Serve türkçesi Serve nedir
- Kulluk etmek.
- Hapis yatmak.
- Tapmak.
- İşe yaramak.
- Hizmet yapmak.
- Yaramak.
- Servis sırası.
- İşine yaramak.
- Servis.
- Hizmet sunmak.
- Hizmet etmek.
- Servis atışı.
Serve ile ilgili cümleler
English: A politician should serve the people.
Turkish: Politikalar insanlara hizmet etmelidir.
English: Better to reign in Hell, than serve in Heaven.
Turkish: Cennette hizmet etmektense, Cehennemde saltanat sürmek daha iyidir.
English: Could you serve this meal without salt?
Turkish: Bu yemeği tuzsuz servis edebilir misiniz?
English: Ali made enough soup to serve twenty people.
Turkish: Ali yirmi kişiye servis etmek için yeterli çorba yaptı.
English: Does a government have to serve ideologies, or rather, the interests of the people?
Turkish: Bir hükümet ideolojiler mi sunmak zorunda? Daha doğrusu insanların çıkarlarına mı hizmet etmek zorunda?
Serve ingilizcede ne demek, Serve nerede nasıl kullanılır?
Serve a purpose : Fayda etmek. Bir amaca hizmet etmek. Amaca hizmet etmek. Bir işe yaramak.
Serve a sentence : Hapis cezasını çekmek. Ceza çekmek. Cezasını çekmek. Mahkumiyet çekmek.
Serve a summons : Celpnameyi eline vermek. Mahkeme davetiyesi çıkarmak. Tebliğde bulunmak.
Serve a summons on : Birinin eline celpname vermek.
Serve a trick : Kandırmak. Oyun oynamak.
Serve as a role model : Bir rol model gibi hizmet etmek. İyi bir örnek olarak hareket etmek.
Serve an order : Bir mahkeme emrini teslim etmek.
Serve in office : Resmi postayı doldurmak. Kamu pozisyonunda hizmet etmek.
Serve for : ... amacına hizmet etmek. (bir amaca vb) hizmet etmek. Hizmet etmek. Hizmet göstermek.
Serve as : -ın fonksiyonuna sahip olmuş. - rolünü doldurmuş. Olarak çalışmış. İşlevini görmek. Olarak kullanılmış.
İngilizce Serve Türkçe anlamı, Serve eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Serve ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Grovel : Kendini küçültmek. Dizlerine kapanmak. Sürünmek. Yerde sürünmek. Yaltaklanmak. Kendini alçaltmak. Ayaklarına kapanmak.
Benefit : Bk. fayda bir iktisadi etkinliğin iktisadi karar birimlerinin lehine verdiği somut ya da soyut her türlü sonuç. Yararına olmak. İşsizlik ve sağlık ödeneği. Faydası olmak. Avantaj. Menfaat. Yararı olmak. Kar.
Be of use : Amacı olmak. Kullanışlı olmak. Fonksiyonel olmak. İşlevsel olmak. İşlevli olmak. Amaçlı olmak. Yardım etmek. Bir şeye yaramak.
Rotate : Dönüşümlü olmak. Dolandırmak. Dolamak. Dönmek. Çevirmek. Dönüşümlü olarak yer değiştirmek. Her sene değişik ekin ekmek. Sırayla çalıştırmak. Döndürmek. Eksen çevresinde dönmek.
Apotheosise : Tanrı seviyesine yükseltmek. İdolleştirmek. Yüceltmek (ayrıca apotheosize). Tanrılaştırmak. İlahlaştırmak.
Benefits : Yararı dokunmak. Personel sosyal yardımları. Yararlanmak. Faydalar. Faydası olmak. Yan yardımlar.
Benefited : Fayda. Yarar görmek. Menfaat. Yarar. Çıkar. Yararı dokunmak. Faydası olmak. Yararına olmak. Yararlanmak.
Agrees : Aynı fikirde olmak. Kabul etmek. Uymak (bir başka şeye). Uyuşmak. Birleşmek. Uzlaşmak. Uymak. Anlaşmak. Rıza göstermek. Bağdaşmak.
Work : Etkili olmak. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. iş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. Başarılı olmak. Sızdırmak (para). Seğirmek. Çalışma. İş yapmak. Mayalanmak. Mekanikte, bir noktaya etkiyen kuvvetin büyüklüğü, noktanın aldığı yolun uzunluğu ve kuvvet yönü ile yol doğrultusu arasında kalan açının kosinüsü çarpımlarıyla belirlenen erke . termodinamikte, bir dizgeyle çevresi arasında, ısı türü dışında oylumsal, elektriksel, yüzeysel her tür erke alışverişinin ortak adı. Çalıştırmak.
Serves : İşliklerde baş kadın oyuncuların giyinmesine yardımcı olan kimse. Kişilik (porsiyon). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Giydirici.
Serve synonyms : do work, do a service, adores, caddie, officiate, agree with, subserving, lacquey, suffice, subserve, tend, grovelled, act as, be of service, servings, be good for, benefiting, deify, serve the purpose, availing, administer, avail, suit, sit, deified, function, administered, answer the purpose, deifies, find, attend on, availed, idolises.
Serve zıt anlamlı kelimeler, Serve kelime anlamı
Malfunction : Arızalı çalışma. Bozukluk. Tekleme. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kötü çalışma. Malfonksiyon. Görev bozukluğu. Herhangi bir organın yetersiz veya dengesiz görev yapması hali, malfonksiyon, disfonksiyon. Kötü çalışmak. Aksaklık.
Idle : Başıboş. Gereksiz. Kullanılmayan. Boşta çalışmak. Boş gezmek. Boşa geçen. Boşa harcamak. Oyalanmak. Yersiz. İşsiz güçsüz.
Serve ingilizce tanımı, definition of Serve
Serve kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To be in the employment of, as an inferior, domestic, serf, slave, hired assistant, official helper, etc. To do service for. To be employed in labor or other business for another. To exert one`s self continuously or statedly for the benefit of. To be a servant or a slave. To be in subjection or bondage. To render menial service. To work for. Specifically, in a religious sense, to obey and worship. To labor in behalf of.

Bu kısımda Serve kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Serve ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Serve anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Serve ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.