Settlement risk türkçesi Settlement risk nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Ödeme riski.
  • Bir borç ilişkisinde borçlunun bir başka kişiden olan alacağını tahsil edememesine bağlı olarak borcunu ödeyememe olasılığı.

Settlement risk ingilizcede ne demek, Settlement risk nerede nasıl kullanılır?

Settlement : Ev. Yeni küçük yerleşim alanı. Tecimsel bir kuruluşun gücünü yitirmesi, kapanması gibi nedenlerle sayışımların kesilmesi, elde bulunan para ve mallarla alacaklıların payları arasında bir oranlama yapılmak yoluyla tecimsel ortaklıkta yapılan sıralı arıtma. Ödeme. Yerleşim alanı. Nafaka bağlama. Köy (iskan edilerek oluşturulan). Halletme. Yerleşim yeri. Barışma.

Risk : Risk. Korkululuk-korkulu durum. Tehlike. Riske atmak. Risk almak. Sigorta edilen. Göze almak. Zarar olasılığı. İktisadi karar birimlerinin verecekleri kararlar sonucunda ortaya çıkacak getiriyi olumsuz etkileyebilecek olayların gerçekleşme olasılığı, diğer bir deyişle olayların gerçekleşme olasılığının bilindiği durum. krş. belirsizlik. Riske etmek.

Settlement date : Hesabı ödeme ve kapatma tarihi. Ödeme tarihi. Mahsup tarihi. Tasfiye tarihi. Vade.

Settlement day : Tasfiye günü. Takas tarihi. Hesaplaşma günü. İşletme hesap dönemi son günü.

Settlement notice : Garanti edilmiş bir borcun geri ödendiği ikazı. Halletme uyarısı. Garanti edilmiş borcun ödendiğinin bildirilmesi. Ödeme ikazı.

 

Settlement of account : Hesaplaşma. Hesap görme.

İngilizce Settlement risk Türkçe anlamı, Settlement risk eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Settlement risk ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

 

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Settlement risk synonyms : a type mutual funds, ability to pay principle, a change in supply, a pass through certificate, abnormal budget receipts, ability to pay approach.