Setting line türkçesi Setting line nedir

Setting line ingilizcede ne demek, Setting line nerede nasıl kullanılır?

Setting : Bir kişilik yemek takımı. Bir gökcisminin (ay, güneş, yıldız v.b.) gözerimi altına inmesi. Çerçeve. Dizme. Batış. Düzenleme. Hikayenin geçtiği yer. Bir oyunun geçtiği yeri, renk, kalıp ve ışık öğeleri ile canlandıran araç. Beste. Kurma.

Line : Sürütme oltaları. Doldurmak. Kaplamak. Çizgi. Bir sokaktaki yapıların, birbirine bakarak içerde ve dışarda yerleşmelerini önlemek, sokağa koşut ve sokaktan eşit uzaklıkta yer almalarını sağlamak üzere, önyüz çizgilerinin çakışması ya da koşut gitmesi istenen varsayımsal çizgi. Sahne yukarısındaki palangalar yoluyla sarkıtılıp çekilebilen, genellikle çelikten yapılmış halat. Oyun alanının sınırlarını belirten boyalı şerit. İki uzak nokta arasında veri iletişim ortamı sağlayan herhangi bir bağlantı. Satır. İçini kaplamak.

Setting a legal precedent : Hukuki bir içtahat yapma. Gelecekteki kurallar veya kararlar için temel oluşturan hukuki kural veya karar.

Setting a precedent : İçtahat yapma. Yeni bir yol tanımlama. Yenilikçi mahkeme kararı.

Setting aside : Ayırma. Tahsis etme. Hisselere ayırma. Vazgeçme. Paylaştırma. Kenara koyma. Bir kenara koyma. Sarfınazar. Bölüştürme. Çekilme.

 

Setting complex : Çeşitli altöğelerin örgütlenmesiyle oluşan işlevsel birlik. Örüntü.

İngilizce Setting line Türkçe anlamı, Setting line eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Setting line ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Settingline : Dekorun kurulduğu sınır çizgisi.