Sexts türkçesi Sexts nedir

  • Hristiyanlıkta günlük yedi duanın dördüncüsü.

Sexts ingilizcede ne demek, Sexts nerede nasıl kullanılır?

Sext : Hristiyanlıkta günlük yedi duanın dördüncüsü. Yedi günlük dua zamanının dördüncüsü. Orjinalinde öğlen yapılan dua zamanı (katoliklik).

Sextain : Sekizlik. Sekizlik kıta veya stanza.

Sextan : Her altı günde bir olan. Altı günde bir tekrarlayan (ateş hakkında).

Sextans : Her altı günde bir olan. Altı günde bir tekrarlayan ateş.

Sextant : Denizcilikte açısal mesafeyi ölçen aygıt. Açısal yükseklik ölçen bir araç. Altılık. Sekstant. Dairenin altıda biri.

Sexto : Her tabaka yedi yaprağa bölünmüş tabakalar içeren kitap.

Sexton : Kilise hademesi. Mezarcı. Zangoç.

Sextodecimo : Er tabaka yedi yaprağa bölünmüş tabakalar içeren kitap. Her tabakası onaltı yapraktan (32 sayfa) oluşan bir kitabın sayfa ebatı.

Sextette : Altılı. Altı sesli parça.

Sextet : Altılı ses. Altı ikili öğeden oluşan çoklu. Altılı grup. Altı söyleyici için müzikal beste. Altı çalgılık hava. Altılı. Altı bitlik sayı.

İngilizce Sexts Türkçe anlamı, Sexts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sexts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Parquet : Parke döşemek. Parke. Gösteri salonlarında orkestraya bitişik bölüm. Sıva. Parke kaplamak. Parter.

 

Parterre : Gösteri salonlarında yerkatı. Parter. Çiçeklik. Çiçek bahçesi. Sahnenin bulunduğu kat. Kısımlanmış çiçek bahçesi. Parter (tiyatro terimi).

Seat : Yerleştirmek. Sinemada, oturacak yer birimi olarak kullanılan terim. sinemalarda, birinciden sonra salonun arkasına doğru uzanan, bazen lüks koltuk olarak ikinci bir bölünmeye de uğrayan bölüm. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Oturacak yer. Yer. Yuvasına oturtmak. Oturtmak. Mevki. Ata oturuş biçimi. Merkez.

Circle : Çevresini dolaşmak. Çevrelemek. Halka. Atma döngüsü. Çember. Devretmek. Etrafını dolaşmak. Kuşatmak. Etrafına daire çizmek. Dönmek.

Elbow room : Hareket edecek alan. Yeterince alan. Yeterli alan. Hareket alanı.

Ringside : Ringe veya sirk sahnesine yakın (yer). Ring kenarı.

Seating : Oturma yeri. Oturacak yer sağlama. Yerine oturtma. Oturtma. Yatak (makine). Oturacak yer. Oturma yerleri.

Way : Uzak mesafede. Durum. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler. Davranış. Yol. Davranış tarzı. Mesafe. Bakım. Başarmak. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır.

Stall : Zaman kazanmak. Saplanmak. Arızalanarak stop etmek (motor). Oyalamaya çalışmak. Stop etmek. Ağırdan almak. Durmak (motor). Geciktirmek. Hızı kesilerek düşmek. Durdurmak.

Orchestra : Parter. Çalgı takımı. Orkestra. Saz takımı. En ön sıralar. Orkestra çalgı topluluğu. Orkestra yeri. Tiy orkestra. Tiy parter.

Sexts synonyms : canonical hour, seating room, seating area, ringside seat, tiered seat, parquet circle, room, dress circle.