir
- İpek yapıştırıcısı.
- İpek böceklerinin ipek bezlerinden salgılanan, serin, glisin ve aspartik asitçe zengin olan ve üç tipi bulunan bir protein.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- İpek özü.
- İki ipek fiber iplik telini birbirine bağlayan yapışkan organik malzeme.
- Serisin.
- İpek zamkı.
Sericin ingilizcede ne demek, Sericin nerede nasıl kullanılır?
Sericite : İnce taneli muskovit. Serisit.
Sericeous : Tüylü. Atlas gibi. İnce tüylü. İpek gibi. İpekli. İpeksi.
Sericultural : İpekböcekçiliği ile ilgili. İpekçilik ile ilgili.
Sericulture : İpek böcekçiliği. İpekçilik. İpekböcekçiliği.
Sericulturist : İpekböcekçi. İpek üreticisi. İpekböceği yetiştiricisi.
Serial communication : Seri iletişim. Dizisel iletişim.
Serial categorization : Nitel veri ya da bu verilerin içerikleri bir ayrıtın salt varlığını ya da yokluğunu aramakla kalmayarak yoğunluk düzeyini de gösterecek biçimde kesimleme. Dizileyici kesimleme.
Bandar seri begawan : Brunei'nin başkenti.
Serial computer : Seri bilgisayar.
Serial access : Sıralı erişim. Seri erişim. Ardışık erişim.
İngilizce Sericin Türkçe anlamı, Sericin eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sericin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Union : Rakor. İl, kent ve köy gibi yerel yönetim birimlerinin, bir ya da birden çok sayıdaki görevlerini daha iyi yerine getirmek amacıyla, yasalar uyarınca kimi kaynak ve örgenlerini birleştirerek oluşturdukları örgüt. birliklerin de, kent yönetimleri gibi, başkanları, genel kurulları ve yönetim kurulları bulunur. Kavuşma. Federasyon. İttifak. Darülaceze. Boruları döndürmeden eklemeyi sağlayan bir bağlantı parçası. Birleşme. Birlik. Evlilik.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Conjugation : İzdivaç. Evlilik. Çekim. Bir hücreli organizmaların ya da gametlerinin geçici olarak ya da devamlı olarak bir araya gelmesi. konjugasyon. Cümlede yüklem görevinde bulunan fiil veya ad soylu kelimelerin zaman, şahıs, teklik ve çokluk kavramı veren eklerle girdiği şekil: biliyorum (<bil-iyor-um), bildin (<bil-di-n), bilir (<bil-ir), bileceğiz (<bil-eceğ-iz), bilmişsiniz (<bil-miş-siniz), bilmeliler (<bil-meli-ler), bilsek (<bil-se-k), bilelim (<bil-elim), bilsin (<bil-sin), iyiyim (<iyi-y-im), iyisin (<iyi-sin), iyidir (<iyi-dir), iyiyiz (<iyi-y-iz), iyidirler (<iyi-dirler) vb. Eylem çekimi. Konjugasyon. Biyoloji, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tek hücreli iki organizmanın çekirdeklerinde kromatin değişimi yapmak üzere birleşmesi veya bir maddenin diğer bir maddeyle birleşerek yeni bileşik oluşturması. Konjugasyon.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Mating : Birleşme. Eşleme. Çiftleştirme. Erkek ve dişinin yavru meydana getirmek üzere çiftleşmesi, koitus, koyitus, kopulasyon. Erkek hayvanın dişiyle çiftleşmesi, çiftleştirme. Çiftleşme. Aşım.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Fibroin : Örümceklerin ağlarında ve ipek böceği kozalarındaki ipek liflerinde bulunan, fibrinojenden proteoliz ile meydana gelen ipek tellerinden oluşmuş protein. Saf ipekte ve örümcek ağında bulunan protein. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Fibroin. İpek böceği kozalarında ve örümcek ağlarında bulunan yapısal bir protein.
A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.
Sericin synonyms : sexual union, rudolf serkin, acacia, abductor muscle, abiotic environment, pairing, coupling, abacus bodies, aardwolf, abambulacral area, aardvarks, service, aardvark, abramis zone, a site.
Sericin ingilizce tanımı, definition of Sericin
Sericin kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A gelatinous nitrogenous material extracted from crude silk and other similar fiber by boiling water. Called also silk gelatin.

Bu kısımda Sericin kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sericin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sericin anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sericin ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.