Service station türkçesi Service station nedir
- Servis.
- Bakım yeri.
- Akaryakıt istasyonu.
- Servis istasyonu.
- Motorlu taşıtların, bakım ve onarımının yapıldığı yer.
- Mola yeri.
- Dinlenme tesisleri.
- Benzin istasyonu.
- Otomobille gezen kimselere yakıt ve diğer hizmetleri sunan işletme.
- Benzinci.
Service station ile ilgili cümleler
English: I had my car filled up at the service station at the corner.
Turkish: Köşedeki servis istasyonunda arabama yakıt doldurttum.
English: I usually gas up the car at this service station.
Turkish: Ben, genellikle bu servis istasyonunda arabaya benzin alırım.
English: We went all the way to the service station in torrential rain.
Turkish: Biz sağanak yağmurda benzin istasyonuna kadar tüm yolu gittik.
Service station ingilizcede ne demek, Service station nerede nasıl kullanılır?
Service : Oyuna, yeni bir döneme ve ölü toplardan sonra yeniden oyuna başlama için yapılan atış. Bilgisayar, iktisat, masa tenisi, voleybol alanlarında kullanılır. Gereksinimleri karşılama ve üretildiği anda tüketilme özelliklerine sahip her türlü etkinlik. Aşmak (erkek hayvan). Hizmet. Servis sağlamak. Bakim yapmak. Çiftleştirmek (kısrak). Oyuna, yeni bir döneme ve ölü toptan sonra yeniden oyuna başlamak için yapılan atış. Tamir etmek.
Station : Durak. Toplumsal konum. Terminal. Yerleşme. Makam. Bir bilişim ağında, aralarında veri iletişimi yapılabilen uçlarla donatılmış konumlardan her biri. Vaziyet. 1500 metreye dek yapılan koşularda, çıkış çizgisi gerisinden yarışa başlanılan bölüm. Rütbe. Tayin etmek.
Where is the nearest service station : En yakın servis istasyonu nerede. En yakın servis merkezi nerede.
Service access point : Hizmet erişim noktası. Sunucu geçiş noktası. Sunucu erişim noktası.
Service account : Hizmet hesabı.
Service account configuration : Hizmet hesabı yapılandırması. Servis hesabı yapılandırması. Hizmet hesabı kurgusu.
İngilizce Service station Türkçe anlamı, Service station eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Service station ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Petrol pump : Benzin basacı. Benzin pompası. Yakıtı bir yeraltı deposundan çekip taşıtların yakıtlıklarına basan, göstergesinde verilen yakıtın ölçüsünü ve ederini belirten aygıt.
Garages : Tamirhane. Garaja koymak. Garaja çekmek. Garaj. Garajda tutmak. Arabalık. Garajda muhafaza etmek. Garajda bırakmak.
Resting place : Tahtalı köy. Bamya tarlası. Pansiyon. Motel. Misafirhane. Dinlenme yeri.
Petrol station : Benzinlik. Petrol istasyonu.
Department : Bir kuruluşun çalışma dallarından birisi. kendisine ilişkin özellikleri kapsayan işleri yetenek ve yetkileri çevresi içinde düzenleyen ve yapan organ. genel kuruluşun belirli bir işiyle uğraşan kolu. Seksiyon. Şube. Bölge. Daire. Kısım. İller, ilçeler, bucak ve benzerleri gibi kamu görevi yapan kuruluşlar. Kürsü. Bir okul ya da üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan alt-birimlerinden her biri. bir üniversite ya da yüksek okulu oluşturan başlıca yönetim birimlerinden her birine verilen ad. Öğretim kurumlarında öğretmenlerin ders vermek için üzerine çıktıkları yüksekçe yer. üniversitelerde aynı alanda ya da birbirine çok yakın alanlardaki bilim dallarında oluşan bir çalışma birimi. profesörlük yeri.
Rest area : Dinlenme bölgesi. Dinlenme odası. Arabaların kısa süreli duraklama yapabilecekleri cep. Konaklama tesisi.
Service : Tamir etmek. Aşmak (erkek hayvan). Hizmet vermek. Gereksinimleri karşılama ve üretildiği anda tüketilme özelliklerine sahip her türlü etkinlik. Bakımını yapmak. Oyuna, yeni bir döneme ve ölü toptan sonra yeniden oyuna başlamak için yapılan atış. Oyuna, yeni bir döneme ve ölü toplardan sonra yeniden oyuna başlama için yapılan atış. Bakim yapmak. Müşteriye bakmak.
Stopover : Koyverme (halat vb). Konaklama. Konaklama yeri. Yolculuğu kesip bir yerde geçici olarak kalma. Ara istasyon. Kısa süreli duraklama. Durma-binme. Mola. Voleybol ve basketbol gibi bazı sporlarda takımların oyun arasında aldıkları kısa dinlenme süreleri.
Garage : Garajda tutmak. Taşıtlar için kapalı barınak. Garaja koymak. Taşıtların kısa ya da uzun sürelerle konulması amacıyla yapılmış üstü açık ya da kapalı yer. Garajda muhafaza etmek. Garajda bırakmak. Garaj. Arabalık.
Serving : Dış örtü kablo. Porsiyon. Tabak. Hizmet eden. Servis atma. Hizmet etme. Dış örtü.
Service station synonyms : stopovers, service area, servings, rest house, delivery, serves, filling station, gasoline station, servo, ward, gas station, serve, servos.

Bu kısımda Service station kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Service station ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Service station anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Service station ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.